shomer shabat

JABOTINSKY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
JABOTINSKY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Temmuz 27, 2017

TEŞA BE'AV VE ZAMANA UYGUN BİR UYARI

bs"d



Önümüzdeki Pazartesi akşamı ve Salı günü Yahudi takviminin en acı gününü tekrar anacağız. 
Bet Ha'Mikdaş'ın iki kere yıkılması ve sonuçlarında şu anda da içinde olduğumuz sürgün devrinin başlaması.
Bildiğimiz gibi İslam dünyası ve fırsatçılar Tapınak Tepe'de olan son olaylar üzerine odaklanmaktalar. Haz"al (Rahmetli Hahamlarımız) bize sonuçta işin Yeruşalayim üzerinde biteceğini söylemişlerdi. Diaspora'da - nerede olursa olsun - Yahudi için yaşam şartları gittikçe zorlaşmakta ve etrafımızdaki çember daralmakta.

Bu ışıkta 1938 senesinde Varşova'da yaklaşan Holokost tehlikesine karşı Yahudileri uyarmaya çalışan, senelerce bunun için yırtınan modern tarihimizin en büyük Yahudi liderinden biri olarak kabul edilebilecek Jabotinsky'nin sözlerini bir kez daha okumakta büyük yarar var: -- İsteyen "Jews of Poland" yerine "Jews of ......" diye okuyabilir. İstemeyen Rayband gözlüklerini giymeye devam edebilir...

Kolay ve anlamlı bir oruç (umarım gerek kalmaz) ve yakında tüm Yeruşalayim'in bütünleşmesi ve tüm insanlığın TEK Tan-rı'ya serbestçe ibadet edebileceği Tapınağımızın inşaası dileklerimle.

Paragrafın kısaca tercümesi:
Polonya Yahudileri, üç senedir sizlere bir rica ile sesleniyorum. Sizleri büyük bir felaketin yaklaştığı hakkında aralıksız uyarmaktayım. Saçlarıma ak düştü ve yaslandım, çünkü kalbim kan ağlıyor, sizler, sevgili kardeşlerim, yakında yıkım ateşini fışkırtacak olan volkanı görmüyorsunuz. Ben korkunç bir manzara görüyorum. Kurtulabilmek için vakit az. Biliyorum, sizler göremiyorsunuz, çünkü günlük dertleriniz ile uğraşmaktasınız. Saat 12'ye varırken uyarılarıma kulak verin. All-ah aşkı için: Her biriniz halen vakit varken kendini kurtarsın. Ve zaman çok az.

Pazar, Mart 13, 2016

DÜNÜN DIŞLANANLARI, BUGÜNÜN KAHRAMANLARI

bs"d

Birinci Dünya Savaşı sonrasında toplanan Paris konferansına lojistik yardımda bulunan ama özellikle Weizman ve Sokolov tarafından dışlanan Aaron Aaronsohn pasif Siyonizm yerine aktiv Siyonizm'in baş yanlısı idi.
Tabii bu akımın başında Jabotinsky geliyordu.
Yine dışlanan diğer bir lider daha.
Daha sonra onları dışlayanlar onların savunduklarını devreye sokunca da tüm krediyi kendilerinde toplamayı da becerdiler.

Daha evvel paylaştığım "Lawrence and Aaronsohn" kitabından:



Kitap Aaronsohn ailesinin trajedisini çok detaylı bir şekilde işlemekte. İlginç bulduğum başka bölümleri de paylaşacağım.

Pazar, Şubat 22, 2015

HATIRLATIYORLAR

bs"d

Başbakan Netanyahu'nun Avrupa Yahudileri'ne yaptığı "İsrael'e gelin" çağrısına ters tepki gösteren tüm Avrupa Yahudi liderleri bana 1930'larda onları uyaran ve red edilen Jabotinsky'yi küçük gören ve kendilerini Auschwitz'te bulan liderleri hatırlatıyor.

Tarih idiotlar için kendi kendini tekrar edip ders vermeye çalışıyor.

European Jewish leaders that reject Prime Minister Netanyahu's call to come back to Israel remind me the same European Jewish leaders that in 1930s ridiculed and rejected Jabotinsky's calls to pack and leave Europe and found themselves in Auschwitz.

History tries to educate the idiots by repeating it self again and again.


Cumartesi, Ocak 17, 2015

HAYSİYET VE SESSİZLİK --İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SıNıRLARı

bs"d




En az senede bir kere 20. yüzyılın en büyük Yahudi düşünürlerinden Rabbi Joseph B. Soloveitchik'in "the lonely man of faith" (inancın yalnız adamı / inançlı adamın yalnızlığı) adlı makalesini okumaya çalışırım. Makale Tora'nin Beresit'te bize ilk insanın yaratılış hikayesini neden iki ayrı versiyon ile verdiğini işlemekte. Makalenin başında Rav "kavod" kelimesinin taşıdığı anlamlardan birinin de "haysiyet - asalet" (dignity) olduğunu yazıyor ve su şekilde devam ediyor:


Anonimlikte (gizli kalmakta) bir haysiyet yok. Eğer şahıs mesajını iletebiliyorsa haysiyetlilik iddiasında bulunabilir. Mesajı saklı ve kişiliğinin derinliğine bastırılmış sessiz şahıs haysiyetli (asaletli) sayılamaz.

Yani bizim bazen milli karakterimiz olması ile övündüğümüz "kayadez" sessizlik hiç bir şekilde bir "haysiyet" ifade etmemekte. Yine benim için 20. yüz yılın en büyük diğer düşünürlerinden biri olan Jabotinsky'nin "sessizlik çöptür dizelerini bu bağlamda değerlendirmek te daha da anlamlı.
Bütün bunları bir de son günlerde özellikle konu olan ifade özgürlüğünün sınırları ile ilgili değerlendirmek mümkün. Özgür ve demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü nerede ise sınırsız. ABD'de mesela bunun en üst sınırı olarak bir sinema salonunda "yangın var" diye bağırmanın ifade özgürlüğünü aştığı nokta olarak belirlenmiştir. Bugün dünyada 1 milyara yakın Müslüman'in hassas olduğu Hz. Muhammed'in onurunu ayaklar altına alan karikatürleri yayınlamanın sinemada "yangın var" diye bağırmakla aynı olduğunu iddia edenler var. Bunun yanında kendini halkın Papa'si olarak lanse eden ama aslında Soros'un planlinin bir piyonu olan Stalin'in Papa'sinin "anneme küfr edenin ağzını yumruklarim" sözü ile "politik iki yüzlülüğünü" ortaya koyan ve İsa doktrinine (öbür yanağı çevirme doktrini) ters düşen bir ifade ile Paris'teki saldırıları hafifletmesi var.
Evet annene küfr edene "ayıp ettin" demek yetersiz olabilir ama makine tüfeklerle de taranmayi gerektirecek bir durum değil.
Benim için ifade özgürlüğünün hangi noktada bittiğini tespit edecek durum fiziksel ihtilafa vardığı ana kadardır. Sinemada "yangın var" diye bağırmak bu sınırı çok güzel ifade ediyor. Ama kisininkabullendigi kutsallara dil uzatma ifade özgürlüğünün sınırları içinde kalmalı. Benim kutsallarim da dahil olmak üzere.
Ama tabii bu daha çok su kaldıracak bir konu. Mesela aynı karikatürler Atatürk'u hedef alan şekilde yayinlansalardi ne derdik? Eğer Atatürk - ki bir çok aydın Türkiyeli için "kutsal"dir - bu sınırların dışında ise o zaman Hz. Muhammed'in de aynı sınırlar dışında olmasını talep edenleri normal karşılamalıyız. Ama eğer içinde ise aynı şekilde kendi kutsalimizi da o sınırların içinde görmemiz gerekiyor. Aynı şey tabii Yahudi kutsalları için de geçerli.
Evet kızmaya, protesto etmeye, sivil itaatsizlik sergilemeye hakkımız olmalı. Ama iş İslami teröristlerin yaptığı gibi bir kutsalın kutsallığını kan dökerek korumak gibi bir yolu seçmeye vardığı anda her şey biter.
Müslümanlar bu karikatürlere kızmakta haklılar, protesto etme hakları da her zaman korunmalı.
Dediğim gibi en güzel litmus testi kendi kutsallarimizi bu tıp tacizlere kurban gördüğümüz de ne şekilde tepki verecegimizdir.
Eminim bu İslami teröristlerin yaptıkları gibi olmayacaktır. O yüzden de Stalin'in Papa'sinin bu iki yüzlü ifadesi yüzünden Paris kurbanlarından özür dilemesi gerekiyor.

Ama en acı durum insanın hiç bir baskı altında olmamasına rağmen tepki verme ihtiyacını hissetmesine rağmen yanlış analiz edilmiş bir haysiyet, asalet duygusu ile sessiz kalmayı tercih etmesidir. Kendi ifade özgürlüğünü baskı altında tutma seçeneği aynen Rav Soloveitchik ve Jabotinsky'nin dedikleri gibi doğru olmayan bir yol.

Cumartesi, Ocak 10, 2015

JABOTİSKY'DEN BUGÜNKÜ BARıŞ TARİKATCİLARİNA

bs"d

Daha evvel burada örneklerini verdiğim ( 1 - 2 ) Shmuel Katz'in Lone Wolf adlı Jabotinsky'nin geniş ve detaylı biografisinden bir alıntı daha. Bugünkü durumumuza bir bakış. 90 sene evvelinden.
Jabotisky'nin yazdıkları bugünkü barış sarhoşlarının o günkü barış ayyaşları ile aynı olduğunu bize gösteriyor. Karşımızdaki düşmanı bizi yenemeyecegine ve özellikle de var olma isteğimizi alt edemeyeceğine ikna edemediğimiz sürece bizi barındırmama isteği hiç bir zaman yok olmayacak:


Barış'tan söz edenler Arapların ya Siyonistlerin şekerle kaplanmış formülleri ile kandirabilecek kadar aptal olduklarını ya da kültürel ve ekonomik rüşvetler ile kandirilabilecek kadar materyalist bir kabile olduklarına inanıyor gibiler. Filistin'deki Arapların bu şekilde degerlendirilmelerini kesinlikle red ediyorum. Kültürel seviyelri alçak olabilir, dayanma güçleri ve amaca varma azimleri Yahudilerinki kadar yüksek olmayabilir. Ama onlar da en az bizim kadar iyi filozoflar ve zeka seviyeleri bizden aşağı değil. Amacımızı ne kadar sulandırılmış veya tatlılandırımış bir şekilde sunsak dahi, bizim ne istediğimizi aynen bizim onları anladığımız kadar çok iyi anlıyorlar. Ve "Falastin"in Eretz İsrael olmasını engellemek için şansları olduğunu hissettikleri tüm sürece bunu engellemek için yılmadan savaşmaya devam edecekler.

Şimdi bunları yazınca ben ve benim gibileri "barış düşmanı" ilan eden ve "barış içinde, huzur ile yaşama isteğini" sadece kendilerinin hissettiğini düşünen ve bu yüzden de ellerinde bu yol için gerekli formülü bulundurduklarına inanan ayyaşlara  biraz geçmişten ders alarak sadece kendilerini değil tüm bir ulusu kendi ideolojileri uğruna feda etme riskinden vaz geçmeleri çağrısını tekrarlıyorum. Uğradığınız hayal kırıklıklarının bedelinin sadece Yahudi değil aynı zamanda Arap kanı ile de ödendiğini hatrlamak belki ise yarayacaktır. Statistik bir hata değerindeki Yahudiler belki marjinal bir rakkam ama aynı hayal kırıklıklarınızın bedelini Araplar da ödüyorlar.

Çarşamba, Mayıs 21, 2014

"SOKAK YAHUDISI" TANIMI -- JABOTINSKY'DEN

bs"d

Hillel Halkin'in Yale Universitesi tarafindan yayinlanan Jabotinsky'nin biografisinden:
Benim ozellikle liberal ABD Yahudileri'nin tam tersi bir konumda olan ve bir cogumuzun dahil oldugu "Sokak Yahudisi" sinifinin Jabotinsky tarafindan 1911'de Pesah Bayrami vesilesi ile yazdigi "4 cocuk" makalesinde tarifi.
Bir kac ay evvel eski adi "David's Backyard" olan bu blogun adini degistirmeyi uygun gordugum ve bazi degerli okurlar tarafindan anlasilmayan "Sokak Yahudisi"nin kim oldugu hakkinda 103 senelik bir aciklama.

Inanin hic bir milim dahi degismedi.

"Yahudi zanaatkar ve esnaf, ayakkabici, terzi, kapi kapi dolasan yumurtaci, caputcu, Sofer (Dini yazitlarla ugrasan hattat, ufak dukkan sahibi", milletinin omurgasi olan tum bu meslek sahipleri…
hirpalanmis Yahudi kimliginden geri kalan ne varsa inleyerek, sizlayarak tasiyanlar ama Cuma aksamlari Sinagoglar'i dolduranlar…
Bu olumsuz milletin kupesteleri, ve gelecek kaderinin tasiyicilari…


Kisaca:
Sokak Yahudileri...

Cumartesi, Nisan 26, 2014

DUYULMAYAN HAYKIRISLAR (1938) -- HALEN DUYULMUYOR (2104)

bs"d

1938'de Polonya Yahudileri icin gecerli mesaj bugun baska toplumlar icin gecerliligini koruyor...


Ey dunya Yahudiliginin shani Polonya Yahudileri, 3 senedir size bir rica ile sesleniyorum. Sizi yaklasmakta olan bir felaket hakkinda surekli uyariyorum. Bu yillar icinde saclarim beyazlasti ve ihtiyarladim, cunku kalbim kan agliyor. Cunku sizler, kardeslerim, kaynamakta olan ve yakinda yikim atesini puskurtecek volkanin farkinda degilsiniz. Cok korkutucu bir sey goruyorum. Kurtulmak icin zaman artik cok kisa. Biliyorum; sizler gormuyorsunuz, gunluk sorunlarinizla mesgulsunuz, onlarin pesinden kosmaktasiniz. Bu son saatte benim uyarilarimi dinleyin. All-ah'in aski icin, halen vakit varken her kisi kendi canini kurtarsin. Zaman cok az…

Vladimir Zeev Jabotinsky
6 Agustos 1938
9 Av 5698

Cumartesi, Nisan 19, 2014

REHOV ALLENBY NEREDE?

bs"d

Jabotinsky 1920'de tutuklanip 15 sene hapis cezasina carptirildiktan sonra, her ne kadar Siyonist Kongresi bu konuda pek bir girisimde bulunmadiysa da, Eretz Israel'deki cemaat buyuk bir saskinlik icinde idi. Genci, yaslisi, sagcisi, solcusu, dindari ve ateisti ile bu durumu hararet ile protesto etmekteydiler. Hapoel Hatzair'in (sol goruslu -- o zamanin sartlarinda) bu konudaki ilginc eylemi:



Hapoel Ha'Tzair'in liderlerinden biri, Yosef Aharanotitz, Tel Aviv Belediyesi'ne Allenby Caddesi'nin adinin Jabotinsky Caddesi olarak degistirilmesini teklif etti. Belediye red etti. Aharonovitz bir gece bir grup esliginde gidip butun sokak tabelalarini degistirdi. Ertesi gun belediye iscileri eski tabelalari tekrar koydular, o da ayni gece tekrar degistirdi. Bu bir kac gun bu sekilde surdu. Rivayete gore Albay Storrs Allenby Caddesi'nde yasayan bir ahbabini ziyarete geldigi gece yollarda soforu adresi bosuna ararken yarim saat dolanmak zorunda kalir. Daha sonra etraftakilerden ona gosterilen yonlerde adi Jabotinsky Caddesi olarak tarif edilen caddenin aslinda aradigi cadde oldugunu ogrenir.

Perşembe, Nisan 17, 2014

BARUH MIZRAHI Z''L

bs"d


Baris kurbanlari levhasina bir centik daha.

Biz elleri kanli katilleri serbest birakmanin etik olup olmadigini tartisirken, kasaplar kendi islerine devam ediyorlar.

Bu konuda soylenebilecek tek sey bize "Iki Devlet" fikrini satmaya calisan acimasizlara:

Jabotinsky'den:

"It is incredible what political simpletons Jews are. They shut their eyes to one of the most elementary rules of life, that you must not 'meet halfway' those who do not want to meet you." -- Ze'ev Jabotinsky, "The Iron Wall", November 4, 1923

"Yahudilerin ne kadar politik ahmaklar olduklari akil almaz. Yasamin en temel kurallarindan birine, 'seninle bulusmak istemeyen biri ile yari yolda bulusulamayacagina' gozlerini kapatirlar." -- Zeev Jabotinsky - 4 Kasim 1923 -- Demir Duvar

PESAH'A UYGUN BIR ANEKDOT

bs"d

Weizmann ve Usishkin'in baskilari ile Hagana'nin temellerini atan Jabotinsky, Ingilizler'in goz yumduklari 1920 Arap ayaklanmalari sirasinda Yerushalayim'de eski sehire savunma kuvvetleri yollamaya calisirken tutuklanir.
Once 19 Hagana gonullusu tutuklanirlar ve Jabotinsky "ben onlarin komutaniyim, hic bir illegal hareket yapilmadi" diyerek kendi ayaklari ile tutuklanmaya gider.

Daha sonra sacma sapan bir mahkeme ile 15 sene hapis cezasi alacak olan Jabotinsky'nin bu durumu ile ilgili kisa ve ilginc bir bolum:


Cuma, Pesah'in kutsal gunlerinden olan son gunu idi (Yom Tov aharon) ancak Sinagoglar'da hic bir bayram havasi yoktu. Yahidleri bir surpriz beklemekteydi. Yerushalayim'in merkezi Sinagog'u Hurva Sinagogu'nda Filistin Hahambasisi Ha'Rav Avraham Yitzhak Ha'Kohen Kook bir konusma yapti. "Kadinlarimizin ve cocuklarimizin koruyuculari ogullarimiz tutuklu olduklari surece bizler de hepimiz tutukluyuz" diyordu Ha'Rav Kook. Ve eline bir kalem alarak Bayram gunu yasak olan bir sekilde tutuklular ile dayanismayi ilan eden ve onlarin tutuklu olmalarini protesto edip, serbest birakilmalarini talep eden bir dilekcenin altina kendi ismini yazacakti. Cemaatine de aynim seyi yapmalarini soyledi. Diger Ravlar ve 25,000 diger cemaat uyeleri de onlari takip ettiler. Ingilizler bu dilekceyi kaale almayacaklardi...

Cuma, Nisan 11, 2014

VLADIMIR HITLER

bs"d


Yoldas Obama'ya Fuhrer payesini yapistirinca kizanlar (Erdogan'a Takunyali Fuhrer denilmesine kizmazlar, ama o baska) politik sahnelerde "izindeyiz" diye anilanlarin ne uslupler ile bir birlerine hitap ettiklerini hesaba alsinlar.


Menahem Begin ile Jabotinsky Inglizler'le iliskiler konusunda ihtilaftaydilar. Betar'in ikinci genel kurulunda  Begin Jabotinsky'nin Ben-Gurion ile olan Londra anlasmasini kinarken "ben, hocama benzemeyerek, Ben-Gurion'un onu Vladimir Hitler diye adlandirdigini unutmadim" diyordu.
Ben-Gurion'un hic te yakin bir dostu olmayan Jabotinsky Begin'i bu konuda azarlayacakti:
"Benimle ayni tabur uniformasini giyen, benimle birlikte savasan ve eger Siyonizm tekrar onlara ihiyac duyacak olursa  ayni uniformayi giymekten cekinmeyecek olan Ben-Gurion gibilerini hic bir zaman unutmayacagim."


Sadece bu satirlar bile Betar'in HADAR ilkesine bagli iki Betari'nin arasindaki yaklasim farkini gostermeye yeter. 

Ama bu fark hic bir zaman onlari can havli ile denize atlayan Yahudileri yaylim atesine tutan, "av sezonu" sirasinda silah arkadaslarini Ingilizler'e teslim edenler ile karsilastirilamayacaklarinin da bir ispati.

Perşembe, Nisan 10, 2014

1915 -17 ERETZ ISRAEL YAHUDILERI ERMENILERIN AKIBETINDEN NASIL KURTULDULAR

bs"d



Gecenlerde yine bir dostumuz (ayni dostumuz MG) 1915-17'de Eretz Israel Yahudileri'nin ayni donemde Ermeniler'in ugradiklari akibetten nasil kurtulduklarini isleyen bir makaleye dikkat cekti. (konu ile ilgili kisa bilgi)

Why Turks Were Capable of Exterminating Armenians, But Not Jews.



Shmuel Katz'in Jabotinsky'nin biografisini isledigi "Lone Wolf" kitabindan bu donem ile ilgili bolumden alinti:



Morgenthau [Ermeniler'e karsi surgun olaylari basladiktan] iki ay sonra Ermeniler'e karsi surdurulmekte olan kampanyanin hiz kazandigi ve bunun devaminin Siyonistler'e de karsi bir hareket olarak devam edecegi hakkinda Washington'u tekrar uyarmaktaydi. Ona tekrar Turkler'le Siyonistler ve Ermeniler'in korunmasi hakkinda iliski kurmasi soylendi. Turkler tekrar guvence verdiler ve Morgenthau Siyonistler'e karsin hareketlerin askiya alindigi konusunda rapor verdi.


Gecen kisin olaylarinin tekrari uzerine Jabotinsky Siyonist liderleri bu konuda ihmalkar ve gorevlerini yerine getirmemekle sucladi. Turkler'in uygulamakta olduklari tehcir ve baski yer almakta iken, hatta bir pogrom tehlikesi de gelismekte iken [Siyonist liderlerin] bir tanesi dahi Iskenderiye'ye gelip eylem liderliginde bulunmadi. Jabotinsky, "Onlari oraya bekliyorduk, ilk haber ellerine gecince acilen bize gelip, politik liderligi alacakalarini, haber kaynaklarini kontrol edeceklerini, Amerikalilara yollanan raporu duzenleyeceklerini, akil ve tecrubeleri ile yanlis bir adim atilmayacagini garanti edeceklerini umuyorduk" diye daha sonra yazacakti. Ama onlar [Siyonist liderler] konforlu evlerinde kalip,Iskenderiye Komitesini elestirmeyi sectiler.


Cuma, Nisan 04, 2014

ILGILENEN VARSA

bs"d

Bu videolari sadece dinlemek te yeterli.
Hepsi ilginc ve bilgilendirici.
Ben ucunu de sonuna kadar dinledim.
Vakti olana, yuruyus yaparken dinlemek isteyenlere tavsiyemdir.

1-
DANIEL GORDIS ON MENAHEM BEGIN



2-
BARNARD (COLUMBIA UNI.) DEBATE -- BEINART & IBISH & STEPHENS & BOTEACH



3-
JABOTINSKY'YI ANLAMAK

Çarşamba, Mart 19, 2014

MILLIYETCILIK VE MILITARIZM UZERINE -- JABOTINSKY'DEN

bs"d

Milliyetcilik ve ozellikle Yahudi milliyetciligi Siyonizm ile derdi olanlara:

Iki sekil milliyetcilik vardir: Kendi memleketinde egemen bir millet komsularinin topraklarini ilhak etmek istiyorsa -- bu kotu milliyetciliktir. Diger taraftan, tamami ile evsiz bir millet kendisi icin Yaratan'in dunyasinda bir toprak parcasi istiyorsa, bu iyi milliyetciliktir. Bunda utanacak hic bir sey yoktur.

Ayni sey militarizm icin de gecerli. Baskalari tarafindan tehdit edilmeyen bir guc komsularina saldirmak uzere silahlanmaya baslarsa bu kotu militarizmdir. Ancak, her yerde saldiriya ugrayan Yahudilerin durumunda oldugu gibi, Eretz Israel (Filistin) topraklarinda dahi imha ile tehdit ediliyorsa, bu kesinlikle yasamini, mal varligini ve gelecegini korumak ugruna iyi militarizmdir. Hatta gurur da duymaliyiz bundan.

Pazar, Mart 09, 2014

JABOTINSKY -- SEFARADLAR HAKKINDA # 2

bs"d

Jabotinsky'nin bu tercihinin ardinda yatan Sefarad Yahudileri'nin genelde Yahudiliklerine bagliliklari olmustur.
Sonunda kendilerini de utopik ruyalari icinde cigneyip oguten ideolojilerin pesinde kosanlardan Yahudilige pek bir yarar gelmedigini anlamis ve hatta bunu  300 kisinin katl edildigi Odessa pogromundan sonra toplanan Yahudi kurumlari delegeleri onunde (Siyonist ve sosyalist orgutler) 5 kelime ile ifade etmisti:

"Ve o zaman sizler neredeydiniz?"

Inline image 1

100 SENEDE HIC BIR SEY DEGISMEDI

bs"d

100 sene evvel Jabotinsky Rus entellerinin asimilasyonist sevdalari ile savasiyordu.
Bugun ABD liberal - entel takilan Yahudileri'nin durumu ile hic bir fark yok.
Hatta bugun kendi milletdas/irkdas/dindaslarini (Israel'i) kucuk dusurup icine asimile olmaya calistiklari genel liberal/sol toplumun bir gun kendilerini kusacagini anlasalar acaba fark eder mi?

Ayni sey Turk'um, dogruyum sevdalari ile dolasanlar icin de gecerli.

GUNESIN ALTINDA YENI HIC BIR SEY YOK.

KALAN SAGLAR BIZIMDIR...



JABOTINSKY -- SEFARADLAR HAKKINDA

bs"d


Jabotinsky Istanbul'da gecirdigi 3 ay icinde Sefarad Yahudilerine hayran kalmisti.
Bunu anilarinda su sekilde dile getiriyordu:



"Eger ruhun tekrar hayata gelmesi diye bir sey varsa, ve dogmadan evel bana hangi millet ve irki sececegim sorulursa, 'tamam Israel, ama Sefaradi" diyecegim."

Çarşamba, Mart 05, 2014

JABOTINSKY'DEN KISA BIR DERS

bs"d

Kendilerini insanligin isigi olarak goren, "humanist" sifatini paravan yapip, etrafindakilere zarar vermekten baska hic bir ise yaramayan liberal/sol icin 100 sene once Jabotinsky'nin verdigi cevap bugun hergunden daha gecerli.
Tabii bugun asagidaki bu sozleri soyleyebilecek yurekteki kisiler "politik edepten" hayirlarini alamamislar sinifina dahil olacaklardir.
Ama maalesef pek kalmadi boyleleri...



Bizler dusmanlarimiza etik ve etiket kurallarini ogretmek icin yaratilmadik. Bizlerle iliski kurmadan kendileri ogrensinler bunlari. Bize zarar vermek isteyen herkese cevap vermek istiyoruz. Bir yumrugu yumruk ile geri odemek istemeyen, bir iyiligi de iyilikle odemekten aciz olacaktir. Dusmanlarindan nefret edebilen birisi, onu seven dostlarina sadik olacaktir.

JABOTINSKY TURKIYE'DE

bs"d



Turkiye'de (Osmanli Imparatorlugu'nda)  Ittihat ve Teraki'nin Temmuz 1908'de iktidari ele gecirmesi ile   Jabotinsky calistigi "Russ" isimli gazete tarafindan  Istanbul'a yollandi.
Istanbul'da 3 ay gecirecek olan Jabotinsky'nin anilarina zaman zaman yer verecegim ancak ilk once Istanbul'da karsilastigi Turkiye Yahudi Cemaati ile ilgili ilk izlenimlerine goz atalim:

Aliace'in ogrencileri ile tanisinca orada "asimilasyonistlerin bir kalesi"ni buluyor ve bu kisilerin dun kendilerini Fransiz olarak saydiklarini ama bugun kime asimile olabileceklerini bilemediklerine tanik olur. Acele etmemelerini tavsiye ediyor. Kendileri de azinlik olan Turkler, etnik azinliklar ulkesi olan Turkiye'de kulturel ve ekonomik alanlarda dominant degillerdi. Yunan, Ermeni ve Araplar dominant olanlardi.  Her ne kadar buyuk entelektuel kuvvetlerine ragmen diger milletlerin asimilasyonunu basaramayan Avusturya-Macaristan'da yasayan Almanlar'a dikkatlerini cekti.

Çarşamba, Şubat 19, 2014

OKUL VE JABOTINSKY

bs"d

Gecenlerde Facebook'ta okullar ve ogretmenler hakkinda yazisiyorduk. 
Ben kendimi ilk okul mezunu olarak gordugumu yazmistim. 
Turkiye'deki eski egitim sistemi ile kendi cocuklarimin bugun ABD'de icinde olduklari sistemi karsilastirinca okul olayindan neden bu kadar nefret ettigimi daha iyi anliyorum.

Shmuel Katz'in Jabotinsky uzerine yapmis oldugu 1600 sayfalik genis biografisini okuyorum. 
Ve karsima su satirlar cikti.

Simdi kendimi daha iyi anliyorum:


Related Posts with Thumbnails