Ozur dileme meselesinde Holokost ve diger soykirimlari ornek vermek ne demek.
Tarihe baktığımızda özür vakaları pek fazla değil. Almanya, Holokost’tan otuz yıl sonra Yahudilerden, Kanada ve ABD, yüzyıl sonra Kızılderililerden, Danimarka 50 yıl sonra Eskimolardan, Fransa da, 60 yıl sonra Cezayir’den özür dilemişti.
Ayip Ivo.
Israel'in kendi askerlerini salak gibi silahsiz olarak bu teror gemisine yollamasi ozur gerektiren tek sey.
Bu yazi hakkinda daha yazacagim, simdi vaktim yok, ama buyuk abilerim yaziyi dikkatle okuyun.
Bir de bugun gruplara dusen Emin Colasan'in yazisini da Ivo'ya cevap olarak Shalom yayinlamali.
Bu bildirinin acaba Turkiye kokenliler adina degil de o "birlik" adina yapildigi aciklansa olmaz mi?
Yoksa "politically correct" mi olmaz?
Bir de tabii bu bildirgeden memnun olmayanlara da sorabilirler: "Gelip bu birlige uye oldunuz da ve secimlerinde oy kullandiniz dami" boyle cikisiyorsunuz diye? Ama tabii uyelik bedava ise. Yok uyelik ucretli ise o zaman bu birlik Turkiye kokenli Yahudiler'i temsil etmek icin aidat mi topluyor?
Sadece sesli sorular.
Ama memnun olmayan icin tum kanallar acik. Hasturk bu bildirgeye katilmayanlarin ortak dile getirdikleri bir mektubu kesinlikle yayinlayacaktir sanirim.
Burda bayrama 2 saat kaldi ama Israel'de yarin aksam bayram sona eriyor, cok rahatsiz olanlar toplanip bir bildirgeyi de onlar imzaya acsinlar.
Son "ozur" konusunun isiginda Jabotinsky'nin 102 sene evvel ozur dilemek konusunda yazdiklarini tekrar okumak lazim.
Jabotinsky'nin bunlari yazdigi 1911 senesinde henuz Israel Devleti'nin olmadigini goz onune alip, yazisindaki "biz" ile Yahudi ulusunu kast ettigini unutmayalim.
Devamli ve yuksek sesle ozur dilemekteyiz... Bizi suclayanlara, ozur dileyecek hic bir sey olmadigindan ve ozur dileyecek kimse olmadigindan, sirtimizi donecegimize, tekrar ve tekrar bizim hatamiz olmadigina dair yemin etmekteyiz. Butun bu suclamalara, kinamalara, suphelere, iftiralara ve ihbarlara karsi sadece kollarimizi katlayip, yuksek sesle, net bir sekilde, sakince bu kitleye verilebilecek ve anlayabilecegi tek arguman ile acikca sunu soylemenin zamani gecmedi mi? : "Cehenneme gidin!"
Onlara bahaneler yaratmak icin biz kimiz, bizi sorgulamak icin onlar kim ki? Sonuclari bastan bilinen butun bir milleti yargilayan bu durusmanin amaci nedir? Bizi suclayan bu capulculara her zaman buyuk bir sevkle cevap vermemiz bize buyuk zararlar verdi ve cok daha fazlasini da verecek... Bunun sonucunda yaratilan durum iyi taninan bir soylemi trajik bir sekilde teyit etmekte : Qui s'excuse s'accuse." --"suclanandan kim ozur diler" DUZELTME '' ozur dileyen kendini suclamis olur" . Komsularimizi her yolsuzluk yapan Yahudi icin tum bir milleti -- kendileri yamuk bir ayakkabi bile icat etmekten mahrum olduklari zaman, kanunlar yaratmakta olan bir milleti-- sorumlu tutmaya biz alistirdik. Bize yapilan suclama icimizde oylesine bir kargasa yaratiyor ki, bizler hakkinda "neden her seyden bu kadar korkuyorlar?" diye dusunmelerine neden oluyoruz. "Acikca demek ki vicdanlari rahat degil!" Aynen, her an alarmda olmamizdan, diger insanlar arasinda bizim hakkimizda "hirsiz bir kabile" diye bir gorunum gelismekte. Her an ceplerimizi bosaltip, uzerimizin aranmasina izin vermemizin, "bakin biz ne kadar beyefendiyiz, saklayacak hic bir seyimiz yok" diyerek hazir olmamizin digerlerini kendi asaletimiz hakkinda ikna edecegini dusunuyoruz. Bu cok buyuk bir hata. Gercek beyefendi digerlerine hic bir zaman, hic bir neden ile evlerinin, ceplerinin ve ruhunun aranmasina izin vermeyendir. Sadece her an gozetim altinda olan butun bu aramalara hazirdir.... Her suclama sonucu, sorumluluk alip kabullenmek ve her suclama icin ozurler yaratmamiz ile ortaya cikan bu manyak reaksiyonumuz bu kacinilmaz sonucu yaratmakta. Bu sistemin kokune kadar yanlis oldugunu dusunuyorum. Her sey ile suclandigimizdan dolayi bizden nefret etmiyorlar, bizi sevmedikleri icin her sey ile sucluyorlar.
Sadece ve sadece karsimizdakinin niyetinin adil ve uygun oldugu nadir ve benzersiz durumlarda ozur dileyebiliriz. Her hangi bir sey icin ozur dilemek zorunda degiliz. Tum diger milletler gibi bir milletiz, onlardan daha iyi olmak gibi bir niyetimiz yok. Esitligin ilk sarti olarak bizim de aynen onlar gibi kendi "kotulerimizin" de olmasi hakkina sahibiz. Evet aramizda provakatorler ve asker kacaklari var ama bu sartlar altinda cok daha fazla olmamasina sasmak gerekiyor. Onlarin da aynen bu sekilde "iyi"leri, pogrom yapanlari, iskencecileri, yolsuzluk yapanlari var ve komsularimiz gayet sakince utanmadan yasamaktalar. Kishinyov'da Yahudi bir bebegin gozlerine civi sokan Hristiyanlar yuzunden komsularimizin yuzleri kizariyor mu? Hayir, tam tersine baslari dik ve herkesin gozunun icine bakarak yuruyorlar, bu da dogrusudur zaten. Bir milletin kisiligi o milletin "kraliyeti"dir [ben kutsalidir diye tercume etmek isterdim -- David H.] ve sorumlu degildir, ozur dilemek zorunda degildir.
Kimseye hesap vermek, kimse tarafindan sinava tutulmak zorunda degiliz, kimse de bizden cevap bekleyecek kadar olgun degil. Onlardan evvel vardik ve onlardan sonra da var olacagiz. Biz neysek oyuz ve kendimize iyiyiz, degismeyecegiz ve de degismek te istemiyoruz.
Bu ne Yahudiliktir, ne Tora'dir, ne de insanliktir.
Nazi zulmu kurbanlarini tekrar kurban etmekten baska nedir bu?
Unlu Varshova Gettosu fotografindaki kadinlarin suratlarini bugulastirarak "tesettur" kurallarina uyduklarini zanneden beyinleri bugulularin tum bu "kedoshim"lerden ozur dilemeleri lazim.
Israel'de yayinlanan ve Haredi topluma yonelik Bekehila adli gazete gectigimiz bayram haftasonu nushasinda Varshova Gettos'su ayaklanmasi sonunda cekilen teslim olan cocuk fotografindaki cocuk oldugu soylenen Ariye Simonson ile yapilan roportaji yayinladi. Yayin icinde o unlu fotograf ta yer aldi.
Ancak fotograftaki bayanlarin suratlari silinmis bir sekilde.
Kanimca bir insana yapilabilecek en buyuk hakaret onu kisiliksizlestirmektir.
Bu mu " tzelem enosh" a duyulmasi gereken saygi?
Maalesef -- genelleme yapmadan -- Haredi toplum icinde bazi kesimler sanirim Islam'in Vahabi mezhebine gecerlerse cok daha rahat edeceklerdir.
Bu Yahudilik degil.
Bu Tora Degil.
Bu insanlik degil.
Turkce'ye nasil tercume edilebilecegine tam emin olmadigim Ingilizce "politically correct" (politik dogru) terimi aslinda "YALAN SOYLEMEK" demenin kibarcasi. Goz gore gore eger acikca dogru olanlarin tersini soylemek istersek bu taktigi kullanmak en dogrusudur.
73 Kipur savasi sonrasi Israel dis politikasinda iki olgu one cikti. Hatalar ve ihanetler.
Her nesneyi kendi ismi ile cagirmak durustlugun en basidir. Ama yukarda sozunu ettigim taktik ile
kendinizi "durust" havalarina sokup dunyanin en buyuk yalanlarini gogsunuzu gere gere vaaaz seklinde dahi soyleyebilirsiniz.
Mesela Gazze Yahudileri'ne Ariel Sharon hukumetinin uyguladiklari yukardaki taktik kullanilmadan tarihe yazilacak olursa "pogrom" diye, "politically correct" olarak yazilacaksa "hitnatkut" diye "ayrilma" adi altinda yazilacaktir. Ama gercek 10 bin kadar Yahudi'nin evlerinden sokulup, transit kamplarina yollandiklaridir. Tersini iddia etmek -- politically correct olmadan yazayim -- "yalan" olacaktir.
HATALAR VE IHANETLER.
Mesela Yosi Beilin, Shimon Peres ve mafyalarinin Israel'i icine surukledikleri Oslo felaketi "politically correct" olmadan tek sekilde adlandirilabilir: "Ihanet". Ama tabii hem "yasama" hem de "yargilama" mevkilerini bu ihanete gonul vermis ayni zumre ellerinde tutuyorlarsa, bu ihanetler bize "baris yolunda cesaret adimlari" diye satilacaktir. Ama kendi kendinize dahi yalan soylemekten cekinirseniz Oslo surecinin "ihanet"ten baska bir sey olmadigini da gorursunuz.
Neyse.
Ihanetler belli...
Ama bir de bize az pahaliya mal olmayan "hatalar" var.
Bu hatalarin en buyugu maalesef benim modern Israel tarihinde en cok deger verdigim liderin gozculugu altinda yapildi: 1991 Korfez Savasi sirasinda Saddam Huseyin'in 39 Scud fuze saldirilarina cevap vermek yerine Israel hukumeti kendi vatandaslarini seloteyplerin arkasinda saklanmakla korumaya karar verdi. 82 gun miluim yaptigim, evlendigim gun aktiv miluim gorevi sirasinda oldugum gunleri unutamam. Miluim'den 3 gun izin alip Hupa'ya girmistim. Iste o gunlerin sessizliginin bedelini halen odemekteyiz.
Gectigimiz Cuma iste boyle ikinci bir hata daha yapildi. Hayir, dogrusu cok daha buyuk bir hata yapildi. Aynen o zamanki gibi yine Amerikan baskilarina boyun egerek Israel buyuk bir stratejik hata yapti ve hic bir sucu ve sorumlulugu olmadigi halde 9 teroristin olumu ile sonuclanan Marmara gemisi teror saldirisinin sonuclari icin ozur diledi.
Yahudi gururunun ayaklar altina alindigi bu gunun hesabi cok agir olacak. Bu bir muneccimlik degil sadece yalan soylemeden yani "politically correct" olup kendi kendimi kandirmadan acikca gordugum durum.
1991'de Yitzhak Shamir'e ne kadar kizmis isem bugun Netanyahu'ya da cok daha fazlasi ile kizginim.
Dilegim (son Gazze harekatindan sonrasi gibi) politik hayatinin kendi sahsi acisindan buyuk bir utanc ile bitmesidir. Koskoca bir milletin gururunun ayaklar altina alinmasina da "tiye haham ve lo tzodek" (akilli ol, hakli degil) diye kilif uydurup kendi kendini kandiranlari da durustluge davet ediyorum.
Jabotinsky'nin kaleme almis oldugu "shir Betar"in ikinci kafiyesini alnimiza yazmamiz lazim.
Her aynaya baktigimizda , her bir birimize baktigimizda hatirlayalim diye:
Hadar Ivri gam be oni ben sar Im eved im helech Notsarta ben melech Beketer David ne'etar Baor u-va-seter Zachor et ha-keter Ateret gaon ve-Tagar
Israel tarihine "UTANC" ile yazilacak bir gun.
Askerlerimizi ordekler gibi teroristlerin ortasina yollayanlar ne zaman ozur dileyecekler?
Ivo Molinas'in dunyasinda (cunku bu planette boyle bir durum olmadigini her akli-selim Yahudi biliyor) Gazze'ye uygulanan ambargo hakkinda:
19 Mart 2013
Yesterday, we facilitated the transfer of 242 trucks w/ 6,538 tons of goods&gas to #Gaza, including 585 tons of ceramics.
Yesterday, we facilitated the transfer of 242 trucks w/ 6,538 tons of goods&gas to #Gaza, including 585 tons of ceramics.
— IDF (@IDFSpokesperson) March 19, 2013
18 Mart 2013 Yesterday, we facilitated the transfer of 220 trucks w/ 6,278 tons of goods&gas to #Gaza, including 2,320 tons of construction aggregates
Yesterday, we facilitated the transfer of 220 trucks w/ 6,278 tons of goods&gas to #Gaza, including 2,320 tons of construction aggregates
— IDF (@IDFSpokesperson) March 18, 2013
17 Mart 2013
Last Thursday, we facilitated the transfer of 268 trucks w/ 6,865 tons of goods&gas to #Gaza, including 330 tons of fruit.
Last Thursday, we facilitated the transfer of 268 trucks w/ 6,865 tons of goods&gas to #Gaza, including 330 tons of fruit.
— IDF (@IDFSpokesperson) March 17, 2013
14 Mart 2013
Yesterday, we facilitated the transfer of:
245 trucks
w/ 6,387 tons of goods&gas to #Gaza
including 1,040 tons of construction aggregates
Yesterday, we facilitated the transfer of: 245 trucks w/ 6,387 tons of goods&gas to #Gaza including 1,040 tons of construction aggregates
— IDF (@IDFSpokesperson) March 14, 2013
Ozre uzulenlerı gormek uzucu.Gazze'ye ambargonun kalkması yolundakı umut ıcın bile üzülmemeye değer!
— ivo molinas (@basyazar) March 22, 2013
Ivo Molinas genel toplumun cehaletini kullanarak "aydin" olabilecegini neden bile bile -- bilmemesine imkan yok cunku kendisi en az bizim kadar konuya vakif -- Israel'in sirtindan yapmaya devam ediyor?
Gazze'ye uygulanan sozde "ambargonun" ne kadar buyuk bir YALAN oldugunu bilmiyor mu?
Bilip te yine boyle yaziyorsa bu onu "DURUST" mu yapar?
Ivo, evine don.
Yaranmak istediklerin seni de bizim gibi kitir, kitir keseceklerdir, ellerine firsat gecerse.
Shalom gazetesi basyazari Ivo Molinas CNN. Turk'e yaptigi durum degerlendirmesinde Israel'in bu ozuru coktan dilemesi gerektigini ve ustune ustlukte Israel halkini % 95'inin bu ozurden olacak gelismelerden memnuniyet duyacaklarini da tahmin ettigini belirtti.
Iyi valla.
Daha haber yeni, yeni ve Ivo Molinas'in elinde %95'in memnuniyeti uzerine tahmin yurutuyor. Veriler nereden?
Ivo Molinas acikca dun yolladigi tweet ile de desteklenircesine Israel'in secilmis hukumetini ve Basbakanini kucuk dusurme yolunda elinden geleni ardina koymamaya kararli olan cephedeki yerini saglamlastirma cabalarinda.
Ne diyelim, toplum icinde "aydin" kabul edilmenin sartlarindan biri de her Yahudi icin bu olmak zorunda gibi gorunuyor...