shomer shabat

Çarşamba, Nisan 06, 2016

BERNIE SANDERS VE OMLET TARİFİ

bs"d

Bernie Sanders'in Daily News'a verdiği röportajda kesin olarak bilmediği bir rakkamı "10,000" (yazıyla on bin) diye işkembeden atmasının ana sebebi omlet yapmak için gereken kuralı sadık bir sosyalist - komünist olarak bilinç altına gayet güzel yerleştirmiş olmasıdır.

Hamas bile bu rakamı 1462 olarak yayınlamış.
Times of Israel'den daha güvenilir bir kaynak olan Hamas'a bile güvensek Bernie'nin işkembeden salladığı rakkama çok uzağız.
Neden böylesine bir rakkam geldi Bernie'nin ağzına?

İki ana neden yatıyor bunun arkasında:

1- Bernie için Israel'in kendini savunmasını desteklemek sadece ve sadece dudaklarından çıkan ama kalbi ve beyni ile hiç uyuşmayan bir durum.

2- Sadık bir komünist olarak omlet yapmak için  bir kaç yumurta rakkamının önemli olmadığını benimsemiş biri için 3-5 ile 10 bin arasında hiç bir fark yoktur. Bakmayın bu kendilerini "hümanist" diye gösteren ahçılara. Onlar için omlet ne kadar büyükse o kadar daha lezzetlidir.

David Horowitz bugünkü makalesinde konuya şu şekilde giriyor:


Hayatım beni en secüler dünyadan en koyu, zır Yahudiler'in dünyasına, en azılı zır Siyonistlerin arasına ve daha sonra görevim gereği özellikle ABD'de her türlü kanada dahil insan ile (Yahudi ve olmayan) irtibata getirdi.
Hepsini dinledim, ve ilk okul mezunu olmama rağmen hepsini çok iyi analiz edebiliyorum. 

Özellikle de gittikçe Israel'den kopan (bu konuda çok iyi bir makaleyi daha sonra paylaşacağım) ABD liberal Yahudileri'ni ve geçen hafta duvarlarına swastikalar boyanan bir üniversiteden 2 ay sonra mezun olacak olan kızımın etrafındakileri gördükçe kendileri hakkındaki analizimin genel Yahudi geleceği için ne kadar korkutucu olduğunu görüyorum.

Dün bu bloga bir fıkra astım.
Bazı şeyleri çok kafa yormadan görmek en doğrusu ve en sağlıklısı.

Aynı fıkrayı tekrar asıyorum çünkü tamamı ile bize bizi anlatıyor:
(Arkadaşımız D.N.'nun Facebook sayfasından ödünç aldım onun için çabuk okuyun, geri vermem lazım)

Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; Güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

''Ne oldu? Ne istiyorsun?'' diye sorar.

''Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.''

Adam gökyüzüne bakar ve yanıtlar:

-Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar. Peki ,bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve yanıtlar:

-Teolojik olarak Allah'ın kudretini ve kendi acizliğimi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin , yıldızların , gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların komuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor?

-Necati , çadırımızı çalmışlar! -----------------
Insan cok bilince; burnunun ucundakini goremiyor demek ki.

Related Posts with Thumbnails