shomer shabat

Cumartesi, Nisan 22, 2017

TALİA'YA MEKTUPLAR

bs"d

Aslı İbranice'den İngilizce'ye tercüme edilmiş "Letters To Talia" kitabını hararet ile tavsiye ediyorum. Büyük kızım 2 sene evvel almıştı, ben bu Şabat'ta okumaya başladım. 
Kitap 7 Ekim 1973'te Golan Tepelerin'de Yom Kippur Savaşı sırasında hayatını kaybeden Yeşiva öğrencisi Dov İndig ile kendisi ile daha evvel askerlik yapmış secüler Kibbutz üyesi başka bir askerin kızı ile olan mektuplaşmalarını içeriyor. Kibutznik baba ile Dov arasındaki yaş farkına rağmen Yahudilik ve Siyonizm ile ilgili çok sıcak bir dialog başlıyor ve Dov'dan cok etkilenen baba o sıralarda Yahudilik ile ilgilenmeye başlayan kızı Talia'ya Dov ile yazışmasını tavsiye ediyor ve bu şekilde bir "mektup arkadaşlığı" başlıyor. 1971 yılında başlayan bu yazışmalar Dov'un cevap veremediği Talia'nın 5 Ekim 1973 tarihli son mektubuna kadar devam ediyor.

Çok etkileyici bir kitap.
2 senedir kızımın kitap raflarında olmasına rağmen okumak nasip olmamıştı.
Kitaptan kısa bir kaç alıntı:

Talia'nın Dov'un bir evvelki mektubunda gerçek etik davranışların temelinin ilahi bir güce dayandığı hakkındaki yazdıklarına verdiği cevapta kendi yaşadığı Kibbutz'un ve bu sistemin hiç bir inanç sistemine gereksinme duymadan etik bir hayat sürebilen bir toplum yaratabileceğini yazması üzerine Dov aşağıdaki satırlar ile cevap veriyor:

Kibutzların geleceği hakkında:



Etik yaşam hakkında:



Tzelem Elo-kim (Tan-rı gölgesi - görüntüsü):


Kitabı alın, kaybetmeyeceksiniz:
https://www.gefenpublishing.com/product.asp?productid=1046

TÖVBE ETMESİ GEREKİR

bs"d

Hayfa Hahambaşılığını yapmış Rabbi Şear Yaşuv Kohen'in biografisinden bir alıntı daha.
Babası Yeruşalayim'de "Nazir" olarak bilinen Rabbi David Kohen (1887-1972) kendisine Siyonizm'e ve Israel Devleti'ne sert bir şekilde karşı olan Satmar Hasidleri Rebbesi Rabbi Yoel Teitelbaum'un yazdığı "Va'Yoel Moşe" kitabı satılmak istenince verdiği tepki:



Cumartesi, Nisan 08, 2017

YOM HA'ATZMAUT'TA HALEL

bs"d


Porat Yosef Yeşivası en önde gelen Sefaradi Yeşivalardandır. Kulağımızın alıştığı tüm son dönemlerin (son 70 sene) en büyük Hahamları buradan yetişmiştir.
5 İyar 5708 (14 Mayıs 1948) günü İsrael Devlet'i ilan edildiği gün Yeruşalayim'de eski şehrin korunmasında savaşan ve daha sonra Hayfa Hahambaşılığını 30 sene yürüten rahmetli Rabbi Şear Yaşuv HaKohen'in biyografisinde kendi anılarını kapsayan bölümden bir alıntı:


Yukardaki alıntıda sözü geçen Rabbi Hazzan o senelerde Porat Yosef Yeşivası'nın başındaydı.
Benim için Yom Ha'Atzmaut'ta çıkan Halel tartışmalarına son noktayı koydu bu.
2000 sene sonra olan bu müthiş mucizeyi görmemezden gelmek ve bu mucize için Ha'Şem'e şükretmekten daha doğal ve mantıklı ne olabilir?

Arada kitabı hararet ile tavsiye ediyorum. Bir çok secüler Siyonist ezberi bozacak kalibrede.

Cuma, Mart 31, 2017

ŞABAT MUMLARI VE NEW YORK TIMES

bs"d



Şabat mumlarının özelliği, Yahudiliğin tüm gereklerini yerine getirmeye henüz başlayamamış olanların dahi ellerinden geldiğince yerine getirmeye çalıştıkları bir mitzva olmasıdır. Bir başka ışıktır o mumların yaydıkları ışık.
Aşağıdaki gerçek hikaye bu ışıkların bizler için ve hatta Yahudi olmayan toplum için değerinin altını çizmekte:
Aşağı yukarı 20 sene kadar evvel New York'ta bir reklam şirketinde çalışan bir Yahudi çok parlak bir fikir verir. Dediğimiz gibi Yahudi gelenekleri ile çok yakın olmayanların dahi Şabat mumlarına olan bağları ve hatta bu mumların onların Şabat ile olan belki de tek bağlantıları olmalarını hesaba alarak New York Times gazetesinin her Cuma mum yakma zamanını ilan etmesinin ne kadar büyük bir Kiduş Ha'Şem olacağını düşünür. Bu şekilde binlerce Yahudi kadın mum yakma saatini bu hiç ummadıkları kaynakta göreceklerdi.
Varlıklı bir iş adamı ile anlaşıp haftada $2,000 karşılığında New York Times'ın ilk sayfasında iki satır buna ayrıldı. İlan, "Yahudi bayanlar: bu Cuma Şabat mumlarını yakma zamanı ....." diyordu.
Maalesef varlıklı iş adamı 2 sene sonra bu haftalık $2,000'ı karşılayamama durumuna gelir. 1997 senesinin Haziran ayında bu ufak ilan gazeteden kaybolur.

Ama hikayenin sonu bu değil.

1 Ocak 2000 tarihinde NY Times Y2K, milenium şerefine özel bir sayı çıkarttı. Özel bir baskı idi bu. İlk sayfa 3 sayfa üzerinde basılmıştı. Ilk sayfa 1 Ocak 1900 aynen o tarihteki şekli ile, ikinci sayfa 1 Ocak 2000 günün haberleri ile ve üçüncü sayfa 1 Ocak 2100, geleceği tahmin eden hayali haberler ile. 1 Ocak 2100 Cuma gününe rast geliyor. Bu sayfada (resmi ekte) Küba'nın 51inci eyalet olması veya robotların seçimlerde oy kullanıp, kullanamayacakları hakkında haberler vardı.
Bu ilginç haberlerin yanında 1 Ocak 2100 sayfasında alt sol köşede bir ufak ilan daha vardı: "Yahudi bayanlar: bu Cuma Şabat mumlarını yakma zamanı ....."
Bu ilan için kimse bir istekte veya ödemede bulunmamıştı.
NY Times'ın prodoksion müdürüne -- İrlandalı bir Katolik -- bu nereden çıktı diye sorulur.
Verdiği cevap basit ve aynı zamanda da Yahudiliğin devamının binlerce yıllık hikayesini tüm anlamı ile ortaya koyuyordu: "Bakın 2100 yılında gerçekte ne olacağını bilmiyoruz. Geleceği tahmin etmek imkansız. Ancak şundan emin olabilirsiniz: 2100 yılında da Yahudi kadınlar Cuma akşamüstü Şabat mumları yakmaya devam edecekler..."

Goylarin dahi şahitlik ettikleri bu devamlılığın bir parçası olmak kadar gurur veren başka ne var hayatta?

Herkese Şabat Şalom...

NY times 1 Ocak 2100:

https://mail.google.com/mail/u/5/#inbox/15b215b7bf6d10c4?projector=1




*Kaynak: Rabbi David Hoffman

Cuma, Mart 10, 2017

AMALEK'İN YAPTIĞINI HATIRLA -- UNUTMA

bs"d



Bu Şabat "Şabat Zahor" diye bilinir. Purim'den önceki Sabat.
Herkesin tüm sene içinde işitmeye mecbur oldukları tek Peraşa. Bazı istisnalar dışında tüm otoriteler kadınların da bu Peraşayı işitmek zorunda olduklarını söylüyorlar.
Amalek'in bize Mısır'dan çıktığımızda yaptığını unutmamamızı söylüyor bu Peraşa:

זכור את אשר עשה לך עמלק, בדרך בצאתכם ממצרים.
אשר קרך בדרך ויזנב בך את כל הנחשלים אחריך.
("Siz Mısır'dan çıktıktan sonra Amalekliler'in yolda size neler yaptığını anımsayın.
Siz yorgun ve bitkinken yolda size saldırdılar; geridekalan bütün güçsüzleri öldürdüler. Tanrı'dan korkmadılar.)


Amalek'in bize karşıdan değil, arkadan güçsüzlerin, marjinal olanların olduğu yerlere saldırdığını söylüyor: (ויזנב בך את כל הנחשלים אחריך)
Burada çok önemli bir ders var.
Toplumun dışında kalanların, herkes gibi olmayanların ilk hedef olduğunu anlatıyor.
Günümüze uyarlarsak: 
Yeteri kadar Yahudi eğitimi almayan, çevre toplumların göze ve kulağa hoş gelen kültürlerine kendini kaptırıp asıl ve asil köklerini unutanların ilk yem olduğu.
Hahamlarımız da bize tüm sene içinde Kal'a gelmeyenlerin bile bu Peraşa'yı işitmek için gelmesi gerektiğini söylüyorlar.
Uçlarda kalmış, unutulmuş köşelerde gördüğümüz, bizden kopma eğilimine yakın tüm kardeşlerimizin korunması için hepimizin aynı sorumluluğu taşıdığımızı bize hatırlatıyor bu Perasa.
Amelek sadece Haman, Hitler, Arafat ve Iran'ın mollalarını yaratmadı.
Amalek bugün bize en büyük zararı veren Asimilasyon'u da kapsıyor.

Hatırla -- unutma diyor Tora.

Herkese Şabat Şalom ve Purim Sameah

Perşembe, Şubat 23, 2017

EMUNA VE MAN

bs"d




Emuna (inanç) konusunda bu sabah duyduğum kısa bir söz:

İsraeloğulları Mısır'dan çıktıktan sonra Tan-rı onlara 40 sene boyunca gökten "MAN" adı verilen bir gıda yağdırdı. 
Bu gıda maddesinin ismi neden MAN idi?
Adam başına 1 "omer" (bir hacim ölçüsü birimi) almaları gerekiyordu ve ne daha fazla alan, ne de daha az alan da bir değişiklik oluyordu. Hatta fazla alıp ertesi güne bırakmak isteyenlerinkisi sabaha kadar kurtlanıyor ve yenilemeyecek bir şekle geliyordu.
Şabat'ta çıkıp toplamak yasak olduğu için Cuma günü çift porsyon yağmakta idi.

Burada Tan-rı İsraeloğulları'na bir "emuna" dersi vermekteydi.
Halk ilk bu maddeye rastladığı zaman ne olduğunu, ne ismi olduğunu bilmiyordu ve Tora bize bir birlerine "Man Hu" dediklerini söylüyor ve bu yüzden de adı MAN diyor.
Ama İbranice'de "bu nedir?" "Man Hu" olarak değil "Ma Hu" olarak söylenir.
וַיֹּאמְרוּ אִישׁ אֶל-אָחִיו מָן הוּא--כִּי לֹא יָדְעוּ, מַה-הוּא

"Man Hu" kelimesinin harfleri Emuna.
מן הוא = אמונה

Salı, Şubat 21, 2017

REFORMASYON NEREDE İŞLEYEBİLİR?

bs"d


Bu resim Yahudiliği kültürel bir din olarak gören ve etnisite olarak gören iki ayrı dünya görüşünü yansitiyor.
Martin Buber ve Rabbi Binyamin (Bilin hangisi hangi görüşte)


Mustafa Akyol "Yahudilik İslam'a ne öğretebilir?" başlıklı makalesinde Yahudiliğin uğradığı refarmasyonu işliyor ve bunun İslam'a da uygulanması gerektiğini yazıyor.  Benim görüşüm İslam'a uygulama konusunda iki durumun birbiri ile karşılaştırılamayacağıdır. Ve kendisinin kopyalamak istediği "haskala" refarmasyonunun aslında Yahudi dünyasında sonuçta sessiz Holokost'u tetiklediğini üzüntü ile izliyoruz.

Bize dokunan bölümü hakkında düşüncelerim:

Çok yanlış bir yaklaşım ve verdiği örnekler ile alakalı olmayan bir felsefeden bahs ediliyor.
Dinler ve İdeolojiler reforme olur ve yaşamaya devam edebilirler.
Ama Yahudilik ne bir din ne de bir ideoloji olmadığı için reformasyon kimlik değişikliği yaratmak zorunda kaldı ve değişen kimlik ile ortaya çıkan Yahudilik olmadı.
Bunun yanında; İslam'ın uğraması gereken reformasyon pratikte gerçekleşebilecek bir şey değil. Bu konuya girmeyeceğim.

Yahudilik'te ise:

Eğer biz Tora'yı literal olarak uygulamaya kalksa idik en az onlar kadar vahşi bir görünüm sunacaktık. Ama ilk günden itibaren sistemin öyle işlemediği biliniyor. Belgelenmiş 1 episod yoktur ki "göze göz, dişe diş" literal olarak uygulanmış olsun.

Tora'yı kabul edip bir "millet" olduğumuz andan itibaren yazılı textin yanında ağızdan verilmiş ikinci bir Tora'nın da olduğu biliniyor.

Eğer daha sonra ortaya çıkan şartlar dolayısı ile yazıya dökülmüş "sözlü Tora"yı kabul etmeseydik bugüne varamazdık zaten. 

Bu yüzden o çok "inançlı" olduğunu söyleyen ve "ben sadece Tora'da yazılı olanı kabul ederim" diyenlerin dürüstce ne dediklerini düşünmeleri gerekiyor.

Bu konuda vakti olup -- [vakit yaratılır eğer dürüstçe değer verilirse] --  ve bilgilendikten sonra karar vermek isteyenler için şu seriyi dinlemelerini tavsiye ederim. (Ben 8inci bölümdeyim) 
Hiç bir bilgiye sahip olmadan elimizin tersi ile red ettiğimiz bu değerlerimizden bizi mahrum etmiş dönemin evlatlarıyız çoğumuz. 

Bunun ne kadar acı bir durum olduğunu gördükce insan kahr oluyor. Kaybolan yıllar, kaybolan nesiller.

Linkler hep İngilizce:


Pazar, Şubat 19, 2017

Pazartesi, Şubat 13, 2017

İNANABİLMEK İÇİN BİLMEK

bs"d



Moşe'den Moşe'ye Moşe gibisi gelmedi deriz.
Yani Moşe Rabenu'dan (Musa Peygamber) Moşe Ben Maymon'a (Maimonides -- Ramba"m) kadar Moşe gibisi gelmedi.
Ramba"m genelde Yahudiliğe rasyonalizm ile yaklaşması ile tanınır.
14 ciltlik Magnum Opus eseri Mişne Tora'nın ilk kitabı "Sefer Ha'Madaa" (Bilgi - bilim kitabı) şu şekilde başlıyor: 
İlk bölüm -- Tora'nın temelleri:
İlk Mitzva:
 לידע שיש שם אלוה
Tanrı'nın varlığını bilmek.
Yani inanmak değil. Bilmek.
Bilmeye mecburuz.

Kısaca Yahudi inancı bilmek üzerine temelli.
Bilmeyen tabii inanamaz da.
Bilmek için de öğrenmek, çalışmak lazım. Bazen gerekirse bir ömür boyu.
Kısaca "ateizm ideolojisi" aynen diğer bilimum ideolijiler gibi Yahudiliğin içinde kendine yer bulamaz.
Yaptım, buldu diyenler ise sadece bilgisizlikten muzdaripler.

Tabii aynı şekilde "inanıyorum" diyenlerin hepsine de inanmanıza gerek yok. Bilgisiz inanç tehlikelidir.
Bilgiye dayanmayan inanç sallanır, köksüzdür ve köşeye sıkışınca şiddet içermeye kadar varır.
Bilmek o kadar önemli ki, Yahudilik'te fiziksel dünyadan ayrıldıktan sonra dahi bilgi arttırma bir ödül olarak söz verilmiştir.
Sex partileri filan değil.
Öğrenmeye devam diyorlar.

Peki bizler ki sadece 5 duyumuz ile bilgiyi kavrayabiliyoruz; 5 duyu ile varamayacağımız bu bilgiye ne şekilde ulaşabiliriz?
Pesah Agadası'nda dediğimiz gibi "tze ulmad" -- çık ve öğren...

BIR IHTIMAL VAR DERSEK...

bs"d
Her mizahta bir gerçek yatar. Yani isteyen mizah olarak alsın, isteyen düşünsün ve gerçeği anlamaya çalışsın:
Ya bu Yahudilik çok sıkıcı.
Yahudilik'te Cennet neymiş?
Efendim oturup burada kafa yorduğun metinleri daha iyi anlayabilmek için eski bilgelerle orada kafa yoracakmışız.
Burada oku, oku öl ve yine okumaya devam.
Tabii ki bizden çıkmaz gönüllü intihar komandoları.
Ateistler için ise ölmeden önce "bir ihtimal var" deyip tövbe edip ya Yahudi, ya da Müslüman olmak daha mantıklı.
Okumayı sevdikleri için ve bu yüzden inançsız olduklarını iddia eden kültürlü ateistler için Yahudilik. (Ateistlerin çoğu eğitimli olduklarını iddia ederler ya, orada da okumaya devam edebilirler)
Moda için ateist takılıp son anda aklı başına gelenler için öbür taraftan sabahtan akşama karı, kız sözü veren radikal İslamist olmak.
Zaten ben anlamıyorum neden bir ateist milyarda bir ihtimal dahi olsa Cennet var deyip son anda, nalları dikmeden intihar komandosu olup bir Joker kullanmıyor.
Related Posts with Thumbnails