bs"d
Hepimiz dün Neve Şalom Kal'ına Alperen Ocakları kılıksızlarının yaptıkları saldırıdan rahatsız olduk. Yahudi Cemaati resmi olarak kınadığı gibi gerekenin yapılmasını da beklediklerini bildirdi. Yüzlerce Müslüman dostumuz rahatsızlıklarını belirttiler.
Olay hiç bir mantığa sığmayacak kadar kafasızca, anlamsızca sergilendi.
Türkiye vatandaşı Yahudiler'i Israel'de olan olaylar dolayısı ile cezalandırmaya kalkışmak, onlardan hesap sormak.
Tatsız, anlamsız.
Ama altında yatan başka bir gerçeği de bize hatırlatıyor.
Alperen hörgüçlülerinin bilinç altlarında yatan ve bizlerin her zaman hissetiğimiz bir gerçek.
Kol Israel arevim ze'laze. Tüm Yahudiler birbirlerinden sorumludurlar.
Bir birleri ile bağlantılıdırlar.
Sanırım yüzde yüzümüz dünyanın neresinde olursak olalım, kulağımıza Yahudi bir şahsın adının karıştığı iyi veya kötü bir olayı duyduğumuzda etkileniriz.
Başarılarımız ile sanki kendimiz başardık gibi övünürüz, bazen maalesef yanlışlarımız ile sanki kendimiz yapmışız gibi utanırız, üzülürüz.
Nobel ödülü alan bir Yahudi bizi gururlandırır ama arada sırada karşımıza Madoff tipi bir Yahudi çıktımı da ister istemez üstümüze alırız, utanır, üzülürüz.
Yeruşalayim'i özgürleştirdiğimizde hissetiğimiz sevincimiz ve terör saldırılarımızda kaybettiğimiz kardeşlerimiz için acımız tektir.
İşte Alperen kılıksızları bunu bilinç altlarında anlıyorlar.
Evet bizim kardeşliğimiz hakkında kesinlikle haklılar.
Ama hukuk ve mantık çerçevesinde mantıksızlar. Gerçi onlarda mantık olayını proses edecek bir organ olmadığı mutlak.
Herşeyden bir ders çıkartmak gerekiyor.
Bundan da bize mesaj, dolambaçlı da olsa "kol Israel arevim ze laze"...
Şabat Şalom
shomer shabat
ANTISEMITIZM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANTISEMITIZM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Temmuz 21, 2017
Perşembe, Haziran 09, 2016
Pazar, Haziran 05, 2016
DEVELER ARTIK HİÇ BİR YERDE GÜDÜLEMEYECEKLER
bs"d
Aşağıda yazılı olanlar kendime ama isteyen gocunabilir de.
Biz Türkiye dışında yaşamayı seçmiş Türkiye asıllı Yahudiler halen orada yaşayanları eleştirmeyi severiz.
Evet kendine karşı dürüst olacak her Yahudi'nin kabullenmesi gereken 2000 senedir dualarımızdan eksik etmediğimiz Eretz Israel bugün dudaklarından çıkan ile kalbi aynı olan her Yahudi'ye açık.
Dua etmeyen ve halen Tora geleneklerinden uzak olan Yahudiler için bile Israel kendilerini Yahudiliklerine ne bağ ile ilişkin görüyorlarsa, o şekilde de açık. Börekas Yahudileri dahil olmak üzere herkese yer verebilmiş bir memleketimiz var.
Ama bütün bu olanaklara rağmen halen dünya Yahudiliğinin yarısından çoğu sürgünde yaşamayı tercih ediyor veya yaşamak zorunda olduğu hissi ile ve cesaretsizliği ile davranıyor.
Tabii eleştirmek kolay.
Bu sürgün yaşamının bir Yahudi olarak en kolay olduğu Amerika'daki son gelişmeler bizleri en azından Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler kadar endişelendirmek zorunda. Hatta daha da fazla çünkü bu devin içinde uyumakta olan antisemitizm uyandığı zaman, daha doğrusu uyandı, ama yataktan kalktığı zaman neye uğradığımıza sadece ABD'de yaşayan Yahudiler değil tüm dünya Yahudileri çok şaşıracağız.
Ama kendi kendimizi eleştirmekten kaçarak, deve kuşu misali gerçekleri görmemezlikten gelmeye devam ederek vereceğimiz en büyük zarar kendi çocuklarımıza olacak.
Antisemitizm virüsüne karşı bağışıklığı olan hiç bir toplum yok.
Toleranslı olmak sadece bir nefreti kontrol edebilmeyi becerebilmektir.
Bu yüzden toleranslı olarak tanımlanan toplumlar kanımca nefretlerin en verimli ve kontrol altında üreme ortamı buldukları toplumlardır.
Bir insanın yaşadığı toplumda kendi kimliğini, etrafını rahatsız edecek bir şekilde özgürce taşıyıp, o kimlik gereği yaşayabilmesine uygun ortam bulması mıdır tolerans?
Tolerans sanki yanlış veya ayıp bir şey yapana karşı gösterilen anlayış değil midir?
ABD bu bakımdan bizim gözümüzde über-toleranslı bir yer.
Beni de en çok rahatsız eden bu.
Birgün bu tolerans tükenince ne olacak?
Tükenmekte olduğunu görmemek için de gerçekten ya kör, ya da müthiş bir vurdum duymazlık gerekiyor.
ABD'de yaşayan bir Yahudi olarak son seçim kampanyası sürecinde iyice ayaklanmaya başlayan antisemitizmi ve bu antisemitizmin ses bulduğu forumları izlemekteyim.
Geçen seçim sürecinde Demokrat Parti'nin genel kurulununda Yeruşalayim'in Israel'in başkenti olarak tanınması önerisinin yuhalama sesleri içinde ve zorla, adaletsiz bir şekilde kabul ettirildiğini hepimiz canlı yayında izledik.
Bu Demokrat Partisi'nin zaten içine girdiği yön ve bunu bir şekilde kabullendik. Bu yolu da destekleyenlerin başında liberal ABD Yahudileri'nin olması zaten onlarla Yahudi ulusunun geleceğini tayin etmeye ve devamını sağlamaya çalışan kesim arasındaki uçurumun ne kadar daha genişlediğini açıkça göstermekte. Son nesil Yahudiler olarak anılacaklar. Yazık ama bu bir gerçek ve düzeltilebileceğine hiç bir ihtimal vermiyorum. (Konuya bağlantılı ama konu bu değil...Devam.)
Fakat bir de gerek Yahudiliklerine önem veren, gerekse Israel'in içinde olduğu zor konumu anlayıp gereken desteği vermeye çalışan Cumhuriyetçi Parti'yi destekleyen ABD Yahudileri için çok zor ve acı bir gerçekle yüzleşme zamanı geldi.
California eyaletinde Demokrat Parti bünyesinde Kongre seçimlerine katılmak için yarışmakta olan 25 yaşındaki Erin Schrode'nin karşı karşıya kaldığı müthiş antisemit saldırılar bunun en güzel örneği.
Maalesef bu genç kızımız bu durumun analizini yine liberal virüs ile kirlenmiş düşünce sistemi ile yaptığı için tam kavrayamamakta.
Kendi yazdıklarını okursanız anlayacaksınız:
Erin Schrode'nin cevabı.
İngilizce'den tercüme etmeye vaktim ve sabrım yok ama bütün yazdıkları içinde bu paragraf liberal ABD Yahudileri'nin kendi kimliklerine karşı olan saldırının özünü kabullenmekten ne kadar uzak olduklarını göreceksiniz. Bu nefret dalgasını dahi genelleştirmek, globalleştirmek düştükleri kuyunun artık tırmanılamaz kadar derin olduğunu ispatlıyor:
Holokost sonrası "ayıp" olarak kabul edilen antisemitizm rölantiye girmişti. Orta-Batı ABD'de, Güney'de sesi soluğu çıkmıyordu.
Sağ kesimin antisemitizminden bahs ediyorum.
Sol kesim ise daha akıllı çıkıp bu "ayıp" ile Israel - Siyonizm - Kolonializm karşıtlığı maskesi ile baş etmeyi becermenin yolunu buldu. Üniversite kampüsleri, akademik ve liberal, entelektüel ortamlarda kendine çok güzel yer buldu.
Hatta Yahudiler'in bir çok şekilde desteğini de alarak.
Kaşer antisemitizm yaratıldı.
Ama sağ antisemitizmi kendine ses bulmakta zorlanıyordu.
Bunu da her ne kadar kendisi bu yolu desteklemese dahi, etrafına topladığı zümre ve onların ırkçılık dolu nefret seslerine ortam yaratmakla Trump yolu açtı.
Kendisinin ne olduğuna karar vermek çok zor.
Bir akşam içinde 3 kere yön değiştirebilen bir kişi.
Oy kaybetme riskini göze alarak bu sesleri susturmaya yönelir mi?
Zannetmiyorum.
ABD'de bir cin senelerce saklandığı yerden dışarı çıktı ve artık bu cini yerine geri sokmanın imkanı yok.
Liberal sol ve radikal sağ arasında kalan bir toplum olma yolundayız.
Bu gerçek ile karşı karşıyayız.
ABD Yahudileri de Avrupa Yahudileri gibi başları kuma gömülü olarak Sinagoglarının camlarının taşlandığı, başlarında kipa ile sokakta yürümekten kaçınmak zorunda kalacakları günleri mi bekleyecekler, yoksa durumu bugün analiz edip en azından Yahudiliklerine değer veren kesim olarak eğitim sistemimizde, aile yerleşkeliğimizde değişiklikler yapmaya mı gidecekler?
Şu anda görünen tam tersi.
Bugün içinde yaşadığım Suriye Yahudi toplumu, iş için ilişkilerde bulunduğum diğer Yahudi toplulukları gittikçe daha yerleşken duruma geçmekteler. Brooklyn'de en ana caddelerde milyonlarca Dolarlar ile eşine Israel'de zor rastlanan saray yavrusu Sinagoglar inşaa ederek mi?
Antisemitizm'in bu en ihtişamlı uyanışına bundan daha büyük destek olmayacaktır.
Maalesef bunu da bugün özellikle Yahudiliklerine önem veren kesim yapmakta. Müthiş bir gösteriş yarışı içine girmiş durumda.
Kim daha büyük Sinagog inşaa edecek, kim daha dışa yönelik görüntüsel mitzvalara önem verecek vs. vs....
Yaakov Avinu, oğullarını Mısır'a yollarken onları "lama titrau", dikkat çekmeyin diye uyarmıştı. (Bereşit 42:1)
Artık bu sürgünün son istasyonunda olduğumuzu kavramamız gerekiyor.
Geç kalmadan.
Bu son istasyonda, o çok övündüğümüz, gurur duyduğumuz demokrasi bize iki imkansız arasında seçim yapmayı uygun görüyor artık.
Artık bu diyarda da bu devenin güdülemeyeceğini anlamamız için tüm gerekli işaretler önümüzde.
Bu deve artık sadece Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler için güdülemez durumda değil.
Hepimiz aynı gerçekle karşı karşıyayız.
Belki asimilason bu zamanda artık kişisel bir çözüm olabilir, her ne kadar tarih bize toplumsal olarak ve sonuçta kişisel olarak bunun tam tersini defalarca ispat ettiyse de.
Ne yapacağız?
Aşağıda yazılı olanlar kendime ama isteyen gocunabilir de.
Biz Türkiye dışında yaşamayı seçmiş Türkiye asıllı Yahudiler halen orada yaşayanları eleştirmeyi severiz.
Evet kendine karşı dürüst olacak her Yahudi'nin kabullenmesi gereken 2000 senedir dualarımızdan eksik etmediğimiz Eretz Israel bugün dudaklarından çıkan ile kalbi aynı olan her Yahudi'ye açık.
Türkce tercümeli Kol Yaakov Sidur'undan
Dua etmeyen ve halen Tora geleneklerinden uzak olan Yahudiler için bile Israel kendilerini Yahudiliklerine ne bağ ile ilişkin görüyorlarsa, o şekilde de açık. Börekas Yahudileri dahil olmak üzere herkese yer verebilmiş bir memleketimiz var.
Ama bütün bu olanaklara rağmen halen dünya Yahudiliğinin yarısından çoğu sürgünde yaşamayı tercih ediyor veya yaşamak zorunda olduğu hissi ile ve cesaretsizliği ile davranıyor.
Tabii eleştirmek kolay.
Bu sürgün yaşamının bir Yahudi olarak en kolay olduğu Amerika'daki son gelişmeler bizleri en azından Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler kadar endişelendirmek zorunda. Hatta daha da fazla çünkü bu devin içinde uyumakta olan antisemitizm uyandığı zaman, daha doğrusu uyandı, ama yataktan kalktığı zaman neye uğradığımıza sadece ABD'de yaşayan Yahudiler değil tüm dünya Yahudileri çok şaşıracağız.
Ama kendi kendimizi eleştirmekten kaçarak, deve kuşu misali gerçekleri görmemezlikten gelmeye devam ederek vereceğimiz en büyük zarar kendi çocuklarımıza olacak.
Antisemitizm virüsüne karşı bağışıklığı olan hiç bir toplum yok.
Toleranslı olmak sadece bir nefreti kontrol edebilmeyi becerebilmektir.
Bu yüzden toleranslı olarak tanımlanan toplumlar kanımca nefretlerin en verimli ve kontrol altında üreme ortamı buldukları toplumlardır.
Bir insanın yaşadığı toplumda kendi kimliğini, etrafını rahatsız edecek bir şekilde özgürce taşıyıp, o kimlik gereği yaşayabilmesine uygun ortam bulması mıdır tolerans?
Tolerans sanki yanlış veya ayıp bir şey yapana karşı gösterilen anlayış değil midir?
ABD bu bakımdan bizim gözümüzde über-toleranslı bir yer.
Beni de en çok rahatsız eden bu.
Birgün bu tolerans tükenince ne olacak?
Tükenmekte olduğunu görmemek için de gerçekten ya kör, ya da müthiş bir vurdum duymazlık gerekiyor.
ABD'de yaşayan bir Yahudi olarak son seçim kampanyası sürecinde iyice ayaklanmaya başlayan antisemitizmi ve bu antisemitizmin ses bulduğu forumları izlemekteyim.
Geçen seçim sürecinde Demokrat Parti'nin genel kurulununda Yeruşalayim'in Israel'in başkenti olarak tanınması önerisinin yuhalama sesleri içinde ve zorla, adaletsiz bir şekilde kabul ettirildiğini hepimiz canlı yayında izledik.
Bu Demokrat Partisi'nin zaten içine girdiği yön ve bunu bir şekilde kabullendik. Bu yolu da destekleyenlerin başında liberal ABD Yahudileri'nin olması zaten onlarla Yahudi ulusunun geleceğini tayin etmeye ve devamını sağlamaya çalışan kesim arasındaki uçurumun ne kadar daha genişlediğini açıkça göstermekte. Son nesil Yahudiler olarak anılacaklar. Yazık ama bu bir gerçek ve düzeltilebileceğine hiç bir ihtimal vermiyorum. (Konuya bağlantılı ama konu bu değil...Devam.)
Fakat bir de gerek Yahudiliklerine önem veren, gerekse Israel'in içinde olduğu zor konumu anlayıp gereken desteği vermeye çalışan Cumhuriyetçi Parti'yi destekleyen ABD Yahudileri için çok zor ve acı bir gerçekle yüzleşme zamanı geldi.
California eyaletinde Demokrat Parti bünyesinde Kongre seçimlerine katılmak için yarışmakta olan 25 yaşındaki Erin Schrode'nin karşı karşıya kaldığı müthiş antisemit saldırılar bunun en güzel örneği.
Maalesef bu genç kızımız bu durumun analizini yine liberal virüs ile kirlenmiş düşünce sistemi ile yaptığı için tam kavrayamamakta.
Kendi yazdıklarını okursanız anlayacaksınız:
Erin Schrode'nin cevabı.
İngilizce'den tercüme etmeye vaktim ve sabrım yok ama bütün yazdıkları içinde bu paragraf liberal ABD Yahudileri'nin kendi kimliklerine karşı olan saldırının özünü kabullenmekten ne kadar uzak olduklarını göreceksiniz. Bu nefret dalgasını dahi genelleştirmek, globalleştirmek düştükleri kuyunun artık tırmanılamaz kadar derin olduğunu ispatlıyor:
Holokost sonrası "ayıp" olarak kabul edilen antisemitizm rölantiye girmişti. Orta-Batı ABD'de, Güney'de sesi soluğu çıkmıyordu.
Sağ kesimin antisemitizminden bahs ediyorum.
Sol kesim ise daha akıllı çıkıp bu "ayıp" ile Israel - Siyonizm - Kolonializm karşıtlığı maskesi ile baş etmeyi becermenin yolunu buldu. Üniversite kampüsleri, akademik ve liberal, entelektüel ortamlarda kendine çok güzel yer buldu.
Hatta Yahudiler'in bir çok şekilde desteğini de alarak.
Kaşer antisemitizm yaratıldı.
Ama sağ antisemitizmi kendine ses bulmakta zorlanıyordu.
Bunu da her ne kadar kendisi bu yolu desteklemese dahi, etrafına topladığı zümre ve onların ırkçılık dolu nefret seslerine ortam yaratmakla Trump yolu açtı.
Kendisinin ne olduğuna karar vermek çok zor.
Bir akşam içinde 3 kere yön değiştirebilen bir kişi.
Oy kaybetme riskini göze alarak bu sesleri susturmaya yönelir mi?
Zannetmiyorum.
ABD'de bir cin senelerce saklandığı yerden dışarı çıktı ve artık bu cini yerine geri sokmanın imkanı yok.
Liberal sol ve radikal sağ arasında kalan bir toplum olma yolundayız.
Bu gerçek ile karşı karşıyayız.
ABD Yahudileri de Avrupa Yahudileri gibi başları kuma gömülü olarak Sinagoglarının camlarının taşlandığı, başlarında kipa ile sokakta yürümekten kaçınmak zorunda kalacakları günleri mi bekleyecekler, yoksa durumu bugün analiz edip en azından Yahudiliklerine değer veren kesim olarak eğitim sistemimizde, aile yerleşkeliğimizde değişiklikler yapmaya mı gidecekler?
Şu anda görünen tam tersi.
Bugün içinde yaşadığım Suriye Yahudi toplumu, iş için ilişkilerde bulunduğum diğer Yahudi toplulukları gittikçe daha yerleşken duruma geçmekteler. Brooklyn'de en ana caddelerde milyonlarca Dolarlar ile eşine Israel'de zor rastlanan saray yavrusu Sinagoglar inşaa ederek mi?
Antisemitizm'in bu en ihtişamlı uyanışına bundan daha büyük destek olmayacaktır.
Maalesef bunu da bugün özellikle Yahudiliklerine önem veren kesim yapmakta. Müthiş bir gösteriş yarışı içine girmiş durumda.
Kim daha büyük Sinagog inşaa edecek, kim daha dışa yönelik görüntüsel mitzvalara önem verecek vs. vs....
Yaakov Avinu, oğullarını Mısır'a yollarken onları "lama titrau", dikkat çekmeyin diye uyarmıştı. (Bereşit 42:1)
Artık bu sürgünün son istasyonunda olduğumuzu kavramamız gerekiyor.
Geç kalmadan.
Bu son istasyonda, o çok övündüğümüz, gurur duyduğumuz demokrasi bize iki imkansız arasında seçim yapmayı uygun görüyor artık.
Artık bu diyarda da bu devenin güdülemeyeceğini anlamamız için tüm gerekli işaretler önümüzde.
Bu deve artık sadece Avrupa veya Türkiye'de yaşayan Yahudiler için güdülemez durumda değil.
Hepimiz aynı gerçekle karşı karşıyayız.
Belki asimilason bu zamanda artık kişisel bir çözüm olabilir, her ne kadar tarih bize toplumsal olarak ve sonuçta kişisel olarak bunun tam tersini defalarca ispat ettiyse de.
Ne yapacağız?
Pazartesi, Nisan 04, 2016
ANTİ-SİYONİZM ANTİ-SEMİTİZMDİR -- RABBİ SACKS
bs"d
Makaleden alıntı:
Tarih boyunca toplumlar antisemitizmi haklı göstermek için o günün kültürünün kabul ettiği en yüksek otorite kaynağına müracaat ettiler. Ortaçağlarda bu dindi. Aydınlanma sonrası Avrupa'sında bilimdi. BUGÜN bu kaynak insan hakları.
İşte bu yüzden Israel, Ortadoğu'nun özgür basın ve bağımsız yargı sistemi sahibi TEK işleyen demokrasisi, insan haklarına karşı 5 suç ile suçlanmakta: ırkçılık, apartheid, insanlığa karşı işlenen suçlar, etnik temizleme ve soykırım girişimi. Bugünün kan iftirası budur.
Makalenin tümü için:
Rabbi Jonathan Sacks'tan
Makaleden alıntı:
Tarih boyunca toplumlar antisemitizmi haklı göstermek için o günün kültürünün kabul ettiği en yüksek otorite kaynağına müracaat ettiler. Ortaçağlarda bu dindi. Aydınlanma sonrası Avrupa'sında bilimdi. BUGÜN bu kaynak insan hakları.
İşte bu yüzden Israel, Ortadoğu'nun özgür basın ve bağımsız yargı sistemi sahibi TEK işleyen demokrasisi, insan haklarına karşı 5 suç ile suçlanmakta: ırkçılık, apartheid, insanlığa karşı işlenen suçlar, etnik temizleme ve soykırım girişimi. Bugünün kan iftirası budur.
Makalenin tümü için:
ANTI-ZIONISM IS THE NEW ANTI-SEMITISM, SAYS BRITAIN'S EX-CHIEF RABBI
Pazar, Nisan 03, 2016
ROBERT WISTRICH'TEN DEVAM
bs"d
Robert Wistrich'in "a lethal obsession" başlıklı kitabındaki tespitlerinden alıntılara devam.
Halen kitabın önsözünü okumaktayım.
Aydınlanma döneminden beri secüler solcu Yahudiler genelde bir ortaçağ getosu kalıntısı olarak gördükleri Yahudiliklerinden silkinmelerine olanak sağlayacak üniversalist bir bütünleşme şekli aradılar. Yahudileri ya Batı Tarihi sürecinde marjinal bir ada olarak aşağıladılar ya da Siyonizm'e Batı Emperyalizmi'nin çirkin bir dalı olarak yaklaştılar.Özellikle liberal Reform Yahudileri'nin tercih ettikleri diğer bir metod da Yahudilik içindeki kehanet geleneğini Yahudi milliyetçiliğine ve Yahudi bir Devlet'in var olmasına aykırı olarak göstermeye çalışmak oldu. Israel'in kurulmasından sonra ve özellikle son senelerde bu itiraz Batı basını tarafından abartılı bir şekilde kullanıldı.
Robert Wistrich'in "a lethal obsession" başlıklı kitabındaki tespitlerinden alıntılara devam.
Halen kitabın önsözünü okumaktayım.
Aydınlanma döneminden beri secüler solcu Yahudiler genelde bir ortaçağ getosu kalıntısı olarak gördükleri Yahudiliklerinden silkinmelerine olanak sağlayacak üniversalist bir bütünleşme şekli aradılar. Yahudileri ya Batı Tarihi sürecinde marjinal bir ada olarak aşağıladılar ya da Siyonizm'e Batı Emperyalizmi'nin çirkin bir dalı olarak yaklaştılar.Özellikle liberal Reform Yahudileri'nin tercih ettikleri diğer bir metod da Yahudilik içindeki kehanet geleneğini Yahudi milliyetçiliğine ve Yahudi bir Devlet'in var olmasına aykırı olarak göstermeye çalışmak oldu. Israel'in kurulmasından sonra ve özellikle son senelerde bu itiraz Batı basını tarafından abartılı bir şekilde kullanıldı.
[bu tip yaklaşımlar] Israel'in kana susamış, ırkçı ve Filistinlilerden çalınmış toprakları işgal eden bir devlet olarak klişelenmesini alevlendirdi. Aşırı sol nezdinde bu klişe Yahudi tarihi bağlamında Siyonizm'in Holokost'u kullanmak ve Nazizmin suç ortaklığı ile suçlanmasına neden oldu.
Pazartesi, Mart 28, 2016
HER YAHUDİ KOMÜNİST'İN RÜYASI
bs"d
Zetina dikiş makinesi değil.
İki alıntı bir birleri ile bağlantılı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Polonya'ya geri gelen Yahudi mülteciler tekrar yerli halk tarafından bir katliama tabii tutulurlar. 1600 Yahudi 1946 senesinde Polonya'da pogromlarda katl edilir.
Ve maalesef bazı rüyalar yine kabusa döner.
Halen de aynı rüyaların bir kabus haline geldiğini idrak edemeyenlere:
Zetina dikiş makinesi değil.
İki alıntı bir birleri ile bağlantılı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Polonya'ya geri gelen Yahudi mülteciler tekrar yerli halk tarafından bir katliama tabii tutulurlar. 1600 Yahudi 1946 senesinde Polonya'da pogromlarda katl edilir.
Ve maalesef bazı rüyalar yine kabusa döner.
Halen de aynı rüyaların bir kabus haline geldiğini idrak edemeyenlere:
Pazar, Mart 27, 2016
YAHUDİ'Yİ YAHUDİ YAPAN
bs"d
Biraz evvel astığım YAHUDİ'NİN EN BAŞ SUÇU başlıklı yazının devamı olarak sosyal psikolog Ernest van den Haag'ın yazdıklarını paylaşıyorum:
Kısaca Yahudi kendisine bu kadar eziyet çektiren kendi buluşundan hiç bir zaman vaz geçmedi.
Ne de olsa Yahudi'yi Yahudi yapan buydu.
Biraz evvel astığım YAHUDİ'NİN EN BAŞ SUÇU başlıklı yazının devamı olarak sosyal psikolog Ernest van den Haag'ın yazdıklarını paylaşıyorum:
Kısaca Yahudi kendisine bu kadar eziyet çektiren kendi buluşundan hiç bir zaman vaz geçmedi.
Ne de olsa Yahudi'yi Yahudi yapan buydu.
YAHUDİ'NİN EN BAŞ SUÇU
bs"d
İki hafta evvel sözünü ettiğim antisemtizm nosyonunu analiz eden Profesör Wistrich'in "a lethal obsession" adlı kitabından devam:
Tanrı fikrini tarihin içine sokması için seçilen Yahudi (seçilmişlik kavramı için becellemekte olanlar dikkat!) insanlığın vicdanını, bilinç altını zorlamakta.
Daha geçenlerde Microsoft tarafından "yapay zeka" olarak twittere sürülen Taytweets 24 saat geçmeden en büyük antisemit hesaplardan biri haline geldi. Kısaca ne şekilde adlandırırsanız adlandırın ama işin içine ilahi bir kuvvet, istek sokmadan insanı evrim geçirmiş ve geçirmekte olan bir organizma olarak kabul eden ateizm de çok kısa sürede, kişisel kapsamda aynı sürece girecektir, ki girmiş olduğu zaten tarih boyunca ispat edildi.
Özellikle de kendi inkar ettiği sistemin (Yahudi'nin sunduğu sistemin) bilinç altına yerleşmiş gerçekliği aşikar oldukça daha da vahşileşmek yolu ile.
Kendini dini inanç kisvesi altında İslamo-faşizm olarak veya sosyal darwinizm altında ateizmin vücut bulduğu komünizm veya nasyonal sosyalizm ile gösterdi ve göstermekte. Bugün daha da genişleyerek kapsamı içine diğer bir çok izmleri de almak yolu ile.
İşte Yahudi'nin ana suçu bu.
İki hafta evvel sözünü ettiğim antisemtizm nosyonunu analiz eden Profesör Wistrich'in "a lethal obsession" adlı kitabından devam:
Tanrı fikrini tarihin içine sokması için seçilen Yahudi (seçilmişlik kavramı için becellemekte olanlar dikkat!) insanlığın vicdanını, bilinç altını zorlamakta.
Daha geçenlerde Microsoft tarafından "yapay zeka" olarak twittere sürülen Taytweets 24 saat geçmeden en büyük antisemit hesaplardan biri haline geldi. Kısaca ne şekilde adlandırırsanız adlandırın ama işin içine ilahi bir kuvvet, istek sokmadan insanı evrim geçirmiş ve geçirmekte olan bir organizma olarak kabul eden ateizm de çok kısa sürede, kişisel kapsamda aynı sürece girecektir, ki girmiş olduğu zaten tarih boyunca ispat edildi.
Özellikle de kendi inkar ettiği sistemin (Yahudi'nin sunduğu sistemin) bilinç altına yerleşmiş gerçekliği aşikar oldukça daha da vahşileşmek yolu ile.
Kendini dini inanç kisvesi altında İslamo-faşizm olarak veya sosyal darwinizm altında ateizmin vücut bulduğu komünizm veya nasyonal sosyalizm ile gösterdi ve göstermekte. Bugün daha da genişleyerek kapsamı içine diğer bir çok izmleri de almak yolu ile.
İşte Yahudi'nin ana suçu bu.
Çarşamba, Mart 16, 2016
JOSE SARAMAGO
bs"d
1998 Nobel Literatür ödülü sahibi (ateist, komünist) Jose Saramago'nun Yahudiler ile ilgili satırları.
Solun Yahudi nefretinin nedenlerinden biri bana Yahudi'nin kendini "seçilmiş" olarak görmesine duydukları iğrentiden kaynaklanıyor gibi geliyor. Halbuki kendi düşüncelerine göre Yahudi arkaik bir dünyadan gelmekte. Arada bu sadece -- yine ayıp bir kelime kullanacağım -- goylara özel bir durum değil. Yahudiler de aynı hisleri taşımaktalar. Maalesef seçilmişliğin anlamını -- ayrılmışlığın anlamını kavrayamamaktan geliyor .(Bu benim notum -- yazarın Jose Saramago gibileri tanımlaması aşağıdaki ikinci fotoğrafta.)
Bu da Profesor Wistrich'in yorumu:
1998 Nobel Literatür ödülü sahibi (ateist, komünist) Jose Saramago'nun Yahudiler ile ilgili satırları.
Solun Yahudi nefretinin nedenlerinden biri bana Yahudi'nin kendini "seçilmiş" olarak görmesine duydukları iğrentiden kaynaklanıyor gibi geliyor. Halbuki kendi düşüncelerine göre Yahudi arkaik bir dünyadan gelmekte. Arada bu sadece -- yine ayıp bir kelime kullanacağım -- goylara özel bir durum değil. Yahudiler de aynı hisleri taşımaktalar. Maalesef seçilmişliğin anlamını -- ayrılmışlığın anlamını kavrayamamaktan geliyor .(Bu benim notum -- yazarın Jose Saramago gibileri tanımlaması aşağıdaki ikinci fotoğrafta.)
Bu da Profesor Wistrich'in yorumu:
Pazartesi, Mart 14, 2016
HAZİNE BULDUM - YENİ KİTAP VE UYARI
bs"d
Dün Manhattan'da bir bit pazarında muhteşem bir hazine buldum.
19 Mayıs 2015'te Roma'da vefat eden 1945 Kazakistan doğumlu İbrani Üniversitesi Avrupa ve Yahudi tarihi profesörü Robert Solomon Wistrich'in antisemitizmin tarihini inceleyen 1200 sayfalık "a lethal obsession" adlı kitabı sanki benim için tezgahta idi.
$1 (bir Dolar)'a müthiş bir hazineye kondum.
Akşam eve gelene kadar yerimde duramıyordum. Çocuk gibi.
Profesör Wistrich önde gelen "antisemitizm tarihi" otoritesi olarak kabul ediliyor.
Kitap ağır.
Kilo olarak ağır, içerik olarak ta ağır.
Kilo olarak o kadar ağır ki, ancak masada oturarak okunabilecek bir kitap. Öyle uzanıp elinde tutabileceğin bir şey değil. İşin kötüsü öyle seyahatlerde yanında taşıyabileceğim bir kitap ta değil.
Kilo fazlası yapar.
Yani uzun bir süre alacak ve bu süre içinde eminim ilginç parçaları bloğumda paylaşacağım.
Onun için şimdiden uyarıyorum, kafanız ütülenecek ama sonunda zarar olmaz.
Sakin olun, endişe etmeyin.
Hep birlikte bunu da atlatacağımıza eminim.
Başlıyoruz:
Be'Şem Ha'Şem na'ase ve natzliah.
*************************
Hadi çok bekletmeden ilk "Çupar"ı vereyim:
Bu da yanında bonus olarak:
Not: Yukardaki ana metinde mavi renk ile vurgulanan linkleri de ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Dün Manhattan'da bir bit pazarında muhteşem bir hazine buldum.
19 Mayıs 2015'te Roma'da vefat eden 1945 Kazakistan doğumlu İbrani Üniversitesi Avrupa ve Yahudi tarihi profesörü Robert Solomon Wistrich'in antisemitizmin tarihini inceleyen 1200 sayfalık "a lethal obsession" adlı kitabı sanki benim için tezgahta idi.
$1 (bir Dolar)'a müthiş bir hazineye kondum.
Akşam eve gelene kadar yerimde duramıyordum. Çocuk gibi.
Profesör Wistrich önde gelen "antisemitizm tarihi" otoritesi olarak kabul ediliyor.
Kitap ağır.
Kilo olarak ağır, içerik olarak ta ağır.
Kilo olarak o kadar ağır ki, ancak masada oturarak okunabilecek bir kitap. Öyle uzanıp elinde tutabileceğin bir şey değil. İşin kötüsü öyle seyahatlerde yanında taşıyabileceğim bir kitap ta değil.
Kilo fazlası yapar.
Yani uzun bir süre alacak ve bu süre içinde eminim ilginç parçaları bloğumda paylaşacağım.
Onun için şimdiden uyarıyorum, kafanız ütülenecek ama sonunda zarar olmaz.
Sakin olun, endişe etmeyin.
Hep birlikte bunu da atlatacağımıza eminim.
Başlıyoruz:
Be'Şem Ha'Şem na'ase ve natzliah.
*************************
Hadi çok bekletmeden ilk "Çupar"ı vereyim:
Üst düzeydeki Nazi liderlerin kendileri ırk ve kan bağımlı doğal kanunlara inanan totaliter ateistlerdi.
Tevrat'ı soykırım tavsiye eden bir nefret kitabı olarak adlandıran Sovyet propagandası Nazilerden ve Araplardan çok daha yoğundu. Israel'in "Lebensraum"unu (yerleşim alanlarını) genişletmesini haklı göstermek için Yahudiliği kullandığını ve bu Yahudiliğin ırkçı ayrımcılığı öğreten bir olgu olduğunu tekrar icad edenler onlardı [Sovyetler].
Not: Yukardaki ana metinde mavi renk ile vurgulanan linkleri de ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Pazar, Şubat 14, 2016
SOSYALİST DÜŞÜNÜRÜN İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ
bs"d
Gabriel Schoenfeld'in "The Return Of Anti-semitism" kitabından diğer bir alıntı:
Alıntıların aslı Leon Poliakov'un " The History of Antisemitism" kitabından.
Yukarıda da görüldüğü gibi Yahudiler'in toplu imhası modern tarihte ilk olarak Nasyonal Sosyalistler tarafından değil, bildiğimiz sosyalistler tarafından önerilmiş. Tabii bu işi pragmatik bir şekilde uygulamaya sokan yimah semam Hitler ve etrafındakiler oldular. Ama teoriler (ki bugün çok önem verdiğimiz "nefret söylemi") kendileri tarafından icat edilmemiş.
Fakat Fransız "Sosyalist düşünür" Pierre Proudhon Nurmberg yasalarına göre değil sadece galiba asimile olmayı red eden Yahudileri imha etmeyi uygun görmüş. Kısacası "Sosyalist düşünür" Proudhon Yahudi sorunu çözümünde asimilasyonun en az fiziksel imha kadar başarılı olacağını anlayacak kadar ileri görüşlü imiş.
Gabriel Schoenfeld'in "The Return Of Anti-semitism" kitabından diğer bir alıntı:
Alıntıların aslı Leon Poliakov'un " The History of Antisemitism" kitabından.
Yukarıda da görüldüğü gibi Yahudiler'in toplu imhası modern tarihte ilk olarak Nasyonal Sosyalistler tarafından değil, bildiğimiz sosyalistler tarafından önerilmiş. Tabii bu işi pragmatik bir şekilde uygulamaya sokan yimah semam Hitler ve etrafındakiler oldular. Ama teoriler (ki bugün çok önem verdiğimiz "nefret söylemi") kendileri tarafından icat edilmemiş.
Fakat Fransız "Sosyalist düşünür" Pierre Proudhon Nurmberg yasalarına göre değil sadece galiba asimile olmayı red eden Yahudileri imha etmeyi uygun görmüş. Kısacası "Sosyalist düşünür" Proudhon Yahudi sorunu çözümünde asimilasyonun en az fiziksel imha kadar başarılı olacağını anlayacak kadar ileri görüşlü imiş.
Net okuyabilmek için resme tıklayın.
Cuma, Aralık 25, 2015
İŞİN ASLI NE?
bs"d
Şalom Gazetesi'nde bu hafta İzel Rozental'ın yayınladığı karikatür güzel ama gerçekleri tam yansıtmıyor.
Gerçi Türkiye'nin politikası da gerçekleri tam yansıtmıyor.
Karikatür bu:
Gerçek ise bu:
Arada aslında fark yok ama biz İzel'in yansıttığı gibi anlamaya çalışıyoruz.
Devlet politikasını belirleyenler de bu şekilde anlamamızı şu anda tercih ediyorlar.
Kendimizi kandırmaya devam.
Şalom Gazetesi'nde bu hafta İzel Rozental'ın yayınladığı karikatür güzel ama gerçekleri tam yansıtmıyor.
Gerçi Türkiye'nin politikası da gerçekleri tam yansıtmıyor.
Karikatür bu:
Gerçek ise bu:
Arada aslında fark yok ama biz İzel'in yansıttığı gibi anlamaya çalışıyoruz.
Devlet politikasını belirleyenler de bu şekilde anlamamızı şu anda tercih ediyorlar.
Kendimizi kandırmaya devam.
Çarşamba, Kasım 04, 2015
AKLI BAŞINA GELMİŞ
bs"d
Geçenlerde internette her tarafa yayılan Ürdün'lü bir şeyh verdiği Yahudiler'i öldürmek yasaktır fetvasından vaz geçti.
Aklın yolu birdir.
Neden öyle saçmalamıştı anlamadım zaten. İlk videoda izleyenler görmüşlerdir, Yahudiler için zaten belalı millet ama öldürmek yasak diyordu.
Neyse içim rahatladı.
Aklınızda bulunsun "ılımlı goy" diye bir şey masaldır.
Eğer öyle bir şey zaten çoğunlukta olsaydı "hasidey umot ha'olam" diye bir terim yaratmaya gerek kalmazdı.
O kadar azlar ki, böyle bir mertebeye ihtiyaç olmuş.
Bir de adamlar da haklı .
Goylara emir edilen 7 mitzva içinde "antisemit olmayacaksın" diye bir madde yok.
Geçenlerde internette her tarafa yayılan Ürdün'lü bir şeyh verdiği Yahudiler'i öldürmek yasaktır fetvasından vaz geçti.
Aklın yolu birdir.
Neden öyle saçmalamıştı anlamadım zaten. İlk videoda izleyenler görmüşlerdir, Yahudiler için zaten belalı millet ama öldürmek yasak diyordu.
Neyse içim rahatladı.
Aklınızda bulunsun "ılımlı goy" diye bir şey masaldır.
Eğer öyle bir şey zaten çoğunlukta olsaydı "hasidey umot ha'olam" diye bir terim yaratmaya gerek kalmazdı.
O kadar azlar ki, böyle bir mertebeye ihtiyaç olmuş.
Bir de adamlar da haklı .
Goylara emir edilen 7 mitzva içinde "antisemit olmayacaksın" diye bir madde yok.
Jordanian cleric now says Jews must be killed, just not yet.
Salı, Şubat 17, 2015
VE DE EN EN EN TEHLİKELİSİ
bs"d
Dün yayınladığım antisemitizmin tehlike derecelerine cok değerli bir agbi/mentor'umdan gelen uyarıyı ekliyorum:
Über-tehlike olarak:
Antisemitizm'i hak ettiğimize inananlar haline gelebilmiş olmak.
Ve bu אמת
Pazartesi, Şubat 16, 2015
TEHLIKE DERECELERI
bs"d
Antisemitizm tehlikeli.
Antisemitizm'i inkâr etmek antisemitizmden daha tehlikeli.
Ama en tehlikelisi bir Yahudi'nin maruz kaldığı antisemitizmi inkâr etmesi.
Ama en en tehlikelisi antisemitizmi inkâr etmeye zorlandığını dahi inkâr etmek sorunda kalan Yahudi'nin bulunduğu durum.
המבין יבין...
Çarşamba, Şubat 11, 2015
HITLER HAKKINDAKI ILK NY TIMES MAKALESI --MUTLAKA OKUYUN
bs"d
Cok ilginc.
Okumanizi tavsiye ederim.
New York Times Hitler ile ilgili ilk makalesini 21 Kasim 1922'de yayinlamis.
Henuz yeni yeni kendini gosteren Hitler hakkinda makale icinde su sozler geciyor:
Hitler'in antisemitizminin gercek olmadigini ve etrafina adam kullanmak icin ortak payda olarak bunu kullandigini yaziyor.
Bugun acaba etrafiniza baktiginizda kimi goruyorsunuz bu sekilde?
Makale okumaya deger oldugu gibi ders almaya da mutlaka yardimci olabilir. Tabii ders almak isteyen varsa. Senelerdir tirmanmakta olan antisemitizm ve bu antisemitizmi korukleyen liderlerin boyundurlugu altinda yasayan kardeslerimizin dikkatine.
Makalenin tumu:
http://query.nytimes.com/mem/archive-free/pdf?res=9A0CE0D91E3EEE3ABC4951DFB7678389639EDE
Cok ilginc.
Okumanizi tavsiye ederim.
New York Times Hitler ile ilgili ilk makalesini 21 Kasim 1922'de yayinlamis.
Henuz yeni yeni kendini gosteren Hitler hakkinda makale icinde su sozler geciyor:
Bugun acaba etrafiniza baktiginizda kimi goruyorsunuz bu sekilde?
Makale okumaya deger oldugu gibi ders almaya da mutlaka yardimci olabilir. Tabii ders almak isteyen varsa. Senelerdir tirmanmakta olan antisemitizm ve bu antisemitizmi korukleyen liderlerin boyundurlugu altinda yasayan kardeslerimizin dikkatine.
Makalenin tumu:
http://query.nytimes.com/mem/archive-free/pdf?res=9A0CE0D91E3EEE3ABC4951DFB7678389639EDE
KAYLA MUELLER -- YALNIZCA ONUN ICIN DEGECEK GALIBA
bs"d
ISIS, Fuhrer Huseyin Obama'yi kendisine karsi harekete gecirtebilecek en buyuk hatayi isledi.
Kayla Mueller'i oldurdu.
Veya oldugunu acikladi.
Bardagi tasiran son damla olma ihtimali buyuk.
Neden mi?
Daha evvel oldurulenler ya Yahudi idiler, ya da sorunsuz ilimli liberal gazeteciydiler.
Hatta aralarinda gercekten insani yardim icin bolgeye gitmis olanlar vardi.
Ama Kayla oyle degildi.
Kayla bildigimiz Fuhrer'in saygisini kazanabilmis sayili azgin antisemitlerden biri idi. Hamas ile isbirligi yapmaktan cekinmemis, yazdigi bir cok blogda Israel'e karsi zehir akitmis bir yilandi. Israel'in yikmaya calistigi teroristlerin evlerinin onunden canli kalkanlik yapmis ve bize kendini yeni bir Rachel Cori kilmaya calismisti. Kisacasi mikrobun teki idi.
Yani bakarsiniz Kayla insanliga en buyuk hizmetini ISIS'in kurbani olarak yapmis sayilacak.
Eh Israel'e karsi bu kadar savasmis bir "mucahidiye"nin de 72 tane Seyh Yasin hak ettigini de unutmayalim.
ISIS, Fuhrer Huseyin Obama'yi kendisine karsi harekete gecirtebilecek en buyuk hatayi isledi.
Kayla Mueller'i oldurdu.
Veya oldugunu acikladi.
Bardagi tasiran son damla olma ihtimali buyuk.
Neden mi?
Daha evvel oldurulenler ya Yahudi idiler, ya da sorunsuz ilimli liberal gazeteciydiler.
Hatta aralarinda gercekten insani yardim icin bolgeye gitmis olanlar vardi.
Ama Kayla oyle degildi.
Kayla bildigimiz Fuhrer'in saygisini kazanabilmis sayili azgin antisemitlerden biri idi. Hamas ile isbirligi yapmaktan cekinmemis, yazdigi bir cok blogda Israel'e karsi zehir akitmis bir yilandi. Israel'in yikmaya calistigi teroristlerin evlerinin onunden canli kalkanlik yapmis ve bize kendini yeni bir Rachel Cori kilmaya calismisti. Kisacasi mikrobun teki idi.
Yani bakarsiniz Kayla insanliga en buyuk hizmetini ISIS'in kurbani olarak yapmis sayilacak.
Eh Israel'e karsi bu kadar savasmis bir "mucahidiye"nin de 72 tane Seyh Yasin hak ettigini de unutmayalim.
Salı, Şubat 10, 2015
Pazartesi, Şubat 02, 2015
İŞ İMKÂNI
bs"d
http://www.graphic-jobs.com/un-e--infographiste-a-paris-19eme-75/hwjk1yDL9wg
Sadece bir pürüz olabilir:
Ne mutlu Fransızca bilmeyenlere.
Mesela ben bu iş ilanına baş vurmazdık.
Fransızcam olmadığı için.
Gerçi galiba Fransızca bilmek te yetmeyebilirmiş.
Pazar, Şubat 01, 2015
YAHUDI OLMAYAN DOSTLARIMA, VE OLANLARA
bs"d
Antisemitizm, Yahudi bilgelerin binlerce sene evvel söyledikleri gibi aslında bir doğa kanunu. Aynen yer çekimi gibi.
Her toplumda ve her bireyde mevcut. Aynen her zaman mevcut olduğu halde hiç bir zaman kendini göstermeyen bazı genetik karakterler gibi. Hücrelere, DNA'e işlenmiş bir kod. Gnelde bireysel düzeyde veya toplumsal düzeyde uyuyan bir kod. Ama ateşlendiği anda kendini hemen gösteren ve bulaşıcı bir özellik taşıyan bir kod.
Tarihe bakınca toplumlar başlarında bu kodu devreye geçiren liderler olmadığı sürece genelde bu genetik bozukluğu kontrol altında tutabilmisler.
Genelde kişilerin ait olma içgüdüleri dolayısı ile "koyun sürüleri" halinde yoneltilmeye hazır ve istekli oldukları da inkar edilemeyecek bir gerçek. Bu isteği kullanmayı bilen liderler birleştirici bir amaç aradıklarında zaten bireylerin genetik koduna işlenmiş bu notayı harekete geçirmeleri yeterli oluyor.
Eski tarihleri bir kenara bırakacak olursak modern tarihin en gerçek örnekleri Alman toplumunu harekete geçiren bir lider ile bugün antisemitizmin en yüksek düzeyde olduğu gerçek olan Türk toplumunu ateşleyen diğer bir lider. Inandırıcı olmaları için de en gerekli etken kendi genetik kodları bu bağlamda en elverişli olan liderlerden söz ediyoruz.
Antisemitizm, Yahudi bilgelerin binlerce sene evvel söyledikleri gibi aslında bir doğa kanunu. Aynen yer çekimi gibi.
Her toplumda ve her bireyde mevcut. Aynen her zaman mevcut olduğu halde hiç bir zaman kendini göstermeyen bazı genetik karakterler gibi. Hücrelere, DNA'e işlenmiş bir kod. Gnelde bireysel düzeyde veya toplumsal düzeyde uyuyan bir kod. Ama ateşlendiği anda kendini hemen gösteren ve bulaşıcı bir özellik taşıyan bir kod.
Tarihe bakınca toplumlar başlarında bu kodu devreye geçiren liderler olmadığı sürece genelde bu genetik bozukluğu kontrol altında tutabilmisler.
Genelde kişilerin ait olma içgüdüleri dolayısı ile "koyun sürüleri" halinde yoneltilmeye hazır ve istekli oldukları da inkar edilemeyecek bir gerçek. Bu isteği kullanmayı bilen liderler birleştirici bir amaç aradıklarında zaten bireylerin genetik koduna işlenmiş bu notayı harekete geçirmeleri yeterli oluyor.
Eski tarihleri bir kenara bırakacak olursak modern tarihin en gerçek örnekleri Alman toplumunu harekete geçiren bir lider ile bugün antisemitizmin en yüksek düzeyde olduğu gerçek olan Türk toplumunu ateşleyen diğer bir lider. Inandırıcı olmaları için de en gerekli etken kendi genetik kodları bu bağlamda en elverişli olan liderlerden söz ediyoruz.
Geçmişte Almanya'da yaşanan, bugün hızla Türkiye'de toplumun genelinin temeline yerleşmekte olan antisemitizm her toplumda aktiv duruma geçirilebilecek genetik bir kod olduğuna göre aynı şeyi çok uzak olmayan bir gelecekte ABD'de yaşayacağımıza inanıyorum. Maalesef bu kodun alevlenmesinin eğitim ve ekonomik durumla büyük bir ilgisi yok. Tabii ikisinin de alt düzeyde olmaları daha verimli bir ortam yaratmaya yardımcı oluyor ama mutlaka gerekli değil. Mesela bugün tüm liberal Üniversite ve kurumlara bakacak olursanız antisemitizmin birleştirici bir öge olduğunu görüyorsunuz.
ABD'nin başına geçebilecek bu türde bir lider milyonları peşinden sürükleyebilecek bir kuvvete sahip. Kendini progresiv sol olarak tanıtan kesim bu milyonların ön sıralarında yer alacaktır. Bu da Antisemitizm'in bir doğa kanunu olduğu, bireylerin DNA'ine işlenmiş bir kod olduğu tezini doğruluyor. Sözde her türlü ırkçılığa, ayırımcılığa karşı olan ve hatta bu yüzden radikal İslam'in yaptıklarına göz yuman, hafifletici sebep arayan "Progresiv liberalizm" iş Yahudi konusuna gelince elinde olmadan genetik kodunun esiri oluyor.
Son 50 senedir de dışa vurmakta zorlandıkları Yahudi nefretlerini arkasında saklayabilecekleri bir paravan da ellerinde. "Anti-Siyonizm". Antisemitizm içermeyen hiç bir anti-siyonizm olamaz. Holokost sonrası 20-25 sene antisemitizmini kontrol altında tutan Avrupa da aynı paravan ile genetik bu kodun etkisi altında kalmaya devam ediyor.
Büyük bir rahatlama aslında bu onlar için.
Mesela daha bir kaç gün evvel Ankara'da yapılan Auschwitz'in kurtarılmasının 70inci senesini anma töreninde konucan Bakan'in sözü dönüp dolaştırıp yine Gazze'de yaşanan trajediye getirmesi ve Auschwitz'in anlamını alçaltması gibi. Verilecek daha yüzlerce tarjedi örneği varken Gazze'nin seçilmesi işte genetik koda işlenmiş bu antisemitizmin kendini gösterebilecek bir açıklık arayışı sonucudur. İlk fırsatta ortaya çıkacaktır. Bu durumda görüldüğü gibi.
Bunları okuyup üzülecek veya kızacak olan Yahudi olmayan arkadaşlarıma şunu da belirtmem lazım. Bu kod Yahudi'nin de genetigine işlenmiş bir koddur.Yani bende de, herkeste olduğu gibi bu kod mevcut. Ancak tabii bizim avantajımız bu kodu alevlendirmek için kullanılan tüm yalanların, yalan olduğunu bilmemizden dolayı bazı istisnalar dışında kod ölü bir şekilde taşınmakta.
Ama dediğim gibi istisnalar da var. Ve de maalesef az değil, hatta artmaktalar. Onlar da önce Yahudi yaşamının gereklerini kodlayan Tora'ya (Tevrat'a) olan düşmanlıkları ile bunu ortaya koydukları gibi, aynı zamanda da İsrael'in varlığına olan düşmanlıkları ile de bunu devreye sokmaktalar. Yahudi literatürüne bu kesim "Erev Rav" diye geçer.
Yani hepimiz aynı sandaldayiz sonuçta.
Açıklık getirmem gereken bir nokta da şu: Sonuçta kişinin iç güdülerini kontrol etmeyi başardığı gibi genetik yapısına işlenmiş bu kodu da kontrol etme hatta yenme olasılığı var.
Bu bakımdan sanırım kişisel ilişkiler bunun en güzel ilacı. Içinde sebepsiz yere Yahudi düşmanlığı uyandığını hisseden, veya liderlerinin fiseklemeleri ile birden bire her olan biten olayın arkasında İsrael'i görmeye başlamış ise yapması gereken ilk iş kendine en kısa zamanda Yahudi bir arkadaş edinmesidir. Bir kadeh rakı ile yapılacak bir kaç sohbet bu genetik bozukluğu tamamı ile yok etmese de tedavi yolunda en büyük adımlardan biri olacaktır.
Bunu da soylememin nedeni şahsen bu tip durumlarla çok karşılaşmış olmam.
Hatta Yahudiler arasında dahi. Mesela genelde ultra-orthodox olarak isimlendirilen Haredi toplum ile tanışıp içlerinde bulunanların zamanla bu toplum hakkında olan negatif düşüncelerinin ne kadar değişmiş olduğunu her zaman görüyoruz. Yahudilerin de diğer tüm toplumlar gibi yardimseverlerinin yanında, üç kagitcilarinin, hırsızlarının olduğunu ve buna da aynen diğer toplumlar gibi hakları olduğunu idrak edince bu genetik bozukluk tamir görmeye başlayacaktır.
Yahudi daha yüksek bir standart ile ölçülmekte. Aslında doğru olan da bu. Yalnızca insanoğulları değil tüm insanlığın Yaratıcısı da bu standartin Yahudiler nezdinde daha yüksek tutulacağını belirtmiş. Ama 2000 senedir homojen bir toplum olma hakkından yoksun olan Yahudilerin en azından kendi topraklarında belli bir süre huzur içinde yaşama haklarına varmaları ile bu standart ile yargılanmaları mümkün olacaktır. Dünya yine aynı düşmanlık ile bizleri bu haktan yoksun bırakmaya çalışarak yine bizi var olma savaşı içinde bulunmanın verdiği baskı altında tutarak bu standarta layık olmamızı engelliyor.
Dünya ve insanlık tespit edilmiş bir sona doğru gidiyor. Yön tek. Hedefe ne şekilde varacağımız bizim elimizde.
Politik Siyonizm'in yaratıcı ataları Yahudi'nin doğal çevresi olan Eretz İsrael'de kendi geleceğini tespit edecek bir toplum haline gelebilmesinin Antisemitizm'e en büyük cevap olacağına inanmışlardı. Belki bugün bu şekilde görülmese dahi haklıydılar ve haklılar.
Yahudi aile / ulusu kendi topraklarında huzur içinde yaşamağa kabil olduğu andan itibaren Tora'nin ona gösterdiği yol ile tarih akışı içindeki kendisine verilmiş görevini yerine getirebilme olasılığına ve bu görevin yükümlediği yüksek standarta varacaktır. Bu da genetik kodlara işlenen Yahudi düşmanlığının yok olmasına yardımcı olacaktır.
Bugün bile henüz o gereken ortama varılamadığı halde insanlığa teknolojik olarak yaptığı yardımlar ile Yahudiler yine orantisizligin başındalar.
Gelin bu aile ulusun huzur içinde kendi topraklarında yaşamalarına izin verin, işte o zaman görün ne imiş insanlığa ışık olmak ile yükümlenen bu milletin yapabilecekleri.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























