shomer shabat

ABD YAHUDILERI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD YAHUDILERI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 18, 2018

YENİ BİR ŞEY YOK

bs"d



Yazarın vardığı sonuçlara katılmasam dahi okunması yararlı bir makale.
Ancak fotoğraftaki izlemininin konunun üzerinden 90 sene geçmiş olmasına rağmen halen aynı oranda olduğu kanısındayım.

Makale:

https://www.nytimes.com/2018/01/18/opinion/jews-immigration-america.html

Çarşamba, Haziran 08, 2016

YAHUDİ OLMAYAN YAHUDİLER'E BİR ÖRNEK: BERNIE SANDERS

bs"d

Dennis Prager'in bu yazısını tercüme etmeyi uygun gördüm.
Benim kullandığım "Yahudi gibi yaşamayan Yahudiler" kavramını "non-Jewish Jews" olarak kullanıyor ve açıklıyor. Meğer bu kavram 1954 senesinde Isaac Deutscher adında bir tarihçi tarafından ortaya atılmış.

Makalenin orijinali için tıklayın.

Tadını çıkartın:




Senatör Bernie Sanders'i anlamak istiyorsanız şunları bilmeniz gerekiyor:
Kendisi kimlikten arındırılmış modern insanın özünü temsil etmekte.
Yahudi olmayan Yahudi ve Amerikan olmayan Amerikalı.
Sanders konuşmalarında ve röportajlarında sorulmadığı sürece Yahudiliği hakkında hiç bir şekilde söz etmemekte ve gerçekten şaşırtıcı olan ABD Başkanlığına soyunmuş birisi olarak Amerika hakkında sadece bir kaç kere söz etmekte, onlar da genelde Amerikan eşitsizliği, Wall Street yolsuzlukları ve diğer Amerikan kötülükleri.

"Yahudi olmayan Yahudi" kavramı benim değil. Bu kavramın yaratıcılığı genelde bu başlık altında 1954 senesinde bir makale yazan Yahudi tarihçi Isaac Deutscher'e ad edilir. Bu kavram Yahudi doğmuş (Yahudilik sadece dini bir kimlik değil aynı zamanda milli, ulusal bir kimlik taşır) ancak kendilerini ne dinen ne de milli olarak Yahudi olarak değil sadece dünya vatandaşları olarak görenleri tanımlamakta.

Yahudi getolarının duvarları yıkıldıktan ve Avrupa Yahudileri yerleşimlerinden çıkabilmeye başladıktan sonra bir çok Yahudi Yahudi olmayan Yahudi olmaya başladılar. Ve birçoğu veya çocukları içinde yaşadıkları toplumlara asimile oldular.

Küçük ama önemli bir grup ise radikallestiler. Dinlerden (özellikle de Judeo-Hristiyan temelli dinlerden), geleneksel orta-sınıf (burjuva) değerlerden, kapitalizmden ve Batı milli kimliklerinden (Batı karşıtı milli kimlikleri desteklediler) iğrenmekteydiler ve özellikle de Yahudi milli ve dini kimliğinden nefret ediyorlardı.

Örneğin, sosyalist Karl Marx, Sovyet politikacısı Leon Trotsky, dil bilimci ve politik aktivist Noam Chomsky ve milyarder George Soros'un ortak noktaları nedir? Hepsi Yahudi ebeveynlere doğmuş, hiç bir Yahudi kimliği taşımamış/ taşımayan ve Yahudilere ve Yahudi olmayanlara zarar vermiş / vermekte olan radikaller.

Marx iki Rav'ın torunuydu (babası Hristiyanliga geçmişti), ancak 19uncu yüzyılın en önemli antisemit makalelerinden birini "Yahudi Sorunu Üzerine" başlığı altında 1844'te kaleme alacaktı. Makalede şu ifadeler bulunmaktaydı:

"Para Israel'in kendi karşısında başka hiç bir tanrının duramayacağı kıskanç tanrısıdır... Yahudilerin tanrısı sekülerleşti ve dünyanın tanrısı haline geldi... Yahudi'nin sosyal olarak özgürleşmesi, toplumun Yahudilik'ten özgürleşmesidir.

Lev Bronstein olarak dünyaya gelmiş olan Trotsky önce Rus daha sonra Sovyet komunizminin entelektüel babasıydı. Joseph Stalin ve üç diğer kişi ile (ikisi Yahudi olmayan Yahudilerdiler) birlikte o da Vladimir Lenin'in Komünist Parti'si varisi olabilmek için savaştı.

Trotsky Kızıl Ordu'nun başında olduğunda Moskova Hahambaşısı Jacob Mazeh Trotsky'den Yahudiler'i pogromlardan koruması için orduyu kullanmasını rica eder. Trotsky'nin şu şekilde cevap verdiği söylenmekte: "Neden bana geliyorsun? Ben Yahudi değilim." Rabbi Mazeh "Asıl trajedi de bu. Trotskyler devrim yaptılar ama bedelini Bronsteinlar ödüyorlar." diye cevap verir.

Chomsky doğmuş olduğu iki kimliğine de düşman. Hayatının büyük bir kısmını Amerika ve Israel'e karşı çalışmaya adadı. En basitinden bir örnek vermek gerekirse; Israel'in imhasına kendini adamış olan ve Amerika'nin terör örgütü listesinde bulundurduğu Hizbullah'in lideri Hassan Nasarallah'a desteğini göstermek için Lübnan'a gitti.

Soros ta Yahudi olarak doğmuş ve daha sonra radikal bir dünya vatandaşı haline gelip, Amerikan ve Yahudi köklerinden uzaklaşmış ve ikisine de zara vermekte olan biri.
New Republic dergisinin geçmiş editörlerinden olan Martin Peretz Soros'u şu şekilde anlatıyor: "Soros Yahudiliğine karşı belirgin bir şekilde kayıtsız. İnançsız biri. Hiç bir Yahudi cemaat bağları yok. Kesinlikle de Siyonist değil. The New Yorker dergisinden Connie Bruck'a haşin bir şekilde Yahudilerin ulusal varlıklarına karşı olmadığını ama bunun bir parçası da olmak istemediğini söyledi."

Soros Filistin milliyetçiliğini desteklemekte. Yahudi ve Amerikan karşıtı milliyetçiliğin iyi olduğu ve Yahudi ve Amerikan milliyetçiliğinin kötü olduğu radikaller tarafından istikrarlı olarak kabul edilmiş bir inanç şekli.

Sanders bu radikal Yahudi olmayan Yahudilerin ılımlı bir şekli. O da Yahudi ve Amerikan köklerine yabancılaşmış.

Bu da onun tutumunu ve ilkelerini açıklamakta. Milli ve dini kökleri olmayanlar genellikle başkalarının bu kimliklerini, özellikle de kendi ait oldukları milli/dini grupları baltalamaya çalışırlar. Sanders'in durumunda bu Yahudi ve Amerikan kimliğini taşıyanlar.

Bu yüzden de Yahudi olmayan Yahudiler Amerika'da Hristiyanlığı zayıflatmak için Yahudi Yahudilerden, özellikle dindar [sic] Yahudilerden çok daha çaba göstermeye eğilimliler. Aynı gerçek Yahudi olmayan ve Hristiyanlığı da red etmiş Amerikalılar için de geçerli. Bunların da bir çoğu Amerika'da Hristiyan etkisini zayıflatmaya uğraşmaktalar.

Sanders gibi Yahudi olmayan Yahudiler kuvvetli bir şekilde Yahudi kimliği yansıtanlardan ve kuvvetli bir şekilde Hristiyan kimliği yansıtanlardan yabancılaşmışlardır. Ve yine Sanders gibi Amerikan olmayan Amerikalılar ve Amerikalı olmaktan fazla dünya vatandaşı olarak kendilerini tanımlayanlar da kendilerini belirgin bir şekilde Amerikalı olarak tanımlayanlara yabancılaşmışlardır.

Yahudi olmayan Yahudi radikaller ve Amerikan olmayan  Amerikalı radikaller insanlığı severler ama asıl insanlara zarar verirler, özellikle de Yahudilere ve Amerikalılara.


Pazar, Haziran 05, 2016

DEVELER ARTIK HİÇ BİR YERDE GÜDÜLEMEYECEKLER

bs"d




Aşağıda yazılı olanlar kendime ama isteyen gocunabilir de.

Biz Türkiye dışında yaşamayı seçmiş Türkiye asıllı Yahudiler halen orada yaşayanları eleştirmeyi severiz.
Evet kendine karşı dürüst olacak her Yahudi'nin kabullenmesi gereken 2000 senedir dualarımızdan eksik etmediğimiz Eretz Israel bugün dudaklarından çıkan ile kalbi aynı olan her Yahudi'ye açık. 

Türkce tercümeli Kol Yaakov Sidur'undan

Dua etmeyen ve halen Tora geleneklerinden uzak olan Yahudiler için bile Israel kendilerini Yahudiliklerine ne bağ ile ilişkin görüyorlarsa, o şekilde de açık. Börekas Yahudileri dahil olmak üzere herkese yer verebilmiş bir memleketimiz var.

Ama bütün bu olanaklara rağmen halen dünya Yahudiliğinin yarısından çoğu sürgünde yaşamayı tercih ediyor veya yaşamak zorunda olduğu hissi ile ve cesaretsizliği ile davranıyor. 
Tabii eleştirmek kolay.

Bu sürgün yaşamının bir Yahudi olarak en kolay olduğu Amerika'daki son gelişmeler bizleri en azından Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler kadar endişelendirmek zorunda. Hatta daha da fazla çünkü bu devin içinde uyumakta olan antisemitizm uyandığı zaman, daha doğrusu uyandı, ama yataktan kalktığı zaman neye uğradığımıza sadece ABD'de yaşayan Yahudiler değil tüm dünya Yahudileri çok şaşıracağız.
Ama kendi kendimizi eleştirmekten kaçarak, deve kuşu misali gerçekleri görmemezlikten gelmeye devam ederek vereceğimiz en büyük zarar kendi çocuklarımıza olacak. 
Antisemitizm virüsüne karşı bağışıklığı olan hiç bir toplum yok. 
Toleranslı olmak sadece bir nefreti kontrol edebilmeyi becerebilmektir.
Bu yüzden toleranslı olarak tanımlanan toplumlar kanımca nefretlerin en verimli ve kontrol altında üreme ortamı buldukları toplumlardır.
Bir insanın yaşadığı toplumda kendi kimliğini, etrafını rahatsız edecek bir şekilde özgürce taşıyıp, o kimlik gereği yaşayabilmesine uygun ortam bulması mıdır tolerans? 
Tolerans sanki yanlış veya ayıp bir şey yapana karşı gösterilen anlayış değil midir?
ABD bu bakımdan bizim gözümüzde über-toleranslı bir yer.
Beni de en çok rahatsız eden bu.
Birgün bu tolerans tükenince ne olacak?
Tükenmekte olduğunu görmemek için de gerçekten ya kör, ya da müthiş bir vurdum duymazlık gerekiyor.
ABD'de yaşayan bir Yahudi olarak son seçim kampanyası sürecinde iyice ayaklanmaya başlayan antisemitizmi ve bu antisemitizmin ses bulduğu forumları izlemekteyim. 
Geçen seçim sürecinde Demokrat Parti'nin genel kurulununda Yeruşalayim'in Israel'in başkenti olarak tanınması önerisinin yuhalama sesleri içinde ve zorla, adaletsiz bir şekilde kabul ettirildiğini hepimiz canlı yayında izledik.
Bu Demokrat Partisi'nin zaten içine girdiği yön ve bunu bir şekilde kabullendik. Bu yolu da destekleyenlerin başında liberal ABD Yahudileri'nin olması zaten onlarla Yahudi ulusunun geleceğini tayin etmeye ve devamını sağlamaya çalışan kesim arasındaki uçurumun ne kadar daha genişlediğini açıkça göstermekte. Son nesil Yahudiler olarak anılacaklar. Yazık ama bu bir gerçek ve düzeltilebileceğine hiç bir ihtimal vermiyorum. (Konuya bağlantılı ama konu bu değil...Devam.)

Fakat bir de gerek Yahudiliklerine önem veren, gerekse Israel'in içinde olduğu zor konumu anlayıp gereken desteği vermeye çalışan Cumhuriyetçi Parti'yi destekleyen ABD Yahudileri için çok zor ve acı bir gerçekle yüzleşme zamanı geldi.
California eyaletinde Demokrat Parti bünyesinde Kongre seçimlerine katılmak için yarışmakta olan 25 yaşındaki Erin Schrode'nin karşı karşıya kaldığı müthiş antisemit saldırılar bunun en güzel örneği.
Maalesef bu genç kızımız bu durumun analizini yine liberal virüs ile kirlenmiş düşünce sistemi ile yaptığı için tam kavrayamamakta.
Kendi yazdıklarını okursanız anlayacaksınız:
Erin Schrode'nin cevabı.
İngilizce'den tercüme etmeye vaktim ve sabrım yok ama bütün yazdıkları içinde bu paragraf liberal ABD Yahudileri'nin kendi kimliklerine karşı olan saldırının özünü kabullenmekten ne kadar uzak olduklarını göreceksiniz. Bu nefret dalgasını dahi genelleştirmek, globalleştirmek düştükleri kuyunun artık tırmanılamaz kadar derin olduğunu ispatlıyor:


Holokost sonrası "ayıp" olarak kabul edilen antisemitizm rölantiye girmişti. Orta-Batı ABD'de, Güney'de sesi soluğu çıkmıyordu.
Sağ kesimin antisemitizminden bahs ediyorum.
Sol kesim ise daha akıllı çıkıp bu "ayıp" ile Israel - Siyonizm - Kolonializm karşıtlığı maskesi ile baş etmeyi becermenin yolunu buldu. Üniversite kampüsleri, akademik ve liberal, entelektüel ortamlarda kendine çok güzel yer buldu.
Hatta Yahudiler'in bir çok şekilde desteğini de alarak.
Kaşer antisemitizm yaratıldı.

Ama sağ antisemitizmi kendine ses bulmakta zorlanıyordu.
Bunu da her ne kadar kendisi bu yolu desteklemese dahi, etrafına topladığı zümre ve onların ırkçılık dolu nefret seslerine ortam yaratmakla Trump yolu açtı. 
Kendisinin ne olduğuna karar vermek çok zor.
Bir akşam içinde 3 kere yön değiştirebilen bir kişi.
Oy kaybetme riskini göze alarak bu sesleri susturmaya yönelir mi?
Zannetmiyorum.

ABD'de bir cin senelerce saklandığı yerden dışarı çıktı ve artık bu cini yerine geri sokmanın imkanı yok.
Liberal sol ve radikal sağ arasında kalan bir toplum olma yolundayız.

Bu gerçek ile karşı karşıyayız.
ABD Yahudileri de Avrupa Yahudileri gibi başları kuma gömülü olarak Sinagoglarının camlarının taşlandığı, başlarında kipa ile sokakta yürümekten kaçınmak zorunda kalacakları günleri mi bekleyecekler, yoksa durumu bugün analiz edip en azından Yahudiliklerine değer veren kesim olarak eğitim sistemimizde, aile yerleşkeliğimizde değişiklikler yapmaya mı gidecekler?
Şu anda görünen tam tersi.
Bugün içinde yaşadığım Suriye Yahudi toplumu, iş için ilişkilerde bulunduğum diğer Yahudi toplulukları gittikçe daha yerleşken duruma geçmekteler. Brooklyn'de en ana caddelerde milyonlarca Dolarlar ile eşine Israel'de zor rastlanan saray yavrusu Sinagoglar inşaa ederek mi?
Antisemitizm'in bu en ihtişamlı uyanışına bundan daha büyük destek olmayacaktır.
Maalesef bunu da bugün özellikle Yahudiliklerine önem veren kesim yapmakta. Müthiş bir gösteriş yarışı içine girmiş durumda.
Kim daha büyük Sinagog inşaa edecek, kim daha dışa yönelik görüntüsel mitzvalara önem verecek vs. vs....
Yaakov Avinu, oğullarını Mısır'a yollarken onları "lama titrau", dikkat çekmeyin diye uyarmıştı. (Bereşit 42:1)

Artık bu sürgünün son istasyonunda olduğumuzu kavramamız gerekiyor.
Geç kalmadan.
Bu son istasyonda, o çok övündüğümüz, gurur duyduğumuz demokrasi bize iki imkansız arasında seçim yapmayı uygun görüyor artık.
Artık bu diyarda da bu devenin güdülemeyeceğini anlamamız için tüm gerekli işaretler önümüzde.
Bu deve artık sadece Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler için güdülemez durumda değil.
Hepimiz aynı gerçekle karşı karşıyayız.
Belki asimilason bu zamanda artık kişisel bir çözüm olabilir, her ne kadar tarih bize toplumsal olarak ve sonuçta kişisel olarak bunun tam tersini defalarca ispat ettiyse de.

Ne yapacağız?

Perşembe, Nisan 07, 2016

ABD YAHUDİLERİ VE ISRAEL BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞIYORLAR -- SUÇLU KİM? (Yalın metin halinde)

bs"d
İlgilenenler için okunması daha rahat bir şekilde.
Makalenin orijinalinin linki en altta. Aşağıdaki kaba tercüme genelde alıntıları kapsıyor. Tümünü orijinalinden okumanızı tavsiye ederim.

ABD YAHUDİLERİ VE ISRAEL BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞIYORLAR -- SUÇLU KİM?

bs"d
Mosaic Magazininde bu hafta Elliott Abrams'ın ABD Yahudileri ve Israel'in birbirlerinden uzaklaşmalarının nedenini işleyen ve yeni yayınlanan iki kitabı işleyen bir makalesi yayınlandı.
Kanımca mutlaka okunması gereken bir makale.
Yazarın vardığı sonuç ana hatları ile şu şekilde:
Israel'i ve Israel'in politikalarını suçlamak işin en kolay yolu. Ama eğer bu durumun gittikçe daha derinleşmesini önlemek istiyorsak Israel'i suçlamak yerine tamir işine evde, yani ABD Yahudileri nezdinde başlamak gerekiyor.
Zamanında ABD Yahudileri'ni birleştirici bir unsur olan Israel bugün onların bölünmelerinin nedenlerinden biri.
İlk aşamalarda aslında Siyonizm veya kulağa daha hoş gelen şekli ile Yahudi milliyetçiliği ABD Yahudileri arasında pek popüler olmadı.
If American Jews and Israel Are Drifting Apart, What's the Reason?
Makaleden bazı alıntılar:
ABD Yahudileri nezdinde Siyonizm uzun zaman şüphe ile karşılandı. Çifte sadakat meselesi rahatsız ediyordu. Ayrıca Siyonizm'in sadece ve/veya öncelikle Yahudiler'in güvenliği ile ilgili olması liberal üniversalizm idealine ters düşüyordu. ABD Yahudileri ve liderleri Siyonizm'e geç yaklaştılar. Özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesi ve hatta sonrasına kadar önemli cemaat kurumlarının yönetimini ellerinde bulunduran Alman Yahudileri arasında. Israel Amerikan Yahudiliği içinde 1950 -60'lara kadar marjinal kalmaya devam etti. Ikinci Dünya Savaşı ve Holokost'a rağmen Amerikan Yahudileri şehirlerden banliyölere taşınma rüyaları ile meşguldüler. Öbür rüya, Yahudilerin Israel'e geri dönme rüyaları, hiç bir zaman rüyalarına girmedi.
Yahudilik olarak Reform hareketinin en önemli dayanağı olan "Kehanet Yahudiliği" (daha çok Yahudiliğin içindeki etik ve ahlaki değerleri öne süren ve Halahik sistemi dışlayan sistem), bugün "Tıkun Olam" şeklinde Tora'ya bağlı olmayan ABD Yahudileri'nin dini haline geldi. Dünyayı sosyal adalet ile tamir etmek. Bu ABD Yahudilerinin bir çoğu tarafından Yahudi riy]tuellerini uygulamaktan ve Israel'i desteklemekten daha önemli bir yer tutmakta.
Bir çok şekilde İngiliz, Avustralya ve Kanada Yahudileri sayı olarak çok daha ufak olmalarına rağmen ABD Yahudileri'ne göre çok daha kuvvetliler ve çok daha fazla Siyonistler. Politik olarak ta oylarını daha çok Israel'i destekleyen partilere vermekteler. Avuştarlya'da Israel'e yakınlık gösteren liberal partiyi, İngiltere'de Margaret Teacher gibi liderleri, Kanada'da da Stephen Harper'i desteklediler. ABD'de ise bu yönde bir dinamik görünmemekte. 2012'de Demokrat Parti rejimi ile Israel arasındaki sürtüşmelere rağmen ABD Yahudileri'nin %70'i halen Obama'ya oy verdiler. 2004'te Israel ile olan iyi düzeyde ilişkilere rağmen ABD Yahudileri'nin %76'sı Cumhuriyetçi bir Başkan'ı tekrar sevcmeye karşı oy kullandılar.
Bu oy kullanma alışkanlıklarına istisna Tora'ya bağlı Yahudiler (ortodoks) arasında görülmekte. Ve burada da ABD Yahudileri ile Israel arasında gittikçe büyümekte olan uçurumun ilk açıklamalarına da göz atabilmekteyiz. Aslında ABD Yahudileri kimlerdir?
Tora'ya bağlı Yahudiler Liberal Yahudiler'e göre Israel'e daha duygulu bir bağ sahibidirler. Politik olarak Demokratlar gittikçe daha fazla Israel'i eleştirirlerken, Cumhuriyetçiler gittikçe daha fazla desteklemekteler.
Genç nesil Yahudilerin daha yaşlı nesillere göre Israel'e karşı duruşları daha eleştirici olmasının en büyük nedeni yeni neslin karışık evlilikler sonucu dünyaya gelmiş olmaları. Karışık evliliklerin bu gençlerin üzerinde politik etkileri tartışılamaz. Ebeveyleri karışık evlilik yapmış gençler çok daha liberal oldukları gibi Israel'e de çok daha az bağımlılık hissetmekteler. Hızla büyümekte olan bu grubun Israel-Filistin konusundaki görüşleri diğer Amerikan Yahudilerinden değişik olması bir sürpriz değil.

Son paragraf sürpriz olmamalı. Hebrew Union College'in önemli şahsiyetlerinden ve Reform hareketinin ruhban liderlerinden Lawrence Hoffman'ın yazdığı gibi: "Geçmiş nesillerin faydalanmış olduğu etnik birlikteliğin yok olması... [ve] yüksek düzeydeki karışık evlilik oranımız... gelecek nesil Yahudileri daha da artarak çocukluk anıları Yahudi olmayan, Yahudi arkadaşlar edinmek için açıkça bir nedenleri olmayan, ilgi alanları ve davaları Yahudi olmayan bir nesil olacaklar."
Bu "davaların" arasında Israel de olacak. Neden ilgilensinler ki? Hoffman'ın dikkatimizi çektiği noktalar cevabı şüphesiz vermekteler ve 2013 ABD Yahudileri'ni konu eden geniş Pew araştırması da bunu tasdikliyor. Bu cevabın büyük bir bölümü, belki de en büyük bölümü bugün yüzde 50'den yüksek oranda olan karışık evlilikler. 2000 senesinden beri her 10 Amerikan Yahudisi'nin 6'sı karışık evlilik yapmış. (Tora'ya bağlı -- ortodoks -- Yahudiler arasında karışık evlilik oranı kayda değmeyecek %2.) Dahası karışık evliliklerden doğan çocukların kendileri her 10'da 6'dan, bu oranı her 10'da 8'e yükseltmekteler.
Benzer sonuçlar Yahudi milletine ait olmak yönünden de ortaya çıkmakta. Pew araştırmasına göre Yahudi olmayan biri ile evli olnalardan sadece %20 çocuklarını Yahudi olarak büyütmekte olduklarını söylemekteler. Yahudi milletine kuvvetli bağımlılık hissedip hissetmedikleri sorulduğunda sadece %59 evet derken aynı soruya Yahudi ile evli olanlar da %92 oranında pozitiv cevap verilmekte. Karışık evlilik yapnların ihtiyaç duyan Yahudile'e yönelik özel bir sorumluluk hissetme oranları %49 iken Yahudi ile evli olanlarda bu oran %80.
Tabii karışık evlililer toplumsal dayanışmanın mertebelerini göstermek için tek yol değiller. Din [siç] diğer bir faktör. Kendileri dini olarak Yahudi diye tanımlayanların yarısı Israel'e ilgi onlar için Yahudi olmanın anlamında "başlıca" bir yer tutuyor derlerken, uygulamayanlar arasında bu %23.
Ayrıca yaş ta diğer bir faktör. 65 ve üstündeki Yahudiler 30 ve altındakilere nazaran çok daha yüksek bir oranda Israel ile ilgi kendileri için "önemli" bir unsurdur demekteler.
Yaş faktörünün ortaya koyduğu sonuçlar genç Amerikan Yahudileri'nin kendilerini Israel'den uzaklaştırdıkları sonucuna varılmasına kaynak oldular. Bu sonucu destekleyen veriler mevcut ancak arkasında ne yattığını anlamazsak bu verilerin de bir anlamı kalmıyor. Waxman [makaleye konu olan iki kitaptan birinin yazarı] gençlerin "işgal"den ve "Likud'un sürdüğü politikalardan" gücendiklerini düşünüyor. [Diğer kitabın yazarı] Barnett te aynı sonuçlardan çok farklı yazmıyor. Daha derin bir analiz çok daha geniş bir fenomen ile karşı karşıya olduğumuza işaret ediyor. Israel'in sürdüğü politikalar ile derin bir ilgisizlik bu politikaları eleştirmek veya "ulus devlet" kavramı ile işbirliği yapmak sıkıntısından kurtulmak isteği ile eşit ve hatta daha da önemli bir neden olabilir.
Amerikan Yahudileri arasında etnik dayanışmanın uğradığı erezyon şüphesiz Amerikan toplumunun özellikle açık bir toplum olmasında ve antisemitizmin çok alçak düzeyde hissedilebilmesinde yatmakta. Bu da diğer Diaspora toplumlarına nazaran çok daha hızlı bir asimilasyona neden olmakta. Aynen İrlandalı, İtalyan ve Polonyalı Amerikalılar kendi özelliklerini kaybedip Amerikan Katolikleri haline geldikleri gibi Yahudilik te bir "din" olarak kabullenilmeye başlandı ki, bu da bir çok Amerikan Yahudisi'nin aktiv olarak uygulamadıkları bir müessese.
Gerçekten de gördüğümüz gibi Amerikan Yahudileri'nin büyük bir çoğunluğu sadece dini uygulamamakla kalmayıp çoğunlukla Yahudi olmayanlarla evleniyorlar ve onların çocukları da daha da büyük rakkamlar ile. Her dernek yetkilisinin veya bağış toplayıcının çok iyi bildikleri gibi bu durum da toplumsal bağlara, diğer Yahudilerin, Israel'de yaşayan Yahudiler de dahil olmak üzere, kaderlerine olan ilgi ve kaygılara çok büyük bir şekilde etki etmekte.
Peki ne yapmak lazım?
Ne yapılabilir? Amerikan Yahudi toplumunun içinde olduğu büyük demografik değişimi değiştirmek, mesela evlilikleri içe dönük [Yahudiler arşında] şekle getirmek gibi, olabilecek bir şey gibi durmuyor. Yahudi Devleti bakımından Israel ve Amerikalı destekçileri, Israel'e olan destekleri daha geçerli olan Tora Yahudileri'ne mi daha ağır bir şekilde yaslanmalılar? Veya dışa dönerek Evanjelik Hristiyanlar ile mi daha yakın ilişkilere girmeli? Büyümekte olan Latin veya Asya kökenli alt toplumlara mı erişmeye çalışılmalı? Veya Hasbara pogramlarını kuvvetlendirip genel Amerikan toplumuna mı daha kuvvetle seslenilmeli?
Bu önerilerin herbirisinin değeri ve limitleri var. Ancak ilk yapılması gereken problemin burada, Amerika'da olduğunu anlamakta yatıyor. Amerikan Yahudi toplumu değişime uğradığı için Israel'den geçmiş nesillere göre daha uzak, gittikçe daha hızlı bir şekilde zayıflıyor, buradaki veya ABD dışındaki Yahudiler ile dayanışma hissi ve bu hissi ifade etme isteği ve kabiliyeti çok daha zayıf.
Israel'in ve bizim selametimiz için Israel hükümetinin ve Yahudi Ajansının gelecek nesiller boyunca toplumu ne şekilde kuvvetlendirip, ne şekilde yardımcı olabileceklerini düşünmeleri doğru bir şey. Doğru olmayan ve red edilmesi gereken bu çabaların politize edilmesi ve Israel hükümetine karşı bir silah olarak kullanılmaya çalışılması. Organize Yahudi toplumunun hiç bir bölümü ile ilişkisi olmayan, bir Sinagog'a üye olmayan, (Pew araştırmasının deyimi ile) kendini "dinsiz" bir Yahudi diye tanımlayan, Israel'i hiç ziyaret etmemiş olan, Yahudiliğe geçmemiş biri ile evlenen ve çocuklarını Yahudi olarak büyütmeyen, kendi ebeveynleri veya dedelerine göre Israel'e çok daha az bağımlılık hissetmesinin nedeninin "İŞGAL" öldüğuna gerçekten inanmalı mıyız? Veya bu kişinin eğer Meret'z veya İşçi Partisi'nin seçimleri kazanması ile Israel'i kuvvetli bir şekilde destekleyeceğine ve ziyaret edeceğine mi inanmalıyız?
Israel'i ve Israel'in politikalarını savunmak Amerikan Yahudileri tarafından zevkle ve bağımlılıkla yapılabilecek bir görev olabilir. Aynı şekilde Israel'i bir yandan savunurken bazı politikalarını ve gerçeklerini (yerleşim politikalarını veya ortodox olmayan diğer Yahudi hareketlerin gördükleri yaklaşımı) değiştirmek veya ilimlandırmak için çalışılabilir. Konservatıv veya Reform hareketlerinin şu anda Israel'de yapmaya çalıştıkları şekilde, ki hiç biri Israel'de tabii kaldıkları ayrımcı yaklaşımlara rağmen Israel'den kopmadılar veya bezmediler. Ancak genellikle Amerikan Yahudileri Yahudi Devleti'ni savunma konusunu nankör Israellilerin sırtlarına yükledikleri ve inatla kaldırmayı red ettikleri bir yük olarak görmekteler.
Israel'li ve Amerikalı yetkililerin ve geçmiş yetkilierinin yanında büyük çoğunluğu Yahudi olan yardımseverler, politik analistler ve gazetecilerin katılımı ile yapılan Brookings Enstitüsünün Saban Forumu'nun senelik toplantısında böyle bir Yahudi ile karşılaştım. Kendi panellerimden birinde dinleyiciler arasından bir katılımcı kendi kızının Üniversite Kampüsün'de karşılaştığı durum hakkında konuşmak üzere söz aldı. Kampüslerde o kadar çok Israel karşıtlığı ve eleştirisi var ki diye yakınıyordu. "Eleştirenler sert ve akıllılar, savunmak zorunda kalanlar için çok zor bir durum var." "Israel kesinlikle bu durumdan haberdar olmalı ve genç Amerikan Yahudileri'nin üzerine yüklediği bu acı deneyimi getiren politikalarını değiştirmeli" diye bize tavsiyede de bulundu.
Waxman'ın Israel liderlerine onları sonuçta Israel'in şu anda bulunduğu yönü değiştirecek kararlar almaya yönlendirecek baskı yapılmalı şeklindeki tavsiyesinin bir yankılanmasıydı bu. Bizim mutsuz ebeveynimiz Üniversite yöneticilerinin ve profesörlerinin böylesine düşman bir ortamın yaratılmasına neden izin verdiklerini sorgulamak için hiç duraksamadı? Kendi kızına doğru bir akademiyi seçmesinde yardımcı olma sorumluğunda başarısız olduğunu veya kendi çocuğuna ve etrafındaki arkadaşlarına gittikçe daha da çoğalan bu iklime hazırlayan temeli vermekte başarısız olduğunu ve anti Israel seslerin neden bu kadar kuvvetli olduklarını araştırmadığını hiç düşünmeye vakit ayırmamaktaydı. Ve bu ebeveyn, kelimenin tam anlamı ile hayati tehlike altındaki Israelileri korumak için sürdürülen politikaları eleştirmenin, politik veya sosyal zorluklar ile karşı karşıya kalan Amerikan Yahudi öğrencilerinin durumu ile karşılaştırmasındaki uygunsuzluğu da düşünmemekteydi.
Belki Israel ve Amerikan toplumları daha da bir birlerinden uzaklaşacaklar ve eleştiri seviyesi yükselecek. Ama bu gidişatı azaltmak için her şekilde bazı şeylerin yapılması gerekiyor. Ancak ilgilendiğimiz bu durum Israellileri veya politikalarını suçlayarak çözülmeyecek. 
Problemler evde başlıyorlar, çözümleri de burada.

ABD YAHUDİLERİ VE ISRAEL BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞIYORLAR -- SUÇLU KİM? #3

bs"d

Bölüm 3 (Bölüm 1 ve 2 icin)


ABD Yahudileri ile Israel arasındaki mesafenin artmasını işleyen makalenin üçüncü ve son bölümü:

Ne yapılabilir? Amerikan Yahudi toplumunun içinde olduğu büyük demografik değişimi değiştirmek, mesela evlilikleri içe dönük [Yahudiler arşında] şekle getirmek gibi, olabilecek bir şey gibi durmuyor. Yahudi Devleti bakımından Israel ve Amerikalı destekçileri, Israel'e olan destekleri daha geçerli olan Tora Yahudileri'ne mi daha ağır bir şekilde yaslanmalılar? Veya dışa dönerek Evanjelik Hristiyanlar ile mi daha yakın ilişkilere girmeli? Büyümekte olan Latin veya Asya kökenli alt toplumlara mı erişmeye çalışılmalı? Veya Hasbara pogramlarını kuvvetlendirip genel Amerikan toplumuna mı daha kuvvetle seslenilmeli?

Bu önerilerin herbirisinin değeri ve limitleri var. Ancak ilk yapılması gereken problemin burada, Amerika'da olduğunu anlamakta yatıyor. Amerikan Yahudi toplumu değişime uğradığı için Israel'den geçmiş nesillere göre daha uzak, gittikçe daha hızlı bir şekilde zayıflıyor, buradaki veya ABD dışındaki Yahudiler ile dayanışma hissi ve bu hissi ifade etme isteği ve kabiliyeti çok daha zayıf.

Israel'in ve bizim selametimiz için Israel hükümetinin ve Yahudi Ajansının gelecek nesiller boyunca toplumu ne şekilde kuvvetlendirip, ne şekilde yardımcı olabileceklerini düşünmeleri doğru bir şey. Doğru olmayan ve red edilmesi gereken bu çabaların politize edilmesi ve Israel hükümetine karşı bir silah olarak kullanılmaya çalışılması. Organize Yahudi toplumunun hiç bir bölümü ile ilişkisi olmayan, bir Sinagog'a üye olmayan, (Pew araştırmasının deyimi ile) kendini "dinsiz" bir Yahudi diye tanımlayan, Israel'i hiç ziyaret etmemiş olan, Yahudiliğe geçmemiş biri ile evlenen ve çocuklarını Yahudi olarak büyütmeyen, kendi ebeveynleri veya dedelerine göre Israel'e çok daha az bağımlılık hissetmesinin nedeninin "İŞGAL" öldüğuna gerçekten inanmalı mıyız? Veya bu kişinin eğer Meret'z veya İşçi Partisi'nin seçimleri kazanması ile Israel'i kuvvetli bir şekilde destekleyeceğine ve ziyaret edeceğine mi inanmalıyız?

Israel'i ve Israel'in politikalarını savunmak Amerikan Yahudileri tarafından zevkle ve bağımlılıkla yapılabilecek bir görev olabilir. Aynı şekilde Israel'i bir yandan savunurken bazı politikalarını ve  gerçeklerini (yerleşim politikalarını veya ortodox olmayan diğer Yahudi hareketlerin gördükleri yaklaşımı)  değiştirmek veya ilimlandırmak için çalışılabilir. Konservatıv veya Reform hareketlerinin şu anda Israel'de yapmaya çalıştıkları şekilde, ki hiç biri Israel'de tabii kaldıkları ayrımcı yaklaşımlara rağmen Israel'den kopmadılar veya bezmediler. Ancak genellikle Amerikan Yahudileri Yahudi Devleti'ni savunma konusunu nankör Israellilerin sırtlarına yükledikleri ve inatla kaldırmayı red ettikleri bir yük olarak görmekteler.

Israel'li ve Amerikalı yetkililerin ve geçmiş yetkilierinin yanında  büyük çoğunluğu Yahudi olan yardımseverler, politik analistler ve gazetecilerin katılımı ile yapılan Brookings Enstitüsünün Saban Forumu'nun senelik toplantısında böyle bir Yahudi ile karşılaştım. Kendi panellerimden birinde dinleyiciler arasından bir katılımcı kendi kızının Üniversite Kampüsün'de karşılaştığı durum hakkında konuşmak üzere söz aldı. Kampüslerde o kadar çok Israel karşıtlığı ve eleştirisi var ki diye yakınıyordu. "Eleştirenler sert ve akıllılar, savunmak zorunda kalanlar için çok zor bir durum var." "Israel kesinlikle  bu durumdan haberdar olmalı ve genç Amerikan Yahudileri'nin üzerine yüklediği bu acı deneyimi getiren politikalarını değiştirmeli" diye bize tavsiyede de bulundu.

Waxman'ın Israel liderlerine onları sonuçta Israel'in şu anda bulunduğu yönü değiştirecek kararlar almaya yönlendirecek baskı yapılmalı şeklindeki tavsiyesinin bir yankılanmasıydı bu. Bizim mutsuz ebeveynimiz Üniversite yöneticilerinin ve profesörlerinin böylesine düşman bir ortamın yaratılmasına neden izin verdiklerini sorgulamak için hiç duraksamadı? Kendi kızına doğru bir akademiyi seçmesinde yardımcı olma sorumluğunda başarısız olduğunu veya kendi çocuğuna ve etrafındaki arkadaşlarına gittikçe daha da çoğalan bu iklime hazırlayan temeli vermekte başarısız olduğunu ve anti Israel seslerin neden bu kadar kuvvetli olduklarını araştırmadığını hiç düşünmeye vakit ayırmamaktaydı. Ve bu ebeveyn, kelimenin tam anlamı ile hayati tehlike altındaki Israelileri korumak için sürdürülen politikaları eleştirmenin, politik veya sosyal zorluklar ile karşı karşıya kalan Amerikan Yahudi öğrencilerinin durumu ile karşılaştırmasındaki uygunsuzluğu da düşünmemekteydi.

Belki Israel ve Amerikan toplumları daha da bir birlerinden uzaklaşacaklar ve eleştiri seviyesi yükselecek. Ama bu gidişatı azaltmak için her şekilde bazı şeylerin yapılması gerekiyor. Ancak ilgilendiğimiz bu durum Israellileri veya politikalarını suçlayarak çözülmeyecek. Problemler evde başlıyorlar, çözümleri de burada.


ABD YAHUDİLERİ VE ISRAEL BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞIYORLAR -- SUÇLU KİM? #2

bs"d

Bölüm 2 (Bölüm 1 icin)


Dün ilk bölümünü astığım ABD Yahudileri ile Israel arasındaki mesafenin artmasını işleyen makalenin ikinci bölümüne kaldığım noktadan devam ediyorum:

[Alıntısını dün ilettiğim son paragraf] sürpriz olmamalı. Hebrew Union College'in önemli şahsiyetlerinden ve Reform hareketinin ruhban liderlerinden Lawrence Hoffman'ın yazdığı gibi: "Geçmiş nesillerin faydalanmış olduğu etnik birlikteliğin yok olması... [ve] yüksek düzeydeki karışık evlilik oranımız... gelecek nesil Yahudileri daha da artarak çocukluk anıları Yahudi olmayan, Yahudi arkadaşlar edinmek için açıkça bir nedenleri olmayan, ilgi alanları ve davaları Yahudi olmayan bir nesil olacaklar."

Bu "davaların" arasında Israel de olacak. Neden ilgilensinler ki? Hoffman'ın dikkatimizi çektiği noktalar cevabı şüphesiz vermekteler ve 2013 ABD Yahudileri'ni konu eden geniş Pew araştırması da  bunu tasdikliyor. Bu cevabın büyük bir bölümü, belki de en büyük bölümü bugün yüzde 50'den yüksek oranda olan karışık evlilikler. 2000 senesinden beri her 10 Amerikan Yahudisi'nin 6'sı karışık evlilik yapmış. (Tora'ya bağlı -- ortodoks -- Yahudiler arasında karışık evlilik oranı kayda değmeyecek %2.) Dahası karışık evliliklerden doğan çocukların kendileri her 10'da 6'dan, bu oranı her 10'da 8'e yükseltmekteler.

Benzer sonuçlar Yahudi milletine ait olmak yönünden de ortaya çıkmakta. Pew araştırmasına göre Yahudi olmayan biri ile evli olnalardan sadece %20 çocuklarını Yahudi olarak büyütmekte olduklarını söylemekteler. Yahudi milletine kuvvetli bağımlılık hissedip hissetmedikleri sorulduğunda  sadece %59 evet derken aynı soruya Yahudi ile evli olanlar da %92 oranında pozitiv cevap verilmekte. Karışık evlilik yapnların ihtiyaç duyan Yahudile'e yönelik özel bir sorumluluk hissetme oranları %49 iken Yahudi ile evli olanlarda bu oran %80.

Tabii karışık evlililer toplumsal dayanışmanın mertebelerini göstermek için tek yol değiller. Din [siç] diğer bir faktör. Kendileri dini olarak Yahudi diye tanımlayanların yarısı Israel'e ilgi onlar için Yahudi olmanın anlamında "başlıca" bir yer tutuyor derlerken, uygulamayanlar arasında bu %23.
Ayrıca yaş ta diğer bir faktör. 65 ve üstündeki Yahudiler 30 ve altındakilere nazaran çok daha yüksek bir oranda Israel ile ilgi kendileri için "önemli" bir unsurdur demekteler.

Yaş faktörünün ortaya koyduğu sonuçlar genç Amerikan Yahudileri'nin kendilerini Israel'den uzaklaştırdıkları sonucuna varılmasına kaynak oldular. Bu sonucu destekleyen veriler mevcut ancak arkasında ne yattığını anlamazsak bu verilerin de bir anlamı kalmıyor. Waxman [makaleye konu olan iki kitaptan birinin yazarı] gençlerin "işgal"den ve "Likud'un sürdüğü politikalardan" gücendiklerini düşünüyor. [Diğer kitabın yazarı] Barnett te aynı sonuçlardan çok farklı yazmıyor. Daha derin bir analiz çok daha geniş bir fenomen ile karşı karşıya olduğumuza işaret ediyor. Israel'in sürdüğü politikalar ile derin bir ilgisizlik bu politikaları eleştirmek veya "ulus devlet" kavramı ile işbirliği yapmak sıkıntısından kurtulmak isteği ile eşit ve hatta daha da önemli bir neden olabilir.

Amerikan Yahudileri arasında etnik dayanışmanın uğradığı erezyon şüphesiz Amerikan toplumunun özellikle açık bir toplum olmasında ve antisemitizmin çok alçak düzeyde hissedilebilmesinde yatmakta. Bu da diğer Diaspora toplumlarına nazaran çok daha hızlı bir asimilasyona neden olmakta. Aynen İrlandalı, İtalyan ve Polonyalı Amerikalılar kendi özelliklerini kaybedip Amerikan Katolikleri haline geldikleri gibi Yahudilik te bir "din" olarak kabullenilmeye başlandı ki, bu da bir çok Amerikan Yahudisi'nin aktiv olarak uygulamadıkları bir müessese.

Gerçekten de gördüğümüz gibi Amerikan Yahudileri'nin büyük bir çoğunluğu sadece dini uygulamamakla kalmayıp çoğunlukla Yahudi olmayanlarla evleniyorlar ve onların çocukları da daha da büyük rakkamlar ile. Her dernek yetkilisinin veya bağış toplayıcının çok iyi bildikleri gibi bu durum da toplumsal bağlara, diğer Yahudilerin, Israel'de yaşayan Yahudiler de dahil olmak üzere, kaderlerine olan ilgi ve kaygılara çok büyük bir şekilde etki etmekte.


Peki ne yapmak lazım?

Üçüncü bölümde makale yazarının vardığı sonuçları ve önerilerini ileteceğim. (bli neder)

Çarşamba, Nisan 06, 2016

ABD YAHUDİLERİ VE ISRAEL BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞIYORLAR -- SUÇLU KİM?

bs"d

Bölüm 1


Mosaic Magazininde bu hafta Elliott Abrams'ın ABD Yahudileri ve Israel'in birbirlerinden uzaklaşmalarının nedenini işleyen ve yeni yayınlanan iki kitabı işleyen bir makalesi yayınlandı.
Kanımca mutlaka okunması gereken bir makale.
Yazarın vardığı sonuç ana hatları ile şu şekilde:
Israel'i ve Israel'in politikalarını suçlamak işin en kolay yolu. Ama eğer bu durumun gittikçe daha derinleşmesini önlemek istiyorsak Israel'i suçlamak yerine tamir işine evde, yani ABD Yahudileri nezdinde başlamak gerekiyor.
Zamanında ABD Yahudileri'ni birleştirici bir unsur olan Israel bugün onların bölünmelerinin nedenlerinden biri.
İlk aşamalarda aslında Siyonizm veya kulağa daha hoş gelen şekli ile Yahudi milliyetçiliği ABD Yahudileri arasında pek popüler olmadı.

If American Jews and Israel Are Drifting Apart, What's the Reason?

Makaleden bazı alıntılar:

ABD Yahudileri nezdinde Siyonizm uzun zaman şüphe ile karşılandı. Çifte sadakat meselesi rahatsız ediyordu. Ayrıca Siyonizm'in sadece ve/veya öncelikle Yahudiler'in güvenliği ile ilgili olması liberal üniversalizm idealine ters düşüyordu. ABD Yahudileri ve liderleri Siyonizm'e geç yaklaştılar. Özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesi ve hatta sonrasına kadar önemli cemaat kurumlarının yönetimini ellerinde bulunduran Alman Yahudileri arasında. Israel Amerikan Yahudiliği içinde 1950 -60'lara kadar marjinal kalmaya devam etti. Ikinci Dünya Savaşı ve Holokost'a rağmen Amerikan Yahudileri şehirlerden banliyölere taşınma rüyaları ile meşguldüler. Öbür rüya, Yahudilerin Israel'e geri dönme rüyaları, hiç bir zaman rüyalarına girmedi.

Yahudilik olarak Reform hareketinin en önemli dayanağı olan "Kehanet Yahudiliği" (daha çok Yahudiliğin içindeki etik ve ahlaki değerleri öne süren ve Halahik sistemi dışlayan sistem), bugün "Tıkun Olam" şeklinde Tora'ya bağlı olmayan ABD Yahudileri'nin dini haline geldi. Dünyayı sosyal adalet ile tamir etmek. Bu ABD Yahudilerinin bir çoğu tarafından Yahudi riy]tuellerini uygulamaktan ve Israel'i desteklemekten daha önemli bir yer tutmakta.

Bir çok şekilde İngiliz, Avustralya ve Kanada Yahudileri sayı olarak çok daha ufak olmalarına rağmen ABD Yahudileri'ne göre çok daha kuvvetliler ve çok daha fazla Siyonistler. Politik olarak ta oylarını daha çok Israel'i destekleyen partilere vermekteler. Avuştarlya'da Israel'e yakınlık gösteren liberal partiyi, İngiltere'de Margaret Teacher gibi liderleri, Kanada'da da Stephen Harper'i desteklediler. ABD'de ise bu yönde bir dinamik görünmemekte. 2012'de Demokrat Parti rejimi ile Israel arasındaki sürtüşmelere rağmen ABD Yahudileri'nin %70'i halen Obama'ya oy verdiler. 2004'te Israel ile olan iyi düzeyde ilişkilere rağmen ABD Yahudileri'nin %76'sı Cumhuriyetçi bir Başkan'ı tekrar sevcmeye karşı oy kullandılar.

Bu oy kullanma alışkanlıklarına istisna Tora'ya bağlı Yahudiler (ortodoks) arasında görülmekte. Ve burada da ABD Yahudileri ile Israel arasında gittikçe büyümekte olan uçurumun ilk açıklamalarına da göz atabilmekteyiz. Aslında ABD Yahudileri kimlerdir?

Tora'ya bağlı Yahudiler Liberal Yahudiler'e göre Israel'e daha duygulu bir bağ sahibidirler. Politik olarak Demokratlar gittikçe daha fazla Israel'i eleştirirlerken, Cumhuriyetçiler gittikçe daha fazla desteklemekteler.

Genç nesil Yahudilerin daha yaşlı nesillere göre Israel'e karşı duruşları daha eleştirici olmasının en büyük nedeni yeni neslin karışık evlilikler sonucu dünyaya gelmiş olmaları. Karışık evliliklerin bu gençlerin üzerinde politik etkileri tartışılamaz. Ebeveyleri karışık evlilik yapmış gençler çok daha liberal oldukları gibi Israel'e de çok daha az bağımlılık hissetmekteler. Hızla büyümekte olan bu grubun Israel-Filistin konusundaki görüşleri diğer Amerikan Yahudilerinden değişik olması bir sürpriz değil.




Devam edecek (bli neder).

Çarşamba, Mart 16, 2016

HEPİMİZE BİR DERS -- CAROLINE GLICK

bs"d

Caroline Glick bugün Jerusalem Post gazetesinde ABD Yahudiliği'nin durumu hakkında bir makale yayınladı. Kendisi sadece ABD Yahudiliği ile ilgili yazmış olsa dahi kanımca bu tüm Diaspora toplumları için, özellikle biz Türkiye Yahudileri gibi secülerizmi kendine milli bir din şekline getirmiş olan toplumlar için de geçerli:

Kabaca tercüme ettim. Okuyan olur mu bilmem ama en azından yazının İngilizce aslına da bir göz atmakta yarar var derim.

NOT: Özellikle cemaatimizin gençlerinin gittikçe büyüyen bir rakkam ile ABD'de Üniversitelere gitmeye başlamaları ve genelde temelin altında bir Yahudilik eğitimi ile bu sorunlar ile karşılaşmakta olmaları bizim için bu yazıyı daha da önemli kılmakta.

Yazının orijinali:

The tragic state of American Jewry

********************************
Amerikan Yahudileri çeşitli krizlerin içine batmış bir durumda. En çok dikkati çekenler çok çok yüksek düzeydeki karışık evlilikler ve Israel'e karşı olan duruş, özellikle de BDS (boykot) örgütünün Israel'e karşı olan duruşu ilk göze çarpanlar.

Tarih boyunca Yahudi devamlılığının kökü Tora, Eretz Israel ve Israel milletinde idi. Tora'yı tanımak, en azından Tora hikayelerini, kanunlarını, yazılı ve ağızdan aktarılan kanunları, duaları bilmek binlerce yıl Yahudi sürgününün kimliğinin ana direkleri idiler. Tora ve Tora kanunları ile olan yakınlık Yahudilerin bir birleri ile olan ilişkilerini, özel olduklarını bilmek ve vaad edilmiş topraklara bağ yolu ileydi bu.

1948'de Israel devleti'nin kurulması ve ABD'de seculerizmin, özellikle de Yahudi toplumu içinde yayılmasının sonucunda Siyonizm ve Ulus olma fikri Amerikan Yahudi kimliğine daha fazla katkıda bulunmaya başladı.

Secülerleşmiş bir topluma Tora ve içindeki kanunlar ile hitap etmek yerine Israel, secüler Yahudi tarihi ve özellikle Holokost ile alakalı eğitim vermek kesinlikle daha doğru geliyordu.

Bir kaç nesil boyunca Israel'e ve Yahudi milleti nosyonuna dayanmak ise yaradı. İki neden yüzünden. Öncelikle 1980'lere kadar karışık evlilikler daha azdı. İkinci olarak 1980'lere kadar ABD YAhudileri'nin büyük bir çoğunluğunun kendilerini içinde buldukları politik sol katiksiz bir şekilde Israel tarafıydı.

Karışık evliliklerin artması ile Yahudi ayrıcalığını korumak zorlaştı. Sonuçta aileler için Yahudi mirası ve Halaha ile yarı-Yahudi torunlar arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarında Halaha'nın bir kenarda kalacağı tartışılmazdı. Dedelerin ve ninelerin zaten pek bir tanışıkları kalmayan Halaha ile torunları arasında bir seçim yapmalarını beklemek insancıl değil.

Ve Israel. Amerikan solu kendini Israel karşıtı analatımlara iliştirdikçe sol politikaları ile Israel arasındaki birlikte var olma durumu bitti. Bunun sonucunda 1990'lardan itibaren Siyonist eğitimin yerini "barış çalışmaları" aldı. Israel'e olan destek FKÖ ile barışa destek haline geldi.

Tora'ya bağlı olmayan Yahudiler arasında karışık evlilik oranı keskin bir şekilde artmaya devam etmesi sonucunda, bugün Tora'dan uzak Yahudiler'in nerede ise hepsi karışık evlilik yapmakta, erginliğe ulaşmakta olan Yahudiler'in Israel ve Siyonizm tarihi bilgileri yüzünden ilişkileri  FKÖ ile olan ilişkinin ilerisine gidemedi.

Bugün NY Times'in bile dikkatini çekecek düzeye varan solcuların Yahudi düşmanlığı şeklini alan Israel'e olan düşmanlıkları sol kanatta olan ABD Yahudileri'ni de etkiledi.

Bugün Üniversite Campüslerindeki, bar/bat mitzva için öğrendikeleri azıcık Yahudilik bilgisi ile, Yahudi milleti bilgisi ve karışık evlilikler yüzünden doğan kültürel asimilasyon ve Holokost dışında başka Yahudi düşmanlığı hakkında bilgileri olmayan Yahudi gençler Israel'i neden savunmaları gerektiğini anlayamıyorlar. Flört ettikleri kişinin Yahudi olup olmadığının neden önemli olduğunu kavrayamıyorlar. Bir çok Yahudi öğrenci Yahudi bir Develet'in var olma hakkına karşı olanların neden Yahudi karşıtı olduklarını anlayamıyorlar.

Geçen hafta Los Angeles ve çevresinin Yahudi örgütleri başkanı Jay Sanderson kendilerinin ve ebeveylerinin hüsranlarına Ha'Aretz'e verdiği bir röportaj ile ses verdi: Israel hükümetini Üniversite kampüslerinde BDS (Israel'i boykot) hareketine karşı harcadıkları kaynaklar için ağır bir şekilde eleştirdi.

Şanderson sözlerine öğrenci birliklerinde yapılan Israel'i boykot oylamalarının Israel ekonomisine bir etkisi olmadığına işaret ederek başladı. Israel GDP'sine (gayri safi yurt içi hasıla) bir etkisi olmadığı için Israel'in bunlara aldırmaması gerekiyor demekte.

Israel BDS'le savaşmaktan vaz geçmeli ve sadece kendi ekonomisine bir etkisi olmadığından dolayı değil. Şanderson'a göre Israel BDS ile savaştıkça ABD Yahudileri'nin desteğini kaybetmekte.

Yani Şanderson'a göre kendi varlığına karşı saldırmakta olan BDS'e karşı mücadele etmekle Israel ABD Yahudilerini kutuplaştırmakta, Yahudi öğrencileri uzaklaştırmakta.

Ona göre "bunlar Israel konusunda iki yöne de çekilebilecek olan Yahudi gençler." "Ancak konu küçük sayıdaki aşırı sol ve aşırı sağ tarafından bu kadar üç kutuplara çekildiği için, tek gereken ufak bir itekleme ile bu gençleri Israel'den uzaklaştırmak mümkün." Ve buda aslında hiç öyle büyük olmayan bir tehdit olan BDS karşısında kampüslerdeki Yahudi yaşamı cücelestirilmekte. Bu BDS'ın büyük bir problem olduğu hakkında veya J-street'in problem olup olmadığı konusunda endişe duyarken yüzde 75'i Yahudi toplumundan ve Israel'den uzaklaştırıyoruz.

Şanderson Israel kutuplaştırdığından dolayı kampüslerde Yahudi toplum yaşamı için bir temel olarak görülmemeli demekte.

Şanderson "Israel çok karmaşık" demekte. "Bizim yaklaşımımız bu öğrencileri öncelikle Yahudi yaşamına bağlamak ve daha sonra Israel ile anlamlı bir şekilde kurulacak bir ilişkiye varmak olmalı." KIsaca daha önce uygulanan önce Israel'i tanı ve bu yol ile Yahudliği kesf et taktiğine ters olarak önce Yahudiliğin ile gurur duy, sonra ısrael ile ilgili bilgilen taktiğine yönelmek gerekiyor. Bu bizim uygulamayı öğrenmemiz gereken ve kolay olmayan büyük bir değişim.

Şanderson'un söylediklerinin yenilgici ve ters olduğunu iddia etmek kolay. Sonuçta öğrenciler Israel'in kendileri için Yahudi olarak öneminin ve Yahudi dünyasındaki merkezi yerinin farkında olsalardı kuvvetli bir şekilde Israel'i zaten desteklemeyecekler miydi?

Şanderson'un bu sözleri toplumunu yönetmekteki kendi yetersizliğine işaret etmekten fazla Yahudi kimliğinin içinde olduğu krizin derinliğini göstermekte. Şanderson kendi pozisyonunun haklılığını göstermek için kendi kızını dahi Israel'i desteklemeye ikna edemediğini örnek olarak göstermekte. Kendi kızının Israel'in meşruluğunu sorgulamakta olduğunu açıklamakta.

"Eğer ona bu soruları sormaması gerektiğini, veya sorularının ve hislerinin yanlış olduğunu söylersem, bizim aramızdaki ve onun Israel ile olan ilişkisi bakımından ne anlamı olacak?  Ebeveynlerin ve dedelerin karışık evliliklere olan pozisyonları kendi çocukları ve torunları ile onları karşı karşıya getirmesi gibi Siyonizmleri de kendi çocuklarının anti-Siyonizm'i ile onları aynı karşıt konuma getiriyor.

Bu krizden çıkış yolunu görmek çok zor.

Bazılarına göre ABD'de artan Yahudi düşmanlığı Amerikan Yahudilerinin Yahudilikleri hakkındaki cehaletleri ve bu cehalete eşlik eden Yahudiliğin her yönünden uzaklaşmalarına karşı bir ilaç olacak. Bunda bir gerçek olabilir. Sonuçta hiç bir şey sizi nefret gibi uyarmaz.

Ancak bugün anti-Israel örgütlerde merkezi roller üstlenen Yahudiler mevcut. J-street bağımlı öğrenciler BDS'i destekliyorlar. Barış için Yahudi Sesi (Jewish Voice for Peace - JVP), Şimdi Barış için Amerikalılar (Americans for Peace Now) ve diğer bazı Yahudi gruplar Israel için, Yahudi çocukları Siyonizm tarihi ve Israel hakkında eğitmeye de çalışan, emek vermekte olan genel diğer grupları engellemekte baş rolleri oynamaktalar..

Bu anti-Israel Yahudi gruplar toplumun Israel'i desteklemelerini engellemekten çok daha fazla şeyler yapmaktalar. İlgisiz Yahudilerin, kendilerini Yahudiliklerine bağlamakta bir etken olabilecek olan anti-semitizmi, kendi suratlarına tokat atarcasına etkileyen anti-semitizmi tanımalarına engel olmaktalar.

Aynı şekilde Yahudi eğitimcilerin Holokost'a verdikleri özel önem Yahudilerin antisemitizmin devam eden bir önyargı olduğunu anlamalarını zorlaştırmakta. Bugün Yahudiler ,ölüm kampları olmamasına rağmen ve tüm antisemitlerin Nazi olmamalarına rağmen, antisemitzmin var olduğunu kavramakta zorlanmaktalar. Bazı antisemitler kendi progresive profesörleri.

Amerikan Yahudiliği'nin kurtulmasının sadece gittikçe daha geniş toplum çerçevesinde Yahudiliğin üç temelinin anlamlı ve orijinal şekilde tekrar yapılandırılması ile olacağı kabul edilmesi zor bir gerçek. Tora bilgisi artmalı. Yahudi milleti kavramı yaşanmalı ve savunulmalı. Siyonizm ve Siyonist tarihi öğretilmeli.

Belki de bu Şanderson'a cevap. Eğer Üniversite öğrencilerine Siyonizm aşılamanın çok zor olduğunu düşünüyorsa, o zaman onlara hepsini - Torat Israel, Am Israel ve Eretz Israel'i - öğretmenin zamanı geldi. Ama, hiç bir bilgiye sahip olmadan anında ve devamlı bir haz hissetmek isteyen bir kültürde bu kolay olmayacak.

Ancak eğer Amerikan Yahudi tarihi bize bir şey öğretiyorsa, hepsinin gerekli olduğunu öğretiyor.
Related Posts with Thumbnails