shomer shabat

Pazar, Ağustos 21, 2011

8. KURBANIN KIMLIGI ACIKLANDI

bs"d

Persembe vuku bulan Islami teror saldirisinda hayatini kaybeden 8inci kurban 56 yasinda Beersheva'li Yitzhak Sela.
Yitzhak Sela z"l saldiriya ugrayan ikinci otobusun soforu idi.

Yihye zihro baruh...

Islami saldirinin diger kurbanlari icin:
http://davidsbackyard.blogspot.com/2011/08/vayidom-aaron.html

Cuma, Ağustos 19, 2011

............................................. VA'YIDOM AARON

bs"d

tamami ile yanan ikinci otobus
Dunku teror saldirilarinda hayatlarini kaybeden 8 Israil'liden 7 tanesinin kimlikleri aciklandi.

Moshe Naftali - 22 - Ofra
Golani'de askerligini yapmakta idi.
Paskal Avrahami z"l hayatini kaybetmeden
yarim saat evvel--sol kosede yuzu bize
donuk.

Paskal Avrahami - 49 - Pisgat Zeev
Evli ve 3 cocuk babasi Paskal terorle savas birliginde keskin nisanci idi.

Yosef Levi -57- Holon
Yosef'in esi yaralilar arasinda

Flora Gaz- 52
Moshe Gaz- 54
Flora ve Moshe 3 cocuk sahibi ve ilk torunlarini beklemekteydiler.

Shula Karlinsky -54
Dov Karlinsky -58
Shula ve Dov arkalarinda 2 cocuk ve 2 torun biraktilar.

Flora ve Shula kiz kardesler esleri ile birlikte Eilat'ta tatil yolunda, Islamo-fashizm'in kurbanlari arasina katildilar.

Yihye zihram baruh . . .

Perşembe, Ağustos 18, 2011

OBAMA'YA DESTEK AHMAKLIK MI, SUC MU?

bs"d


Obama'nin Israil'e uyguladigi baskiya ragmen halen Obama'yi mesih olarak goren Liberal Amerikan Yahudileri'nin icinde olduklari simptom tarihimizin taa en basinda en buyuk liderimizin de dustugu hatalar arasinda sayiliyor. Has ve Shalom , bu benim yorumum degil ama Yahudi literaturune boyle yansimis.
Kimden soz ediyorum?
Moshe Rabenu'dan.
Atalarimiz bosuna dememisler "afoh ba afoh ba ki kula ba" (evir cevir cunku hersey icinde).
Iyi niyet ilk defasinda kullanildiginda ustun bir erdemdir.
Bu kisinin neshamasinin temizligine ve safligina isarettir.
Ama bu iyi niyetin verdigi sonuclari gorerek halen ayni sekilde devam etmek Einstein'in da sozunu ettigi "delilik" durumuna geliyor.

Tarihe bir daha bakarsak Moshe Rabenu HaShem'in onu uyarmasina ragmen Misir'dan cikarken Israilogullari'nin arasina karismis "reform" convertlerini de almakta israr ediyor. Bunlardan biri de Miha. Tanah'ta daha sonra Miha'nin hikayesini okuyanlar bilirler.
Bu "reform' convertleri, ki bunlari daha sonra Tora "erev rav" ve "asafsuf" olarak tanimliyor, Israilogullari'nin basina bela oluyorlar.

Unlu altin buzagi episodunun arkasindaki midrashlara bakarsaniz ve Tora'nin satir aralarini takip eden mefarshimleri izlerseniz Moshe'nin bu episod sonrasi verdigi 'mi le'HaShem elay" komutasi ile cikan mini "ic savas" 3000 reform convertinin imhasi ile sonuclaniyor.
Bu gereksiz kan dokumu maalesef Moshe Rabenu'nun HaShem'in uyarilarina kulak asmamasi ve temiz ve saf iyi niyeti ile davranmasi sonucu idi.

Hayattaki her adimimizi eger Tora'yi sindirerek yapabilseydik bircok sorunu ortadan kaldirmis olacaktik.

Bugun de genelde iyi niyetli, saf ve naif hisler ile davranan milyonlarca Yahudi kardesimiz bizi buyuk bir tehlikeye dogru surukluyorlar. ama daha evvel de yazdigim gibi bugunku teknoloji ve 3500 senelik tecrube birikimimiz ile halen boyle bir naiflik hos gorulebilecek bir durum degil.

Iyi niyet, baskalarini once "kaf zehut" -- pozitif -- olarak degerlendirmek, yuksek erdemler ve bunlar Yahudi neshamasinin genetik yapisina islenmis ozellikler. Onemli olan bize sunulan bu tum cig datayi alip nerede, ne zaman ve ne sekilde kullanacagimizi belirlemek.

Atalarimiz bize acimasiz olunmasi gereken yerde rahman olmanin kendisine ve cevresine yapilabilecek en buyuk acimasizlik oldugunu soyluyorlar. Shaul Hameleh'in Agag icin verdigi karar bizi bugune kadar etkilemeye devam ediyor.

Bugun ABD Baskanlik secimlerinde Obama'yi destekleyen Yahudi kesim de aynen belki de yillarca etkileri hissedilebilecek, Israil'deki kardeslerimizi var olma tehlikesi ile daha da yakinlastiracak bir karar veriyorlar.

Bunu bugun ahmaklik olarak adlandiranlar var. Ben ise bunu kendi uluslarina karsi suc islemekte olanlar olarak gormeyi ve onlari uyarmanin, ifsha etmenin elzem olduguna inananlarin arasindayim.

Cuma, Ağustos 12, 2011

GLENN BECK J-STREET'I RAHATSIZ ETTI, VAH VAH!!!

bs"d


Israil'i bolup yeni bir Auschwitz yolu acma yolunda onculuk yapmaya soyunan Vahabi ve Soros gudumlu anti-Israel ve anti-baris J-street Glenn Beck'in shu cumlesinden rahatsiz olmus:

"those who divide Israel – i.e., support a two-state solution – will face God s wrath."
Glenn Beck'e her zaman "hashdeu ve kabdeu" olarak yaklasmak gerektigini dusunuyorum. Ama yukardaki cumle kendi "prophecy"si degil. Acikca Tora bunu soyluyor. Daha Sali gunu (5771-2011) Eretz Israel hakkinda kotu konusmanin sonuclarini anma suremizin sonuna vardik. Ilk iki Holokost'un yildonumleri. (Her ne kadar bir bolumumuz ilk Holokost'u anma haftasini Shlomo Artzi ve bilimum sanatci ile kutladiksa da)

Sadece "dibat ha'Aretz" - Eretz Israel hakkinda kotu konusmanin sonuclari bunlar.

Bir de alip bunca sene sonra modern tarihin en buyuk mucizesi ile tekrar sahiplendigimiz topraklari bizi yok etmege yemin etmis Hitler ruhlulara vermeyi "pro-Jewish" (pro-Israel = pro Jewish) olarak bize satmaya calisanlarin bize getirecekleri felaket hakkinda az bile soylemis.

Bugun yildonumunu yasadigimiz Gazze Yahudileri tehciri sonrasi o karalari alanlarin akibetini ve o kararlar sonrasi ulusca ne duruma girdigimizi gormemek icin kor olmak ozur degil.

Reform dini takipcisi edilen Yahudi kardeslerimiz maalesef Holokost kurbanlari arasinda sayilabilecek durumdalar. Bu organizasyonun ve liderlerinin Yahudi ulusu uzerinde ruhani bir Holocost uygulamakta olduklari gercek.

J-street'in korukledigi "fiziksel", "dini" liderleri Reform organizasyonun korukledigi "ruhani" Holokost ile karsi karsiyayiz.

Bugun cifte Holokost ile karsi karsiyayiz.

Ve bugun maalesef entel-dantel Yahudi kardeslerimiz Hitler'e oy vermekle ovunmekteler.

Acaba hak mi ediyoruz?

SHABAT SHALOM !

bs"d

A picture a day adli blogdan bir fotograf.
Shabat hediyesi.

ISRAIL'IN TEK IKI SECENEGI

bs"d

Shalom gazetesinden:
http://www.salom.com.tr/news/detail/20679-Israilin-tek-iki-secenegi.aspx

Gazeteci Caroline Glick, The Jerusalem Post Gazetesi'nde yer alan makalesinde İsrail’in Filistinlilerle ilgili olarak sadece iki seçeneği olduğunu savunuyor
El Fetih lideri Mahmud Abbas, bu hafta İspanya ve Norveç hükümetlerini, İsrail ile görüşmeleri bir kenara bırakıp Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Gazze Şeridi’nin yanı sıra Yehuda, Şomron* ve Yeruşalayim** üzerinde de Filistin hâkimiyetini tanıması girişimlerine destek olmaya ikna etme amacı ile Avrupa'da bulunmakta.
Filistinliler, ABD'nin desteği olmadan bu girişimlerinin Güvenlik Konseyi'nin desteğini kazanamayacağın ve bu yüzden de hiç bir kanunsal hükmünün olamayacağını biliyorlar.

Ancak yeteri kadar baskı yaratırlarsa sonunda İsrail’in sözü geçen bölgelerdeki kontrolünün çözüleceğine ve İsrail’in var olma hakkını hiç kabul etmeden kendi kontrolleri altına alabileceklerine inanıyorlar.

El Fetih’in bu atılımı ve Hamas ile yaptığı anlaşma İsrail açısından gerçekler ile yüzleşmesinin vaktinin geldiğini berrak bir şekilde ortaya koymakta: Yehuda ve Şomron konusunda sadece iki gerçekçi olasılık mevcut. Ya Filistinliler Yehuda ve Şomron'un kontrolünü ellerine alacaklar ya da İsrail bu bölgeleri ilhak edecek.
Filistinliler bu bölgeyi kontrolleri altına almaları halinde aynen Gazze'de kurmuş oldukları terör devleti gibi bir terör devleti yaratıp bu toprakları İsrail’e karşı vermekte oldukları savaşta başlama noktası olarak kullanacaklardır.
Filistin kontrolü altında kalacak Yehuda ve Şomron'un bir terör devleti haline geleceği sadece İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmeleri sonrasında edindiği tecrübeye dayanmıyor.
Filistinlilerin kendileri de bu konuda hiç bir sır saklamıyorlar.
‘The Israel Project’ adlı organizasyonun geçen hafta yayınladığı kamuoyu yoklamasına göre Filistinlilerin yüzde 65'i İsrail ile görüşmelerde bulunulması taraftarı olduklarını belirttiler.
Ancak hemen heyecanlanmadan detayları okumalıyız.
Bu ankete göre Filistinlilerin üçte ikisi bu görüşmelerin İsrail Devleti yanında ve Yahudi Devleti ile barış içinde yasayacak bir Filistin Devleti'nin kurulması ile sonuçlanmasını istemiyorlar. İsrail’in yanında kurulacak bir ‘Filistin’in İsrail’e karşı süren savaşlarında bir araç vazifesi görmesi gerektiği kanısındalar. Bu savaşın amacı ‘barış’ anlaşması sonrasında İsrail’den ne geri kalmış ise imha edilip Filistin içine yutulması.
Ortaya çıkan sonuç, Filistinlilerin yüzde 66'sı İsrail ile ‘barış’ görüşmelerinin kasıtlı bir aldatmaca ile yürütülmeli inancında oldukları.
Bunun yanında dörtte üç, Yahudilerin Yeruşalayim'e olan bağlarını reddediyor, yüzde 80'i Hamas tüzüğünde yapılan Yahudilere karşı cihad çağrısını, yüzde 73'ü Hamas tüzüğünde sözü geçen Yahudi ulusunun imhasını destekliyor.
İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinden sonra edindiği tecrübe ne kadar kötü olmuş olsa dahi, İsrail’i bekleyen Yehuda ve Şomron çekilmesi sonrasında olabileceklerin çok daha kötü olacağıdır. Bu çekilme sadece Yehuda ve Şomron'dan saldırılara davetiye çıkarmakla kalmayacak. Diğer Arap ordularının da geriye kalan Yahudi Devleti'ni de istila etmelerine davet çıkaracak. Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinin aksine, Yehuda ve Şomron olmadan, İsrail doğudan gelebilecek bir istilaya karşı kendisini savunması için gerekli arazi derinliği ve topografik avantajdan yoksun olacak. Ayrıca Gazze'den sonra Yehuda ve Şomron'da ikinci bir Filistin terör devletinin kurulması İsrail’in Galil, Negev, Yaffo, Lod, Hayfa ve diğer bölgelerindeki bazı Arap vatandaşlarını da daha evvelden de açıklamış oldukları bu topraklarda otonomi kurma veya Filistin terör devleti ile birleşme sevdalarına da teşvik edici olacaktır. Doğudan gelebilecek sürekli bir istila tehdidi (ve güneyden Müslüman Kardeşler örgütü kontrolündeki Mısır’dan Sina ve Gazze üzerinden) altında yaşayan İsrail büyük bir ihtimal ile içindeki hain Arap vatandaşlarına karşı gereken önlemleri almaktan çekinecektir.
Zamanın Başbakanı Ariel Şaron'un 2001'de uyardığı gibi durum Çekoslovakya’nın 1930'larda içinde bulunduğu zor durum ile paralel olacaktır. Aynen 1930'larda Nazilerin Çek hükümetini Sudetenland'daki hain Alman azınlığa karşı tavır almaktan caydırdığı gibi, Arap Devletleri de (ve nükleer bir İran) Yehuda, Şomron ve Gazze'deki Filistin terör devletini destekleyerek İsrail’in elinde kalan topraklarında egemenlik haklarını yürütmesini imkânsız kılacaklar.
İsrail’in imhası sadece daha önceden kararlaştırılmış olacak.
İkinci olasılık ise İsrail’in düşman Arap nüfusu ile birlikte Yehuda ve Şomron'u ilhak etmesi.
Yehuda ve Şomron'un Arap nüfusunu içine alması ile İsrail’in Arap azınlığının oranı genel nüfus içinde yüzde 20'den yüzde 33'e yükselecek. Açıkça böyle bir senaryo İsrail’i yeni, karmaşık hukuksal, sosyal ve kanuni yaptırım sorunları ile karşı karşıya bırakacak. Ancak bu durum İsrail’in önüne önemli bazı avantajlar ve fırsatlar da getirecek.
İsrail seçim yasalarını tekrar gözden geçirip, nispi seçim ve temsil sistemi yerine doğrudan bölgesel seçim ve temsil sistemine geçme yoluna gitmeyi gündemine getirecektir. Arap vatandaşlarını da aynen Yahudi vatandaşları tabii tuttuğu kanunlara tabii tutma yoluna gidecektir. Buna sivil inşaat kanunlarından vatan hainliğini kapsayan ciddi kanunlara kadar bir çok yasa dahil olacaktır.
Her ne kadar sözü geçen kamuoyu araştırması sonuçlarına göre Filistinlilerin yüzde 53'ünün sınıflarda bu şekilde bir antisemitizm aşılanmasını desteklemelerine rağmen Arap öğrencilerin bundan böyle Yahudi nefreti ile aşılanmalarının engellenmesini garanti altına alacaktır.
Bu adımların yürürlüğe koyulması zor olacaktır.
Diğer taraftan Yehuda ve Şomron'un ilhak edilmesi İsrail için kesin avantajlar taşımakta. Örneğin İsrail tüm bu alan üzerinde askeri kontrolü tekrar kazanacak. İsrail 1996'da bu kontrolün büyük bir bölümünü FKÖ'e bırakmıştı. İsrail’in kabul ettiği FKÖ'nun kuracağı Filistin silahlı güçleri Filistin terör makinesi içinde merkez bir rol aldılar. Bu silahlı kuvvetler Filistin toplumunun İsrail’in imhası yönünde bir doktrine tabii tutulmasında da anahtar pozisyondaydılar.
Bu terör odaklarının dağıtılması ile İsrail vatandaşlarını terör saldırılarından koruma yönünde önemli bir yol kat etmiş olacak. 1967'den beri ilk defa can damarı bu topraklar üzerine hâkimiyetini ilan etmesi ile İsrail kendi vatandaş ve destekleyicilerinin birlikte kucaklayabilecekleri açık bir durum yaratacak.
İlhak aynı zamanda İsrail’in politikacı ve temsilcilerinin serbestçe Filistin milliyetçiliğinin gerçek patolojik yapısını ve Filistin davası yanında yer alan global solun altında yatan gerçeğin hipokrizi ve antisemitizm olduğunu açıkça dile getirebilmelerini sağlayacak.
Hayır, ilhak kolay olmayacak. Ancak diğer seçenek milli intihar.
Tekrar edersek, bunlar tek seçenekler. Ya Filistinliler bir terör devleti yaratıp küçülmüş, savunulması imkânsız Yahudi Devleti'ne karşı savaş açacaklar ya da İsrail Yahudi Devleti'nin alanını büyütecek.
İsrail 1967'den beri sadece bu iki seçeneğin mevcut olduğunu kabul etmeyi reddetti. Bunun yerine ardı ardına gelen hükümetler ve tüm bir ulus olarak hayali üçüncü seçenekler üzerine umutlarını kurdular. Sol için bu seçenek ‘iki devlet çözümü’ fantezisi oldu. Bu ‘çözüm’ İsrail’in 6 Gün Savaşı sırasında Ürdün ve Mısır’dan aldığı toprakların bir bölümünün veya tümünün Filistinlilerin kontrolü altına girmesi, bir devlet kurmaları ve hepimizin müebbede kadar mutlu bir şekilde yaşamamız şeklinde idi.
Filistinlilerin ezici, sürekli ve şiddetli bir şekilde ne büyüklükte olursa olsun İsrail’in yıkılması istekleri karşısında bu Sol fantezisinin üzerinde durabileceği bir ayağı hiç bir zaman olmadı. Rabin hükümetinin Sol’un bu fantezisini bir devlet politikası olarak kabullenmesi üzerine 1993’ten beri bu fantezi peşinde koşulması sonucu 2000'den fazla İsrail vatandaşı hayatını kaybetti.
Sol’un bu üçüncü seçenek fantezisi sadece Filistin terör makinesinin Yahudileri katletmesine kolaylık sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da İsrail’e karşı yürüttükleri propaganda savaşlarına da kuvvet verdi. İsrail’in bu var olmayan iki devlet çözümünü takip etmesi uluslararası alandaki pozisyonunu tarihi boyunca var olmamış bir dereceye kadar yıprattı.
Ortadoğu Dörtlüsü’nün geçen haftaki toplantısı bir sonuç bildirgesi çıkartmadan sona erdi. Üyelerinin Yehuda, Şomron ve Yeruşalayim'de bir Filistin kurulması ihtiyacı hakkında fikir birliğine varamadıklarından değil. Bu zaten onlar için aklın yolu. Bu dörtlünün anlaşamadıkları bir Yahudi Devleti'ni kabul edip etmemek. Verilen bilgiye göre, Filistinlilerin Yahudi Devleti'nin var olma hakkını tanımalarının barış anlaşmasının bir parçası olmasını belirtecek kelimelere Rusya itiraz etti.
Bu da zaten fazlası ile açıkça ortadaydı. Bu akılsız iki devlet çözümü İsrail’in meşruluğunu Filistin Devleti'nin kurulması ile bağlamakta. Bir Filistin Devleti kurma sorumluluğunu da İsrail’e yüklemekte.
Her zaman İsrail ve ABD dışında herkesin bir Filistin Devleti kurulmasını kabul ettiği ve İsrail ile ABD dışında kimsenin Yahudi Devleti’nin varlığını kabul etmediği için, kendi meşruluğunu Filistin'in devletleşmesine dayaması ile İsrail kendi kendinin öcüleştirilmesini başlattı. İsrail kendi var olma hakkını yine kendisini yok etme amacına sadık bir terör devletinin kurulması ile bağladığı süreyi uzattıkça dünya milletleri İsrail’in var olma hakkını kabul etmeye kendilerini gittikçe daha az mecbur hissedecekler.
Sağ kanada gelince, onun da liderleri kendilerince hayali üçüncü seçenekleri benimsediler. Ya Ürdün gelip bizi kurtaracaktı ya da Filistinliler bizi sevmeye başlayacaklardı veya başka bir şey.
Sol’un ve Sağ’ın fantezi seçeneklerinin ortak noktaları Filistinlilerin veya Arapların bir bütün olarak sonunda değişebilecekleri doğrultusundaki inançları. İki tarafın da hayali üçüncü seçeneklerinin iddiası yeterli ikna ile veya zaman ile Arapların davranışlarını değiştirebilecekleri ve İsrail’i yok etme amaçlarından vazgeçecekleri yönünde.
Bizim bu 44 senelik fantezi diyarı oyunumuz bizi sadece askeri ve diplomatik olarak zayıflatmadı. Bu tartışmayı politik arenanın iki ideolojik ucuna terk etmemize neden olarak bizi içten parçaladı. Açıkça söylemek gerekirse, genel müzakeremizin yüzde 99'unu radikal Sol’a, yüzde 1’ini de radikal Sağ’a teslim ettik. Sol'un bu müzakere üzerinde olan kontrolü diğer ideolojik muhalefetin yükselen bir oran ile Devlet'ten uzaklaşmasına neden oldu. Bu zaten yeteri kadar kötü bir durum ancak Filistinlilerin tartışmasız aldatmacaları ve İsrail’in imhasına olan sürekli adanmışlıkları aşırı Sol’u mantığın ve gerçekçiliğin sınırından dışarı attı.
İsrailli yoldaşlarını iki devlet rüyasının barış getireceği konusunda ikna edemeyen İsrail Sol’u uluslararası Sol ile İsrail’in var olma hakkını yasa dışı etmeye çalışan ve kendini savunma yeteneğini baltalayan cırtlak kampanyalarında işbirliğine gitti.
Radikal Sol'un Knesset'in kabul ettiği anti-boykot yasası karşısında verdiği isterik tepki durumun acılığına bir örnek. Kısmen hafif bir yasa olarak bu kanun İsrail karşıtı boykotlar teşvik etmeyi sivil bir suç olarak tanımlıyor. İsrail’e karşı ekonomik savaş açmış kişilerin devlet imtiyazlarından yararlanmalarını önleyen ve sivil davalarda maddi cezalara mükellef olabilmelerini sağlayan bir yasa.
Sol'un bu isterikçe yapmakta olduğu yasanın aşağılanması, destekleyenlerin faşist olarak tanımlanması kampanyası ve Yüksek Mahkeme yolu ile iptal edilmesi yolunu araması, Sol'un kendi rüyası peşinde koşarken kendi ülkesine karşı da savaş açabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Genel müzakerenin ideolojik deliliğin derinliklerine sürüklenmesinin yanında İsrail’in bu fanteziye sarılması önümüzdeki gerçek iki seçenek hakkında aklı-selim bir tartışmaya girmemizi imkânsız kildi. Bu iki seçenek üzerine tartışmanın zamanı geldi, birini seçelim ve ilerleyelim.
Kaynak: Israel’s only two options
The Jerusalem Post / 18 Temmuz 2011
* Yehuda ve Şomron: Atık İsrail topraklarında Ürdün Nehri kıyısındaki iki bölge. Yanlış olarak "Batı Şeria" diye anılmakta.
** Yeruşalayim: Arapça El-Quds, Türkçe Kudüs olarak geçen tarihteki ve modern İsrail Devleti'nin başkenti.







Salı, Ağustos 09, 2011

BU SEFER UMUTLUYUZ...

bs"d

Bugun Sharon Hukumetinin yapmis oldugu buyuk insanlik sucu "Gazze Yahudileri'ne uygulanan pogrom ve tehcir"in 6. yil donumu.
Halen kalici yerlesime gecememis ailelerin oldugunu goz onune alirsak bu tehcir yasanirken damlarda dans eden Israil'in uber-humanistlerinin bugun sokaklara dokulen halkin arasina karisip "tzedek hevrati" (sosyal adalet) ayaklarina yatmalari bir yerde umut verici.

En azindan yakin gelecekte Yehuda ve Shomron Yahudileri'ne uygulanma olasiligi bulunan yeni Pogrom ve tehcirler sirasinda gecen Cumartesi aksami bedava Shlomo Artzi konserine giden  pardon, "sosyal adalet" arayisi mitingine giden milyonlarin (ben de ekleyeyim, bereketi artar) bu Yahudi kardeslerine arka cikacaklari hakkinda umudumuz var.

Asagidaki videodan da izleyebileceginiz gibi Sol'un kitlelerin adaleti icin sokaklari doldurdugu ve bunun gercek oldugu hakkinda beni ikna ettiler.

Ingilizce alt yazi ile:
http://youtu.be/QgsrE2mz3PQ?t=9m4s




Perşembe, Ağustos 04, 2011

NE OLUYOR?

bs"d

Teror Kurbanlari Organizasyonu basi Meir Indor'un Israil'de yayilmakta olan protesto gosterileri hakkindaki gorusleri:


http://youtu.be/64mhzEhWJZA

Çarşamba, Ağustos 03, 2011

1913'TEN BIR VIDEO -- YOSEF TRUMPELDOR

bs"d

1913 senesinden bir video.
30'uncu saniye civarlarinda Yosef Trumpeldor'u (z"l) tek kollu tarla surerken gorebilirsiniz.
Link: http://youtu.be/sKq5JTRMLP0


Related Posts with Thumbnails