bs"d
Yeni baş savcımız:
shomer shabat
POLITIKA -- ISRAIL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
POLITIKA -- ISRAIL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Ocak 03, 2016
Cuma, Mayıs 08, 2015
YINON MAGAL
bs"d
Yeni milletvekillerinden Yinon Magal'in Knesset'teki ilk konusmasindan iki dakika:
Bu tip adamlar Israel'de Yahudilik icin bir gelecek oldugunun umudunu kuvvetlendiriyorlar.
INGILIZCE ALT YAZILI
Yeni milletvekillerinden Yinon Magal'in Knesset'teki ilk konusmasindan iki dakika:
Bu tip adamlar Israel'de Yahudilik icin bir gelecek oldugunun umudunu kuvvetlendiriyorlar.
INGILIZCE ALT YAZILI
Salı, Ocak 06, 2015
EVRİM iSPATı
bs"d
Dr. Anat Rot Yahudi kıvılcımının mantık ile ateşlenmesi sonucu gerçek evrimi yaşadı.
Evrim teorisini inkar edenlere bir ispat daha.
Shalom Ahshav'in aktif üyelerinden olan Dr. Anat Rot Gush Katif yerleşimlerinin sokulmelerini araştırırken Yahudi kıvılcımı ile gerçekleri görebildi.
Büyük cesaret isteyen "dürüstlük" hissi ile içinde bulunduğu çevrenin etkilerine karşı gelerek gerçekleri söylemeye verdiği karar onu bugün Bayt Yehudi listesine aday olmaya kadar getirdi.
Gerçek evrim.
Tabii ters evrim de var.
Örneklerini çok gördük. Aydın sayilabilme uğruna gittikçe içindeki Yahudi kıvılcımını söndürmek için ellerinden gelen tüm çabayı, mantığın, aklın sesine rağmen esirgemeyenler de var.
Evrim iki yönde ilerliyor.
Darısı Dr. Anat gibi rasyonel düşünüp, dürüstçe davranmak isteyenlerin başına.
Hazaka U Beruha Anat!
Perşembe, Temmuz 10, 2014
KARTONDAN BEYINLILERE GAZOZ KAPAGINDAN FUZE
bs"d
Bu insanlarin hala toplum icine cikmak icin kac tane suratlari var, onun hesabini yapiyorum.
KORKMAYIN BIRSEY OLMAZ
Bu insanlarin hala toplum icine cikmak icin kac tane suratlari var, onun hesabini yapiyorum.
KORKMAYIN BIRSEY OLMAZ
Perşembe, Nisan 24, 2014
NE OLACAK SIMDI?
bs"d
Fatah ile Hamas'in milli birlik hukumeti yoluna gitmesi ile zaten hic bir zaman bir gelecek ve umut ihtiva etmeyen "2 Devlet Cozumu" temeli uzerine yurutulen gorusmeler Israel Hukumeti tarafindan askiya alindi.
Bu anlamsiz fantazi pesinde Ortadogu sorununu cozecegini sanan ABD'li kus beyinliler de neye ugradiklarini anlamaya calisiyorlardir.
Abbas'a sapkami en azinda ne oldugunu gosterme cesaretinden dolayi cikartiyorum.
Gerci Hamas ile fatah arasinda bir milim fark olmadigini, eger birisini tercih etseydim en azindan durust Hamas'i yegledigimi defalarca yazdim.
Simdi ne olacak?
Iki Devlet -- kabuuum (Bar-minan gerceklestigi gun zaten Tel-Aviv'i de bosaltmaya baslamak gerekecek).
Israel'in butun bu kargasa icinde yapabilecegi adimlardan biri de "tarismali topraklar" uzerinde Israel Devleti kanunlarinin hukmedecegini bildirmek olabilir. Tabii bu da Yehuda ve Shomron sakini Araplar'a en azindan zamaninda Yerushalayim'in dogu bolgesinde ikmet eden Araplara sunulan "vatandaslik" teklifini gundeme getirecektir. Bu firsati kabul edenler her Israel vatandasinin haklarindan yararlanip, yukumluluklerinden sorumlu olacaklar. Bu da en azindan politik olarak olusacak sorunlarin yaninda ekonomik olarak ta buyuk bir yuk yaratacaktir. Sosyal hizmetler bu durumda vatandaslik almayan toplum icin de gecerli bir durum haline gelecek.
Demografik olarak Yahudi nufusun buyume hizi artik Arap nufustan daha fazla.
Ayrica Yehuda ve Shomron Arap nufusun tespitinde FOY tarafindan buyuk usulsuzlukler yapildigi da ortaya cikti.
Ama tum bunlara ragmen bu sekilde buyuk bir demografik sarsinti "Tek Devlet" planini kusku ile karsilamaya yeter.
Isin aslinda ilginc yani Liberal Sol, Liberal Yahudiler ve pro Arap tum kollar bir noktaya deginmekten kaciniyorlar. Cunku gercek onlari rahatsiz ediyor.
Olur da Israel Yehuda, Shomron'da Israel kanunlarini isleme sokar ve Arap ahaliye soz konusu sosyal haklari verirse 22 Arap Devleti icinde hic bir Arap vatandasin sahip olmadigi insani yasam sartlarina Yehuda ve Shomron Araplari sahip olacaklar.
Bu yuzden "Iki Devlet" cozumunu Araplar acisindan destekleyenler aslinda onlara en buyuk kotulugu etmekteler.
Sonucta umarim bir gun dunya ve Israel liderleri Urdun'un bu cozumde "VAZ GECILEMEZ" taraf oldugunu idrak edecekler ve Israel'e yapilan baskinin bir bolumunu halkinin %70-80'i Eretz Israel Araplari ile ayni gecmisi tasiyanlardan olusan Urdun'e de uygulayacaklardir.
Ne Iki Devlet, ne de Tek Devlet gercekci degil (kusura bakma Caroline Glick).
Urdun , Israel ve yerel Araplari ortak olarak kapsayacak bir cozume kafa yormak bana en dogrusu gibi gorunmekte.
Fatah ile Hamas'in milli birlik hukumeti yoluna gitmesi ile zaten hic bir zaman bir gelecek ve umut ihtiva etmeyen "2 Devlet Cozumu" temeli uzerine yurutulen gorusmeler Israel Hukumeti tarafindan askiya alindi.
Bu anlamsiz fantazi pesinde Ortadogu sorununu cozecegini sanan ABD'li kus beyinliler de neye ugradiklarini anlamaya calisiyorlardir.
Abbas'a sapkami en azinda ne oldugunu gosterme cesaretinden dolayi cikartiyorum.
Gerci Hamas ile fatah arasinda bir milim fark olmadigini, eger birisini tercih etseydim en azindan durust Hamas'i yegledigimi defalarca yazdim.
Simdi ne olacak?
Iki Devlet -- kabuuum (Bar-minan gerceklestigi gun zaten Tel-Aviv'i de bosaltmaya baslamak gerekecek).
Israel'in butun bu kargasa icinde yapabilecegi adimlardan biri de "tarismali topraklar" uzerinde Israel Devleti kanunlarinin hukmedecegini bildirmek olabilir. Tabii bu da Yehuda ve Shomron sakini Araplar'a en azindan zamaninda Yerushalayim'in dogu bolgesinde ikmet eden Araplara sunulan "vatandaslik" teklifini gundeme getirecektir. Bu firsati kabul edenler her Israel vatandasinin haklarindan yararlanip, yukumluluklerinden sorumlu olacaklar. Bu da en azindan politik olarak olusacak sorunlarin yaninda ekonomik olarak ta buyuk bir yuk yaratacaktir. Sosyal hizmetler bu durumda vatandaslik almayan toplum icin de gecerli bir durum haline gelecek.
Demografik olarak Yahudi nufusun buyume hizi artik Arap nufustan daha fazla.
Ayrica Yehuda ve Shomron Arap nufusun tespitinde FOY tarafindan buyuk usulsuzlukler yapildigi da ortaya cikti.
Ama tum bunlara ragmen bu sekilde buyuk bir demografik sarsinti "Tek Devlet" planini kusku ile karsilamaya yeter.
Isin aslinda ilginc yani Liberal Sol, Liberal Yahudiler ve pro Arap tum kollar bir noktaya deginmekten kaciniyorlar. Cunku gercek onlari rahatsiz ediyor.
Olur da Israel Yehuda, Shomron'da Israel kanunlarini isleme sokar ve Arap ahaliye soz konusu sosyal haklari verirse 22 Arap Devleti icinde hic bir Arap vatandasin sahip olmadigi insani yasam sartlarina Yehuda ve Shomron Araplari sahip olacaklar.
Bu yuzden "Iki Devlet" cozumunu Araplar acisindan destekleyenler aslinda onlara en buyuk kotulugu etmekteler.
Sonucta umarim bir gun dunya ve Israel liderleri Urdun'un bu cozumde "VAZ GECILEMEZ" taraf oldugunu idrak edecekler ve Israel'e yapilan baskinin bir bolumunu halkinin %70-80'i Eretz Israel Araplari ile ayni gecmisi tasiyanlardan olusan Urdun'e de uygulayacaklardir.
Ne Iki Devlet, ne de Tek Devlet gercekci degil (kusura bakma Caroline Glick).
Urdun , Israel ve yerel Araplari ortak olarak kapsayacak bir cozume kafa yormak bana en dogrusu gibi gorunmekte.
Perşembe, Şubat 13, 2014
BIR IKI YUZLULUK DAHA -- BU SEFER ISRAEL'DE
bs"d
Bundan birkac hafta once Israel'de sol goruslu bir ogretmen siniindaki ogrencilere "Tzaha"l'da gorev yapmamalari gerektigi, Tzaha"l'in dunyanin en etik ordusu olmadigi hakkinda imalarda bulundugundan dolayi ortalik biraz karismisti.
Hatirlamayanlar icin: Haberi
Ben bu ogretmenin gorusleri yuzunden isinden atilmasina karsi cikanlardan olmustum.
Neyse, bu hafta yine Israel solunun iki yuzlulugunu, cifte standartciligini ortaya koyan bir olay daha oldu. Olay ayni cizgide:
Vatani gorevini "sherut le'umi" (milli hizmet) cercevesinde yapmakta olan genc bir rehber-ogretmen kiz Gush Katif cemaatlerinin imha edilmelerinin anildigi gunu onurlandirmak icin gorevli oldugu okula turuncu bir t-shirt giyerek gidiyor.
Ogrencilerden biri bu t-shirt'un ne anlama geldigini sordugunda kiz da Gush Katif olayini anlatiyor.
Bunu duyan okul yonetimi anainda kizin isine son veriyor.
Arada dikkat edilmesi gereken nokta 2008 yilinda cikan bir kanun ile Shvat ayinin 22si Gush Katif surgununu anma ve milli egitim kurumlarinda da bugune ozel ogretilecek material dagitilmis durumda.
Olayi duyan velilerden bir Egitim Bakani Say Piron'a neden cifte standart uygulandigi hakkinda bir mektup yaziyor.
Egitim Bakanligi durumun kontrol edildigini soyluyor.
Bivir i ver.
Haberin Ibranice orijinali icin :
Bundan birkac hafta once Israel'de sol goruslu bir ogretmen siniindaki ogrencilere "Tzaha"l'da gorev yapmamalari gerektigi, Tzaha"l'in dunyanin en etik ordusu olmadigi hakkinda imalarda bulundugundan dolayi ortalik biraz karismisti.
Hatirlamayanlar icin: Haberi
Ben bu ogretmenin gorusleri yuzunden isinden atilmasina karsi cikanlardan olmustum.
TOLERANS -- SOLCU USULU baslikli 30 Ocak 2014 tarihli blogumdan
Neyse, bu hafta yine Israel solunun iki yuzlulugunu, cifte standartciligini ortaya koyan bir olay daha oldu. Olay ayni cizgide:
Vatani gorevini "sherut le'umi" (milli hizmet) cercevesinde yapmakta olan genc bir rehber-ogretmen kiz Gush Katif cemaatlerinin imha edilmelerinin anildigi gunu onurlandirmak icin gorevli oldugu okula turuncu bir t-shirt giyerek gidiyor.
Ogrencilerden biri bu t-shirt'un ne anlama geldigini sordugunda kiz da Gush Katif olayini anlatiyor.
Bunu duyan okul yonetimi anainda kizin isine son veriyor.
Arada dikkat edilmesi gereken nokta 2008 yilinda cikan bir kanun ile Shvat ayinin 22si Gush Katif surgununu anma ve milli egitim kurumlarinda da bugune ozel ogretilecek material dagitilmis durumda.
Olayi duyan velilerden bir Egitim Bakani Say Piron'a neden cifte standart uygulandigi hakkinda bir mektup yaziyor.
Egitim Bakanligi durumun kontrol edildigini soyluyor.
Bivir i ver.
Haberin Ibranice orijinali icin :
מדריכה סיפרה לתלמידים על ההתנתקות - וסולקה
Çarşamba, Şubat 12, 2014
BUGUN KNESET'TE YAGMUR YAGDI --YARABBI SUKUR
bs"d
Bugun Avrupa Birligi Parlamentosu'nun baskani Herr Martin Schulz konusmasini yaparken birden bire salonda yagmur yagmaya basladi.
Milletvekillerinin cogu yarabbi sukur diyerek yanlarinda tasidiklari semsiyelerini acarken bazi dusuncesiz milletvekilleri de semsiyesiz olduklarindan salondan kactilar.
Ayrica Israel'in bas semsiye uretcisi bu konuda basina gereken aciklamayi da yapmakta gecikmedi.
Bugun Avrupa Birligi Parlamentosu'nun baskani Herr Martin Schulz konusmasini yaparken birden bire salonda yagmur yagmaya basladi.Milletvekillerinin cogu yarabbi sukur diyerek yanlarinda tasidiklari semsiyelerini acarken bazi dusuncesiz milletvekilleri de semsiyesiz olduklarindan salondan kactilar.
Ayrica Israel'in bas semsiye uretcisi bu konuda basina gereken aciklamayi da yapmakta gecikmedi.
Pazartesi, Ocak 13, 2014
1924 - 2014 DING DONGLAR OLMEZ!!!!!
bs"d
Ibranice'de bir deyim vardir. "Frayerim lo metim, hem rak mithalfim."
1924 yilindan New York Times'tan bir gazete kupuru:
Ibranice'de bir deyim vardir. "Frayerim lo metim, hem rak mithalfim."
(פראיירים לא מתים, הם רק מתחלפים) -- "Enayiler olmez, sadece degisirler -- yenileri gelir"
1924 yilinda Hitler'in rehabilite olduguna inanan dangalaklar ile bugun Abbas'in ve 20 sene evvel Arafat'in rehabilite olduguna inanan ding donglar arasinda sadece zaman asimi var. Ama zaman asimi hic bir sey degistirmemis.
Bugun 2 Devlet safsatasina inananlar, Arafat veya Abu Mazen'in "baris ortagi" olduklarini savunmaya devam edenler eger yasasalardi buyuk ihtimal ile 1924'te yukardaki gazete kupurunun altina da sevincle imzalarini atarlardi.
"Buyuk ihtimal ile" diye yazdim cunku bugunku trendlerini temel alirsak ve kultur ve bilgi seviyelerini de hesaba katarsak yukardaki ornegin de farkindaliliklari ile halen ayni 1924 dusunce cizgisini devam ettirdiklerini gorerek bu sonuca varmakta bir sorun yok.
Yani yukardaki fotografin orijinalini aldigim Elder of Ziyon adli blog'da bu fotografa tepki veren bir okuyucunun yazdigi gibi. Buyuk ihtimal ile bu haberi de 1924'te TOM FRIEDMAN kaleme almistir.
Olamaz demeyin cunku 1967'den sonraki ISGAL yuzunden Araplarin 1929 Hebron katliamini, daha sonraki bir cok ayaklanma ve kan dokumunu yaptiklarini kabul ettiniz zaten.
Pazartesi, Temmuz 01, 2013
ISRAEL'IN ILK POLITIK SUIKASTI -- Tarihte dun
bs"d
Ben ilk politik suikast olarak (en azindan kendi aramizda) Arlozorov suikastini biliyordum. Daha sonra da Yitzhak Rabin'in katli. Megersem yaniliyormusum.
Ilk politik suikast megersem Hagana tarafindan islenmis.
Olay ilginc.
18 cocuklu bir aileye 31 Aralik 1881'de dogan Jacob Israel De'Haan cok calkantili, kendi zamanina gore cok tartismali bir yasam yasamis Hollandali bir sair/yazar, ogretmen ve hukukcu.
Homosexuel, ve belki de phedofil egilimleri olan, ilk basta Siyonistler ile is birligi yapan ama daha sonra anti-siyonist cepheye katilan De'Haan 30 Haziran 1924'te daha sonra Israel Cumhurbaskani olacak Yitzhak Ben-Tzvi'nin emri ile hagana tarafindan oldurulmus.
De'Haan'in suclari arasinda siyonizme karsi Eda Haredit ve Rabbi Yosef Hayim Sonnenfeld'in danismani olmasinin yaninda Hijaz Krali Hussein bin Ali ile bir Filistin Develti kurulmasi yolunda calismalara girismis olmasi.
Konu ile ilgili gercekten ilginc haber Ha'Aretz'ten:
ILK SUIKAST
Yukardaki linkte cikan videoyu da izlemenizi tavsiye ederim.
Veya bu linkten:
http://www.youtube.com/watch?v=ASnzDZOE1Ec&feature=player_embedded
Ilk politik suikast megersem Hagana tarafindan islenmis.
Olay ilginc.
18 cocuklu bir aileye 31 Aralik 1881'de dogan Jacob Israel De'Haan cok calkantili, kendi zamanina gore cok tartismali bir yasam yasamis Hollandali bir sair/yazar, ogretmen ve hukukcu.
Homosexuel, ve belki de phedofil egilimleri olan, ilk basta Siyonistler ile is birligi yapan ama daha sonra anti-siyonist cepheye katilan De'Haan 30 Haziran 1924'te daha sonra Israel Cumhurbaskani olacak Yitzhak Ben-Tzvi'nin emri ile hagana tarafindan oldurulmus.
De'Haan'in suclari arasinda siyonizme karsi Eda Haredit ve Rabbi Yosef Hayim Sonnenfeld'in danismani olmasinin yaninda Hijaz Krali Hussein bin Ali ile bir Filistin Develti kurulmasi yolunda calismalara girismis olmasi.
Konu ile ilgili gercekten ilginc haber Ha'Aretz'ten:
ILK SUIKAST
Yukardaki linkte cikan videoyu da izlemenizi tavsiye ederim.
Veya bu linkten:
http://www.youtube.com/watch?v=ASnzDZOE1Ec&feature=player_embedded
Pazartesi, Ağustos 22, 2011
SOSYAL ADALET PEYNIRE MI ENDEXLI?
bs"d
Israil'in politikacilari da artik Ortadogu'nun kabadayi lisanini kullanip daha da ileri gidemeyecek kadar pisirik olduklarini ortaya koymak icin yarisir duruma geldiler.
Gecen haftaki teror saldirisindan sonra Israil'in baslattigi "imha" saldirilari akabinde Netanyahu "daha bu isin baslangici" diyordu.
Dun Ehud Barak isi iyice ileri goturup Saddamvari, Kaddafice bir tehditte bulundu.
"Kafalarini ucuracagiz!"
Israil'in ekonomik olarak degil savunma doktrinini eski sosyalist hukumetlerin anlayisina geri gitmesi lazim.
"Az laf, cok is".
Bir Yahudi caninin yuz Arab'a bedel oldugu gunlere.
Hadi simdi dunya degisti bizim duldul politikacilarimiz da degistiler, acikca Yahudi'ye dokunmanin bedelinin pahali oldugunu acikca soyleyemiyorlar (politik olarak ayip ya) bari sussunlar.
Bir sey yapacaklarindan degil, yeterki elalem alisveriste gorsun. Zavallilari oynayan Israil Sol'unun shahin kanadini gosterme ayaklarina yatan Ehud Barak "beyan verme lugatinda" Ahmedinejad'la yarisirsa oy toplayacagi inancinda. Ama Barak'in gucu ancak evine oda eklemek icin insaat yapan Yahudi'ye yetiyor. (Aynen Amerika'daki Huseyi Barak gibi bizim Ahmed Barak'in da derdi bu)
Israil'de hukumet peynir fiyatlarinin pahaliligi degil insan hayatinin ucuzlugu yuzunden dusurulmeli. Guney sinirimiz yol gecen hani gibi. Binlerce multeci ve aralarina sizan El-Kaida militanlari icin gecis yolu acik. Olabileceklerin bir ornegini yasadik.
Diger tarafta olaylarin arkasindan Israil hemen bu teroristleri yollayan orgutun ust kademesini imha etti. Mademki bunlarin kim olduklarini ve mekanlarini biliyordunuz neden 8 masum insanin hayatini kaybetmesini, yillar boyu tasinacak yaralari ve mahf olan ailelerin olusmasini beklediniz. Sadece bu bile bu hukumetin dusurulmesi icin bir nedendir. Dusmanin yerini ve hareketlerini biliyorsaniz imha etmemek, olasi felaketleri, katliamlari onlememek basli basina bir suc teskil ediyor.
Bunlar yuzunden yollara dusmeli, sivil ayaklanma bunlar icin olusmali, Kfar Shmaryau'da yaylanip milleti Rotschild'e kampa yollamak degil tek sosyal adalet. Asil sosyal adalet kisinin var olma, yasama hakkini herkese esit olarak saglayabilmektir.
Yitzhak Rabin'in degeri, hayati, kani Persembe gunu hukumetin umursamazligi yuzunden katl edilen kurbanlarin hic birinden daha degerli degildir. Olmamalidir.
Aksini dusunen istedigi kadar kendini uber-humanist, baris bayragini soldan saga salliyan ince ruh sahibi oldugunu iddia etse dahi insan sevgisinden bir nem dahi kapmamis kendi ideolojisi asigi birinden baska bir sey degildir.
Maytap beyinli politikacilarin pesinden suruklenen en guzel konusana oy veren sempanzelerden baska bir sey degiliz aslinda. Sosyal adalet secim ve yonetim sekli degismedikce kendi kendimizi kandirdigimiz bir masaldan baska bir sey olmayacak.
Tekrar ediyorum sosyal adaletin ilk maddesi insan hayatinin tum vatandaslara esit olarak garantisidir. Bu da ister en sagci, en solcu, en dindar veya en ateist (ateizmin de reformisti, orthodox'u var) hukumet olsun, en bas sorumluluklaridir.
Kanin fiyatini yukseltelim, peyniri dusurmek icin sonra ugrasiriz.
Israil'in politikacilari da artik Ortadogu'nun kabadayi lisanini kullanip daha da ileri gidemeyecek kadar pisirik olduklarini ortaya koymak icin yarisir duruma geldiler.
Gecen haftaki teror saldirisindan sonra Israil'in baslattigi "imha" saldirilari akabinde Netanyahu "daha bu isin baslangici" diyordu.
Dun Ehud Barak isi iyice ileri goturup Saddamvari, Kaddafice bir tehditte bulundu.
"Kafalarini ucuracagiz!"
"Caaaart!"
Israil'in ekonomik olarak degil savunma doktrinini eski sosyalist hukumetlerin anlayisina geri gitmesi lazim.
"Az laf, cok is".
Bir Yahudi caninin yuz Arab'a bedel oldugu gunlere.
Hadi simdi dunya degisti bizim duldul politikacilarimiz da degistiler, acikca Yahudi'ye dokunmanin bedelinin pahali oldugunu acikca soyleyemiyorlar (politik olarak ayip ya) bari sussunlar.
Komedi bir haldeler.
Tehdit ve tehdit.Bir sey yapacaklarindan degil, yeterki elalem alisveriste gorsun. Zavallilari oynayan Israil Sol'unun shahin kanadini gosterme ayaklarina yatan Ehud Barak "beyan verme lugatinda" Ahmedinejad'la yarisirsa oy toplayacagi inancinda. Ama Barak'in gucu ancak evine oda eklemek icin insaat yapan Yahudi'ye yetiyor. (Aynen Amerika'daki Huseyi Barak gibi bizim Ahmed Barak'in da derdi bu)
Israil'de hukumet peynir fiyatlarinin pahaliligi degil insan hayatinin ucuzlugu yuzunden dusurulmeli. Guney sinirimiz yol gecen hani gibi. Binlerce multeci ve aralarina sizan El-Kaida militanlari icin gecis yolu acik. Olabileceklerin bir ornegini yasadik.Diger tarafta olaylarin arkasindan Israil hemen bu teroristleri yollayan orgutun ust kademesini imha etti. Mademki bunlarin kim olduklarini ve mekanlarini biliyordunuz neden 8 masum insanin hayatini kaybetmesini, yillar boyu tasinacak yaralari ve mahf olan ailelerin olusmasini beklediniz. Sadece bu bile bu hukumetin dusurulmesi icin bir nedendir. Dusmanin yerini ve hareketlerini biliyorsaniz imha etmemek, olasi felaketleri, katliamlari onlememek basli basina bir suc teskil ediyor.
Bunlar yuzunden yollara dusmeli, sivil ayaklanma bunlar icin olusmali, Kfar Shmaryau'da yaylanip milleti Rotschild'e kampa yollamak degil tek sosyal adalet. Asil sosyal adalet kisinin var olma, yasama hakkini herkese esit olarak saglayabilmektir.
Yitzhak Rabin'in degeri, hayati, kani Persembe gunu hukumetin umursamazligi yuzunden katl edilen kurbanlarin hic birinden daha degerli degildir. Olmamalidir.
Aksini dusunen istedigi kadar kendini uber-humanist, baris bayragini soldan saga salliyan ince ruh sahibi oldugunu iddia etse dahi insan sevgisinden bir nem dahi kapmamis kendi ideolojisi asigi birinden baska bir sey degildir.
Maytap beyinli politikacilarin pesinden suruklenen en guzel konusana oy veren sempanzelerden baska bir sey degiliz aslinda. Sosyal adalet secim ve yonetim sekli degismedikce kendi kendimizi kandirdigimiz bir masaldan baska bir sey olmayacak.
Tekrar ediyorum sosyal adaletin ilk maddesi insan hayatinin tum vatandaslara esit olarak garantisidir. Bu da ister en sagci, en solcu, en dindar veya en ateist (ateizmin de reformisti, orthodox'u var) hukumet olsun, en bas sorumluluklaridir.
Kanin fiyatini yukseltelim, peyniri dusurmek icin sonra ugrasiriz.
Cuma, Ağustos 12, 2011
ISRAIL'IN TEK IKI SECENEGI
bs"d
Shalom gazetesinden:
http://www.salom.com.tr/news/detail/20679-Israilin-tek-iki-secenegi.aspx
Gazeteci Caroline Glick, The Jerusalem Post Gazetesi'nde yer alan makalesinde İsrail’in Filistinlilerle ilgili olarak sadece iki seçeneği olduğunu savunuyor
El Fetih lideri Mahmud Abbas, bu hafta İspanya ve Norveç hükümetlerini, İsrail ile görüşmeleri bir kenara bırakıp Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Gazze Şeridi’nin yanı sıra Yehuda, Şomron* ve Yeruşalayim** üzerinde de Filistin hâkimiyetini tanıması girişimlerine destek olmaya ikna etme amacı ile Avrupa'da bulunmakta.
Filistinliler, ABD'nin desteği olmadan bu girişimlerinin Güvenlik Konseyi'nin desteğini kazanamayacağın ve bu yüzden de hiç bir kanunsal hükmünün olamayacağını biliyorlar.
Ancak yeteri kadar baskı yaratırlarsa sonunda İsrail’in sözü geçen bölgelerdeki kontrolünün çözüleceğine ve İsrail’in var olma hakkını hiç kabul etmeden kendi kontrolleri altına alabileceklerine inanıyorlar.
El Fetih’in bu atılımı ve Hamas ile yaptığı anlaşma İsrail açısından gerçekler ile yüzleşmesinin vaktinin geldiğini berrak bir şekilde ortaya koymakta: Yehuda ve Şomron konusunda sadece iki gerçekçi olasılık mevcut. Ya Filistinliler Yehuda ve Şomron'un kontrolünü ellerine alacaklar ya da İsrail bu bölgeleri ilhak edecek.
Filistinliler bu bölgeyi kontrolleri altına almaları halinde aynen Gazze'de kurmuş oldukları terör devleti gibi bir terör devleti yaratıp bu toprakları İsrail’e karşı vermekte oldukları savaşta başlama noktası olarak kullanacaklardır.
Filistin kontrolü altında kalacak Yehuda ve Şomron'un bir terör devleti haline geleceği sadece İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmeleri sonrasında edindiği tecrübeye dayanmıyor.
Filistinlilerin kendileri de bu konuda hiç bir sır saklamıyorlar.
‘The Israel Project’ adlı organizasyonun geçen hafta yayınladığı kamuoyu yoklamasına göre Filistinlilerin yüzde 65'i İsrail ile görüşmelerde bulunulması taraftarı olduklarını belirttiler.
Ancak hemen heyecanlanmadan detayları okumalıyız.
Bu ankete göre Filistinlilerin üçte ikisi bu görüşmelerin İsrail Devleti yanında ve Yahudi Devleti ile barış içinde yasayacak bir Filistin Devleti'nin kurulması ile sonuçlanmasını istemiyorlar. İsrail’in yanında kurulacak bir ‘Filistin’in İsrail’e karşı süren savaşlarında bir araç vazifesi görmesi gerektiği kanısındalar. Bu savaşın amacı ‘barış’ anlaşması sonrasında İsrail’den ne geri kalmış ise imha edilip Filistin içine yutulması.
Ortaya çıkan sonuç, Filistinlilerin yüzde 66'sı İsrail ile ‘barış’ görüşmelerinin kasıtlı bir aldatmaca ile yürütülmeli inancında oldukları.
Bunun yanında dörtte üç, Yahudilerin Yeruşalayim'e olan bağlarını reddediyor, yüzde 80'i Hamas tüzüğünde yapılan Yahudilere karşı cihad çağrısını, yüzde 73'ü Hamas tüzüğünde sözü geçen Yahudi ulusunun imhasını destekliyor.
İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinden sonra edindiği tecrübe ne kadar kötü olmuş olsa dahi, İsrail’i bekleyen Yehuda ve Şomron çekilmesi sonrasında olabileceklerin çok daha kötü olacağıdır. Bu çekilme sadece Yehuda ve Şomron'dan saldırılara davetiye çıkarmakla kalmayacak. Diğer Arap ordularının da geriye kalan Yahudi Devleti'ni de istila etmelerine davet çıkaracak. Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinin aksine, Yehuda ve Şomron olmadan, İsrail doğudan gelebilecek bir istilaya karşı kendisini savunması için gerekli arazi derinliği ve topografik avantajdan yoksun olacak. Ayrıca Gazze'den sonra Yehuda ve Şomron'da ikinci bir Filistin terör devletinin kurulması İsrail’in Galil, Negev, Yaffo, Lod, Hayfa ve diğer bölgelerindeki bazı Arap vatandaşlarını da daha evvelden de açıklamış oldukları bu topraklarda otonomi kurma veya Filistin terör devleti ile birleşme sevdalarına da teşvik edici olacaktır. Doğudan gelebilecek sürekli bir istila tehdidi (ve güneyden Müslüman Kardeşler örgütü kontrolündeki Mısır’dan Sina ve Gazze üzerinden) altında yaşayan İsrail büyük bir ihtimal ile içindeki hain Arap vatandaşlarına karşı gereken önlemleri almaktan çekinecektir.
Zamanın Başbakanı Ariel Şaron'un 2001'de uyardığı gibi durum Çekoslovakya’nın 1930'larda içinde bulunduğu zor durum ile paralel olacaktır. Aynen 1930'larda Nazilerin Çek hükümetini Sudetenland'daki hain Alman azınlığa karşı tavır almaktan caydırdığı gibi, Arap Devletleri de (ve nükleer bir İran) Yehuda, Şomron ve Gazze'deki Filistin terör devletini destekleyerek İsrail’in elinde kalan topraklarında egemenlik haklarını yürütmesini imkânsız kılacaklar.
İsrail’in imhası sadece daha önceden kararlaştırılmış olacak.
İkinci olasılık ise İsrail’in düşman Arap nüfusu ile birlikte Yehuda ve Şomron'u ilhak etmesi.
Yehuda ve Şomron'un Arap nüfusunu içine alması ile İsrail’in Arap azınlığının oranı genel nüfus içinde yüzde 20'den yüzde 33'e yükselecek. Açıkça böyle bir senaryo İsrail’i yeni, karmaşık hukuksal, sosyal ve kanuni yaptırım sorunları ile karşı karşıya bırakacak. Ancak bu durum İsrail’in önüne önemli bazı avantajlar ve fırsatlar da getirecek.
İsrail seçim yasalarını tekrar gözden geçirip, nispi seçim ve temsil sistemi yerine doğrudan bölgesel seçim ve temsil sistemine geçme yoluna gitmeyi gündemine getirecektir. Arap vatandaşlarını da aynen Yahudi vatandaşları tabii tuttuğu kanunlara tabii tutma yoluna gidecektir. Buna sivil inşaat kanunlarından vatan hainliğini kapsayan ciddi kanunlara kadar bir çok yasa dahil olacaktır.
Her ne kadar sözü geçen kamuoyu araştırması sonuçlarına göre Filistinlilerin yüzde 53'ünün sınıflarda bu şekilde bir antisemitizm aşılanmasını desteklemelerine rağmen Arap öğrencilerin bundan böyle Yahudi nefreti ile aşılanmalarının engellenmesini garanti altına alacaktır.
Bu adımların yürürlüğe koyulması zor olacaktır.
Diğer taraftan Yehuda ve Şomron'un ilhak edilmesi İsrail için kesin avantajlar taşımakta. Örneğin İsrail tüm bu alan üzerinde askeri kontrolü tekrar kazanacak. İsrail 1996'da bu kontrolün büyük bir bölümünü FKÖ'e bırakmıştı. İsrail’in kabul ettiği FKÖ'nun kuracağı Filistin silahlı güçleri Filistin terör makinesi içinde merkez bir rol aldılar. Bu silahlı kuvvetler Filistin toplumunun İsrail’in imhası yönünde bir doktrine tabii tutulmasında da anahtar pozisyondaydılar.
Bu terör odaklarının dağıtılması ile İsrail vatandaşlarını terör saldırılarından koruma yönünde önemli bir yol kat etmiş olacak. 1967'den beri ilk defa can damarı bu topraklar üzerine hâkimiyetini ilan etmesi ile İsrail kendi vatandaş ve destekleyicilerinin birlikte kucaklayabilecekleri açık bir durum yaratacak.
İlhak aynı zamanda İsrail’in politikacı ve temsilcilerinin serbestçe Filistin milliyetçiliğinin gerçek patolojik yapısını ve Filistin davası yanında yer alan global solun altında yatan gerçeğin hipokrizi ve antisemitizm olduğunu açıkça dile getirebilmelerini sağlayacak.
Hayır, ilhak kolay olmayacak. Ancak diğer seçenek milli intihar.
Tekrar edersek, bunlar tek seçenekler. Ya Filistinliler bir terör devleti yaratıp küçülmüş, savunulması imkânsız Yahudi Devleti'ne karşı savaş açacaklar ya da İsrail Yahudi Devleti'nin alanını büyütecek.
İsrail 1967'den beri sadece bu iki seçeneğin mevcut olduğunu kabul etmeyi reddetti. Bunun yerine ardı ardına gelen hükümetler ve tüm bir ulus olarak hayali üçüncü seçenekler üzerine umutlarını kurdular. Sol için bu seçenek ‘iki devlet çözümü’ fantezisi oldu. Bu ‘çözüm’ İsrail’in 6 Gün Savaşı sırasında Ürdün ve Mısır’dan aldığı toprakların bir bölümünün veya tümünün Filistinlilerin kontrolü altına girmesi, bir devlet kurmaları ve hepimizin müebbede kadar mutlu bir şekilde yaşamamız şeklinde idi.
Filistinlilerin ezici, sürekli ve şiddetli bir şekilde ne büyüklükte olursa olsun İsrail’in yıkılması istekleri karşısında bu Sol fantezisinin üzerinde durabileceği bir ayağı hiç bir zaman olmadı. Rabin hükümetinin Sol’un bu fantezisini bir devlet politikası olarak kabullenmesi üzerine 1993’ten beri bu fantezi peşinde koşulması sonucu 2000'den fazla İsrail vatandaşı hayatını kaybetti.
Sol’un bu üçüncü seçenek fantezisi sadece Filistin terör makinesinin Yahudileri katletmesine kolaylık sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da İsrail’e karşı yürüttükleri propaganda savaşlarına da kuvvet verdi. İsrail’in bu var olmayan iki devlet çözümünü takip etmesi uluslararası alandaki pozisyonunu tarihi boyunca var olmamış bir dereceye kadar yıprattı.
Ortadoğu Dörtlüsü’nün geçen haftaki toplantısı bir sonuç bildirgesi çıkartmadan sona erdi. Üyelerinin Yehuda, Şomron ve Yeruşalayim'de bir Filistin kurulması ihtiyacı hakkında fikir birliğine varamadıklarından değil. Bu zaten onlar için aklın yolu. Bu dörtlünün anlaşamadıkları bir Yahudi Devleti'ni kabul edip etmemek. Verilen bilgiye göre, Filistinlilerin Yahudi Devleti'nin var olma hakkını tanımalarının barış anlaşmasının bir parçası olmasını belirtecek kelimelere Rusya itiraz etti.
Bu da zaten fazlası ile açıkça ortadaydı. Bu akılsız iki devlet çözümü İsrail’in meşruluğunu Filistin Devleti'nin kurulması ile bağlamakta. Bir Filistin Devleti kurma sorumluluğunu da İsrail’e yüklemekte.
Her zaman İsrail ve ABD dışında herkesin bir Filistin Devleti kurulmasını kabul ettiği ve İsrail ile ABD dışında kimsenin Yahudi Devleti’nin varlığını kabul etmediği için, kendi meşruluğunu Filistin'in devletleşmesine dayaması ile İsrail kendi kendinin öcüleştirilmesini başlattı. İsrail kendi var olma hakkını yine kendisini yok etme amacına sadık bir terör devletinin kurulması ile bağladığı süreyi uzattıkça dünya milletleri İsrail’in var olma hakkını kabul etmeye kendilerini gittikçe daha az mecbur hissedecekler.
Sağ kanada gelince, onun da liderleri kendilerince hayali üçüncü seçenekleri benimsediler. Ya Ürdün gelip bizi kurtaracaktı ya da Filistinliler bizi sevmeye başlayacaklardı veya başka bir şey.
Sol’un ve Sağ’ın fantezi seçeneklerinin ortak noktaları Filistinlilerin veya Arapların bir bütün olarak sonunda değişebilecekleri doğrultusundaki inançları. İki tarafın da hayali üçüncü seçeneklerinin iddiası yeterli ikna ile veya zaman ile Arapların davranışlarını değiştirebilecekleri ve İsrail’i yok etme amaçlarından vazgeçecekleri yönünde.
Bizim bu 44 senelik fantezi diyarı oyunumuz bizi sadece askeri ve diplomatik olarak zayıflatmadı. Bu tartışmayı politik arenanın iki ideolojik ucuna terk etmemize neden olarak bizi içten parçaladı. Açıkça söylemek gerekirse, genel müzakeremizin yüzde 99'unu radikal Sol’a, yüzde 1’ini de radikal Sağ’a teslim ettik. Sol'un bu müzakere üzerinde olan kontrolü diğer ideolojik muhalefetin yükselen bir oran ile Devlet'ten uzaklaşmasına neden oldu. Bu zaten yeteri kadar kötü bir durum ancak Filistinlilerin tartışmasız aldatmacaları ve İsrail’in imhasına olan sürekli adanmışlıkları aşırı Sol’u mantığın ve gerçekçiliğin sınırından dışarı attı.
İsrailli yoldaşlarını iki devlet rüyasının barış getireceği konusunda ikna edemeyen İsrail Sol’u uluslararası Sol ile İsrail’in var olma hakkını yasa dışı etmeye çalışan ve kendini savunma yeteneğini baltalayan cırtlak kampanyalarında işbirliğine gitti.
Radikal Sol'un Knesset'in kabul ettiği anti-boykot yasası karşısında verdiği isterik tepki durumun acılığına bir örnek. Kısmen hafif bir yasa olarak bu kanun İsrail karşıtı boykotlar teşvik etmeyi sivil bir suç olarak tanımlıyor. İsrail’e karşı ekonomik savaş açmış kişilerin devlet imtiyazlarından yararlanmalarını önleyen ve sivil davalarda maddi cezalara mükellef olabilmelerini sağlayan bir yasa.
Sol'un bu isterikçe yapmakta olduğu yasanın aşağılanması, destekleyenlerin faşist olarak tanımlanması kampanyası ve Yüksek Mahkeme yolu ile iptal edilmesi yolunu araması, Sol'un kendi rüyası peşinde koşarken kendi ülkesine karşı da savaş açabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Genel müzakerenin ideolojik deliliğin derinliklerine sürüklenmesinin yanında İsrail’in bu fanteziye sarılması önümüzdeki gerçek iki seçenek hakkında aklı-selim bir tartışmaya girmemizi imkânsız kildi. Bu iki seçenek üzerine tartışmanın zamanı geldi, birini seçelim ve ilerleyelim.
Kaynak: Israel’s only two options
The Jerusalem Post / 18 Temmuz 2011
* Yehuda ve Şomron: Atık İsrail topraklarında Ürdün Nehri kıyısındaki iki bölge. Yanlış olarak "Batı Şeria" diye anılmakta.
** Yeruşalayim: Arapça El-Quds, Türkçe Kudüs olarak geçen tarihteki ve modern İsrail Devleti'nin başkenti.
Shalom gazetesinden:
http://www.salom.com.tr/news/detail/20679-Israilin-tek-iki-secenegi.aspx
Gazeteci Caroline Glick, The Jerusalem Post Gazetesi'nde yer alan makalesinde İsrail’in Filistinlilerle ilgili olarak sadece iki seçeneği olduğunu savunuyor
El Fetih lideri Mahmud Abbas, bu hafta İspanya ve Norveç hükümetlerini, İsrail ile görüşmeleri bir kenara bırakıp Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Gazze Şeridi’nin yanı sıra Yehuda, Şomron* ve Yeruşalayim** üzerinde de Filistin hâkimiyetini tanıması girişimlerine destek olmaya ikna etme amacı ile Avrupa'da bulunmakta.
Filistinliler, ABD'nin desteği olmadan bu girişimlerinin Güvenlik Konseyi'nin desteğini kazanamayacağın ve bu yüzden de hiç bir kanunsal hükmünün olamayacağını biliyorlar.
Ancak yeteri kadar baskı yaratırlarsa sonunda İsrail’in sözü geçen bölgelerdeki kontrolünün çözüleceğine ve İsrail’in var olma hakkını hiç kabul etmeden kendi kontrolleri altına alabileceklerine inanıyorlar.
El Fetih’in bu atılımı ve Hamas ile yaptığı anlaşma İsrail açısından gerçekler ile yüzleşmesinin vaktinin geldiğini berrak bir şekilde ortaya koymakta: Yehuda ve Şomron konusunda sadece iki gerçekçi olasılık mevcut. Ya Filistinliler Yehuda ve Şomron'un kontrolünü ellerine alacaklar ya da İsrail bu bölgeleri ilhak edecek.
Filistinliler bu bölgeyi kontrolleri altına almaları halinde aynen Gazze'de kurmuş oldukları terör devleti gibi bir terör devleti yaratıp bu toprakları İsrail’e karşı vermekte oldukları savaşta başlama noktası olarak kullanacaklardır.
Filistin kontrolü altında kalacak Yehuda ve Şomron'un bir terör devleti haline geleceği sadece İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmeleri sonrasında edindiği tecrübeye dayanmıyor.
Filistinlilerin kendileri de bu konuda hiç bir sır saklamıyorlar.
‘The Israel Project’ adlı organizasyonun geçen hafta yayınladığı kamuoyu yoklamasına göre Filistinlilerin yüzde 65'i İsrail ile görüşmelerde bulunulması taraftarı olduklarını belirttiler.
Ancak hemen heyecanlanmadan detayları okumalıyız.
Bu ankete göre Filistinlilerin üçte ikisi bu görüşmelerin İsrail Devleti yanında ve Yahudi Devleti ile barış içinde yasayacak bir Filistin Devleti'nin kurulması ile sonuçlanmasını istemiyorlar. İsrail’in yanında kurulacak bir ‘Filistin’in İsrail’e karşı süren savaşlarında bir araç vazifesi görmesi gerektiği kanısındalar. Bu savaşın amacı ‘barış’ anlaşması sonrasında İsrail’den ne geri kalmış ise imha edilip Filistin içine yutulması.
Ortaya çıkan sonuç, Filistinlilerin yüzde 66'sı İsrail ile ‘barış’ görüşmelerinin kasıtlı bir aldatmaca ile yürütülmeli inancında oldukları.
Bunun yanında dörtte üç, Yahudilerin Yeruşalayim'e olan bağlarını reddediyor, yüzde 80'i Hamas tüzüğünde yapılan Yahudilere karşı cihad çağrısını, yüzde 73'ü Hamas tüzüğünde sözü geçen Yahudi ulusunun imhasını destekliyor.
İsrail’in Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinden sonra edindiği tecrübe ne kadar kötü olmuş olsa dahi, İsrail’i bekleyen Yehuda ve Şomron çekilmesi sonrasında olabileceklerin çok daha kötü olacağıdır. Bu çekilme sadece Yehuda ve Şomron'dan saldırılara davetiye çıkarmakla kalmayacak. Diğer Arap ordularının da geriye kalan Yahudi Devleti'ni de istila etmelerine davet çıkaracak. Gazze ve Güney Lübnan çekilmelerinin aksine, Yehuda ve Şomron olmadan, İsrail doğudan gelebilecek bir istilaya karşı kendisini savunması için gerekli arazi derinliği ve topografik avantajdan yoksun olacak. Ayrıca Gazze'den sonra Yehuda ve Şomron'da ikinci bir Filistin terör devletinin kurulması İsrail’in Galil, Negev, Yaffo, Lod, Hayfa ve diğer bölgelerindeki bazı Arap vatandaşlarını da daha evvelden de açıklamış oldukları bu topraklarda otonomi kurma veya Filistin terör devleti ile birleşme sevdalarına da teşvik edici olacaktır. Doğudan gelebilecek sürekli bir istila tehdidi (ve güneyden Müslüman Kardeşler örgütü kontrolündeki Mısır’dan Sina ve Gazze üzerinden) altında yaşayan İsrail büyük bir ihtimal ile içindeki hain Arap vatandaşlarına karşı gereken önlemleri almaktan çekinecektir.
Zamanın Başbakanı Ariel Şaron'un 2001'de uyardığı gibi durum Çekoslovakya’nın 1930'larda içinde bulunduğu zor durum ile paralel olacaktır. Aynen 1930'larda Nazilerin Çek hükümetini Sudetenland'daki hain Alman azınlığa karşı tavır almaktan caydırdığı gibi, Arap Devletleri de (ve nükleer bir İran) Yehuda, Şomron ve Gazze'deki Filistin terör devletini destekleyerek İsrail’in elinde kalan topraklarında egemenlik haklarını yürütmesini imkânsız kılacaklar.
İsrail’in imhası sadece daha önceden kararlaştırılmış olacak.
İkinci olasılık ise İsrail’in düşman Arap nüfusu ile birlikte Yehuda ve Şomron'u ilhak etmesi.
Yehuda ve Şomron'un Arap nüfusunu içine alması ile İsrail’in Arap azınlığının oranı genel nüfus içinde yüzde 20'den yüzde 33'e yükselecek. Açıkça böyle bir senaryo İsrail’i yeni, karmaşık hukuksal, sosyal ve kanuni yaptırım sorunları ile karşı karşıya bırakacak. Ancak bu durum İsrail’in önüne önemli bazı avantajlar ve fırsatlar da getirecek.
İsrail seçim yasalarını tekrar gözden geçirip, nispi seçim ve temsil sistemi yerine doğrudan bölgesel seçim ve temsil sistemine geçme yoluna gitmeyi gündemine getirecektir. Arap vatandaşlarını da aynen Yahudi vatandaşları tabii tuttuğu kanunlara tabii tutma yoluna gidecektir. Buna sivil inşaat kanunlarından vatan hainliğini kapsayan ciddi kanunlara kadar bir çok yasa dahil olacaktır.
Her ne kadar sözü geçen kamuoyu araştırması sonuçlarına göre Filistinlilerin yüzde 53'ünün sınıflarda bu şekilde bir antisemitizm aşılanmasını desteklemelerine rağmen Arap öğrencilerin bundan böyle Yahudi nefreti ile aşılanmalarının engellenmesini garanti altına alacaktır.
Bu adımların yürürlüğe koyulması zor olacaktır.
Diğer taraftan Yehuda ve Şomron'un ilhak edilmesi İsrail için kesin avantajlar taşımakta. Örneğin İsrail tüm bu alan üzerinde askeri kontrolü tekrar kazanacak. İsrail 1996'da bu kontrolün büyük bir bölümünü FKÖ'e bırakmıştı. İsrail’in kabul ettiği FKÖ'nun kuracağı Filistin silahlı güçleri Filistin terör makinesi içinde merkez bir rol aldılar. Bu silahlı kuvvetler Filistin toplumunun İsrail’in imhası yönünde bir doktrine tabii tutulmasında da anahtar pozisyondaydılar.
Bu terör odaklarının dağıtılması ile İsrail vatandaşlarını terör saldırılarından koruma yönünde önemli bir yol kat etmiş olacak. 1967'den beri ilk defa can damarı bu topraklar üzerine hâkimiyetini ilan etmesi ile İsrail kendi vatandaş ve destekleyicilerinin birlikte kucaklayabilecekleri açık bir durum yaratacak.
İlhak aynı zamanda İsrail’in politikacı ve temsilcilerinin serbestçe Filistin milliyetçiliğinin gerçek patolojik yapısını ve Filistin davası yanında yer alan global solun altında yatan gerçeğin hipokrizi ve antisemitizm olduğunu açıkça dile getirebilmelerini sağlayacak.
Hayır, ilhak kolay olmayacak. Ancak diğer seçenek milli intihar.
Tekrar edersek, bunlar tek seçenekler. Ya Filistinliler bir terör devleti yaratıp küçülmüş, savunulması imkânsız Yahudi Devleti'ne karşı savaş açacaklar ya da İsrail Yahudi Devleti'nin alanını büyütecek.
İsrail 1967'den beri sadece bu iki seçeneğin mevcut olduğunu kabul etmeyi reddetti. Bunun yerine ardı ardına gelen hükümetler ve tüm bir ulus olarak hayali üçüncü seçenekler üzerine umutlarını kurdular. Sol için bu seçenek ‘iki devlet çözümü’ fantezisi oldu. Bu ‘çözüm’ İsrail’in 6 Gün Savaşı sırasında Ürdün ve Mısır’dan aldığı toprakların bir bölümünün veya tümünün Filistinlilerin kontrolü altına girmesi, bir devlet kurmaları ve hepimizin müebbede kadar mutlu bir şekilde yaşamamız şeklinde idi.
Filistinlilerin ezici, sürekli ve şiddetli bir şekilde ne büyüklükte olursa olsun İsrail’in yıkılması istekleri karşısında bu Sol fantezisinin üzerinde durabileceği bir ayağı hiç bir zaman olmadı. Rabin hükümetinin Sol’un bu fantezisini bir devlet politikası olarak kabullenmesi üzerine 1993’ten beri bu fantezi peşinde koşulması sonucu 2000'den fazla İsrail vatandaşı hayatını kaybetti.
Sol’un bu üçüncü seçenek fantezisi sadece Filistin terör makinesinin Yahudileri katletmesine kolaylık sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da İsrail’e karşı yürüttükleri propaganda savaşlarına da kuvvet verdi. İsrail’in bu var olmayan iki devlet çözümünü takip etmesi uluslararası alandaki pozisyonunu tarihi boyunca var olmamış bir dereceye kadar yıprattı.
Ortadoğu Dörtlüsü’nün geçen haftaki toplantısı bir sonuç bildirgesi çıkartmadan sona erdi. Üyelerinin Yehuda, Şomron ve Yeruşalayim'de bir Filistin kurulması ihtiyacı hakkında fikir birliğine varamadıklarından değil. Bu zaten onlar için aklın yolu. Bu dörtlünün anlaşamadıkları bir Yahudi Devleti'ni kabul edip etmemek. Verilen bilgiye göre, Filistinlilerin Yahudi Devleti'nin var olma hakkını tanımalarının barış anlaşmasının bir parçası olmasını belirtecek kelimelere Rusya itiraz etti.
Bu da zaten fazlası ile açıkça ortadaydı. Bu akılsız iki devlet çözümü İsrail’in meşruluğunu Filistin Devleti'nin kurulması ile bağlamakta. Bir Filistin Devleti kurma sorumluluğunu da İsrail’e yüklemekte.
Her zaman İsrail ve ABD dışında herkesin bir Filistin Devleti kurulmasını kabul ettiği ve İsrail ile ABD dışında kimsenin Yahudi Devleti’nin varlığını kabul etmediği için, kendi meşruluğunu Filistin'in devletleşmesine dayaması ile İsrail kendi kendinin öcüleştirilmesini başlattı. İsrail kendi var olma hakkını yine kendisini yok etme amacına sadık bir terör devletinin kurulması ile bağladığı süreyi uzattıkça dünya milletleri İsrail’in var olma hakkını kabul etmeye kendilerini gittikçe daha az mecbur hissedecekler.
Sağ kanada gelince, onun da liderleri kendilerince hayali üçüncü seçenekleri benimsediler. Ya Ürdün gelip bizi kurtaracaktı ya da Filistinliler bizi sevmeye başlayacaklardı veya başka bir şey.
Sol’un ve Sağ’ın fantezi seçeneklerinin ortak noktaları Filistinlilerin veya Arapların bir bütün olarak sonunda değişebilecekleri doğrultusundaki inançları. İki tarafın da hayali üçüncü seçeneklerinin iddiası yeterli ikna ile veya zaman ile Arapların davranışlarını değiştirebilecekleri ve İsrail’i yok etme amaçlarından vazgeçecekleri yönünde.
Bizim bu 44 senelik fantezi diyarı oyunumuz bizi sadece askeri ve diplomatik olarak zayıflatmadı. Bu tartışmayı politik arenanın iki ideolojik ucuna terk etmemize neden olarak bizi içten parçaladı. Açıkça söylemek gerekirse, genel müzakeremizin yüzde 99'unu radikal Sol’a, yüzde 1’ini de radikal Sağ’a teslim ettik. Sol'un bu müzakere üzerinde olan kontrolü diğer ideolojik muhalefetin yükselen bir oran ile Devlet'ten uzaklaşmasına neden oldu. Bu zaten yeteri kadar kötü bir durum ancak Filistinlilerin tartışmasız aldatmacaları ve İsrail’in imhasına olan sürekli adanmışlıkları aşırı Sol’u mantığın ve gerçekçiliğin sınırından dışarı attı.
İsrailli yoldaşlarını iki devlet rüyasının barış getireceği konusunda ikna edemeyen İsrail Sol’u uluslararası Sol ile İsrail’in var olma hakkını yasa dışı etmeye çalışan ve kendini savunma yeteneğini baltalayan cırtlak kampanyalarında işbirliğine gitti.
Radikal Sol'un Knesset'in kabul ettiği anti-boykot yasası karşısında verdiği isterik tepki durumun acılığına bir örnek. Kısmen hafif bir yasa olarak bu kanun İsrail karşıtı boykotlar teşvik etmeyi sivil bir suç olarak tanımlıyor. İsrail’e karşı ekonomik savaş açmış kişilerin devlet imtiyazlarından yararlanmalarını önleyen ve sivil davalarda maddi cezalara mükellef olabilmelerini sağlayan bir yasa.
Sol'un bu isterikçe yapmakta olduğu yasanın aşağılanması, destekleyenlerin faşist olarak tanımlanması kampanyası ve Yüksek Mahkeme yolu ile iptal edilmesi yolunu araması, Sol'un kendi rüyası peşinde koşarken kendi ülkesine karşı da savaş açabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Genel müzakerenin ideolojik deliliğin derinliklerine sürüklenmesinin yanında İsrail’in bu fanteziye sarılması önümüzdeki gerçek iki seçenek hakkında aklı-selim bir tartışmaya girmemizi imkânsız kildi. Bu iki seçenek üzerine tartışmanın zamanı geldi, birini seçelim ve ilerleyelim.
Kaynak: Israel’s only two options
The Jerusalem Post / 18 Temmuz 2011
* Yehuda ve Şomron: Atık İsrail topraklarında Ürdün Nehri kıyısındaki iki bölge. Yanlış olarak "Batı Şeria" diye anılmakta.
** Yeruşalayim: Arapça El-Quds, Türkçe Kudüs olarak geçen tarihteki ve modern İsrail Devleti'nin başkenti.
Salı, Temmuz 05, 2011
ISRAIL'IN SARAY ENTRIKACILARI
bs"d
Vakitsizlikten ne tercume ne de dogru duzgun bir yorum vermeden Caroline Glick'in bu haftaki Israil'in icindeki "muz cumhuriyeti" politikalarinin ne sekilde guvenligi ile oynamaya dahi vardigini anlatan yazisini okumanizi tavsiye ediyorum:
ISRAIL'IN SARAY ENTRIKACILARI.
Bir gun halkin gercekten kullandigi oylarin politik sahneye yansiyacagi gunler gelir duasi ile.
Vakitsizlikten ne tercume ne de dogru duzgun bir yorum vermeden Caroline Glick'in bu haftaki Israil'in icindeki "muz cumhuriyeti" politikalarinin ne sekilde guvenligi ile oynamaya dahi vardigini anlatan yazisini okumanizi tavsiye ediyorum:
ISRAIL'IN SARAY ENTRIKACILARI.
Bir gun halkin gercekten kullandigi oylarin politik sahneye yansiyacagi gunler gelir duasi ile.
Pazartesi, Haziran 20, 2011
DIYET VE TURSU UZERINE BIR YAZI
bs"d
Bu blogu tutmamin sebeplerinden biri de iste bu tip haberlerin bazen Turkce konusan topluma hic ulasma sansinin olmamasi.
Yer Yerushalayim.
Israil Devleti'nin baskenti.
Mekan Har Hazeytim.
Binlerce yillik Yahudi mezarlarinin bulundugu mekan. Hemen kosesinde Ras-El Amud adli Arap koyunde hic bir insaat izni alinmadan insa edilmis bir Cami. Ve simdi yine hic bir izin alinmadan bu Cami buyutulmekte.
Cami'nin buyumesi ile 5 metrelik mesafede rahmetli Israil Basbakani Menahem Begin ebedi istirahat mekani.
Ve butun bunlar Yerushalayim Belediyesi'nin bilgisi ve goz yummasi altinda.
O iki yuzlu uber-humanist solcularimiz eger bu tip bir sey peygamberleri Yitzhak Rabin'in mezari yaninda yapilsaydi dunyayi tepetaklak ederlerdi.
Goruntulu haberi Ibranice izlemek isteyenler icin: TIKLAYIN
Bir karavan ile bir tepe uzerine evini kurmaya karar veren Yahudi'nin basina Israil Devletinde neler gelebilecegini mideniz kaldirirsa izleyin:
Bu blogu tutmamin sebeplerinden biri de iste bu tip haberlerin bazen Turkce konusan topluma hic ulasma sansinin olmamasi.
Yer Yerushalayim.
Israil Devleti'nin baskenti.
Mekan Har Hazeytim.
Binlerce yillik Yahudi mezarlarinin bulundugu mekan. Hemen kosesinde Ras-El Amud adli Arap koyunde hic bir insaat izni alinmadan insa edilmis bir Cami. Ve simdi yine hic bir izin alinmadan bu Cami buyutulmekte.
Cami'nin buyumesi ile 5 metrelik mesafede rahmetli Israil Basbakani Menahem Begin ebedi istirahat mekani.
Ve butun bunlar Yerushalayim Belediyesi'nin bilgisi ve goz yummasi altinda.
O iki yuzlu uber-humanist solcularimiz eger bu tip bir sey peygamberleri Yitzhak Rabin'in mezari yaninda yapilsaydi dunyayi tepetaklak ederlerdi.
Goruntulu haberi Ibranice izlemek isteyenler icin: TIKLAYIN
Bir karavan ile bir tepe uzerine evini kurmaya karar veren Yahudi'nin basina Israil Devletinde neler gelebilecegini mideniz kaldirirsa izleyin:
Cuma, Haziran 03, 2011
Salı, Mayıs 10, 2011
KORKUNC YOM-KIPPUR SAVASI KOMPLOSU
bs"d
Dostum "DOGRUCU DAVUT"'un genis ve bilgilendirici analizini izni ile sizlerle paylasiyorum.
*****************************************************
ISRAEL TV PROGRAMI
KORKUNC YOM-KIPPUR SAVASI
KOMPLOSUNU ACIGA VURUYOR
Yazan: Dogrucu Davut
9 Mayis 2011
1973 yilinin Temmuz ayinda Israel'in Washinton'deki hava kuvvetleri atesesi Albay Yosef (Joe) Alon, profesyonel bir katilin elinden evinin yakinlarinda esrarengiz sekilde infaz ediliyor....
Yillar sonra halka acilan arshiv belgelerini inceleyen Alon'un iki kizi, Yom-Kippur savasinin sirrini aciga vuran korkunc bir komplo ile karsilasiyorlar. Bu belgeler donemin ABD disisleri bakani Henry Kissinger, Israel savunma bakani Moshe Dayan ve Misir baskani Enver Sedat arasinda inanilmasi guc bir Yom-Kippur Savasi komplosuna isik saciyor.
Israel'in devlet TV kanali sozkonusu bulgulari bir dokumanter program halinde bugunlerde yayinladi...
http://naturalsolutionsradio.com/blog/natural-solutions-radio-administrator/israeli-government-tv-finally-reveals-dayan-kissinger-plo
Bizim de izledigimiz bu programi umit ederiz ki yakinda youtube gibi ortamlardan herkes izleyebilecek...
KOMPLONUN PLANLANMASI VE UYGULANMASI
Israel-TV programinda aciklanan gercekler, kendi bilgimizden ekledigimiz bazi tarihi verilerle karsilastirilinca, goruyoruz ki:
Kissinger'in kurdugu plana gore, Sovyetler'i Misir'dan uzaklastirmak ve bolgede Misir-Israel barisini saglamak uzere:
- Misir, Suveys Kanali uzerinden Israel'in elindeki Sina yarimadasina sozumona surpriz bir saldiri duzenleyecek...
- Israel ordusu buna karsi onleyici saldiri duzenlemeyecek...
- Boylece Misir'a ufak bir zafer saglanacak...
- Sonuc olarak yapilacak muzakerelerde Sina'nin tumuyle geri verilmesine karsilik, Misir-Israel barisi imzalanacak ve Misir Sovyet etkisinden ABD etkisine gececek...
Donemin Israel Savunma Bakani Moshe Dayan, sozumona "baris ugruna" bu plani kabul ediyor (veya ABD tarafindan kabul ettiriliyor!). Gizli plan boylece Kissinger-Dayan-Sedat uclusu tarafindan 1973'ten itibaren uygulamaya sokuluyor. Dayan'in dusuncesine gore, plan cercevesinde Israel belki birkacyuz asker kaybedecektir, ama baris saglanir ve yuzbinlerce insanin hayati kurtulursa, "baris ugruna" Israel boyle bir fedakarligi goze almalidir. Planin ilk ashamasi olarak, 1973 baharinda Misir ulkedeki tum Sovyet guclerini kapi dishari ediyor...
Bu arada Israel'in Washington'daki hava kuvvetleri atesesi, efsanevi savas ucagi pilotlarindan Albay Yosef (Joe) Alon, aslinda ABD'deki ilerigelen Mossad ajaniydi. Koyu vatansever Alon, Washington'daki kanallari vasitasiyla bu plani ogrenince, nerdeyse cilgina donuyor ve herseyi aciga vurmak tehdidini savuruyor. Bunun uzerine Alon, Dayan'in onayiyla bir ABD gizli ajan ekibi tarafindan infaz ediliyor, naashi ABD hava kuvvetleri ucagiyla Israel'e yollaniyor, cinayet ise bir Arap teror orgutune mal ediliyor...
Boylece plan yurumeye devam ediyor. Savastan birkac hafta once Dayan'in emriyle Kanal bolgesindeki tum mayinlar nedeni izah edilmeden Israel ordusu tarafindan temizleniyor. Gizli ABD-Israel anlasmasina gore, Israel istihbaratina gelen tum bilgiler Dayan tarafindan geriye itiliyor, Dayan'in komutasi altinda Israel ordusu Misir'a karsi onleyici harekata girismiyor. Zaten niye girissin ki, olaylarin tumu onceden danisikli degil mi!!!
Bu arada komplo cercevesinde Dayan'in bilgisiz biraktigi Israel genel kurmayi ve komutanlari tumuyle gafil avlaniyor ve karmasalik icinde ne yapacagini sasiriyor...
Ote yandan Suriye kuvvetleri, firsattan istifade Golan'da tanklarla saldirip Israel siniri yakinlarina kadar geliyor. Gen. Rafael (Raful) Eytan emrindeki nisbeten ufak bir tank kuvveti tarafindan mucizevi sekilde durduruluyor ve geriye puskurtuluyor (acaba bu da mi Dayan'in planindaydi?)...
Bu arada Israel'de buyuk silah ve cephane sikintisi kendini gosteriyor. Kissinger "let Israel bleed a bit more" (birakin Israel biraz daha kanasin) diyerek Baskan Nixon nezdinde yardimi bloke ediyor, ta ki ABD-Yahudi lobisi baskisiyla Nixon Israel'e genis bir hava koprusu aciyor...
Komplo kokusu alan Gen. Ariel Sharon, genel kurmayla tum iliskiyi kesip, sirf Sina yarimadasinda komutasindaki kuvvetin insiyatifiyle Israel'i kurtarmaya girisiyor. Misir, plana gore karsi bir harekat beklemediginden, tumuyle gafil avlaniyor. Kanali gecen Sharon kuvvetleri, Kahire istikametinde 101 km'ye kadar ilerliyor, 2inci ve 3uncu Misir ordularini kusatiyor, kisacasi nerdeyse plani bozuyor...
Fakat Kissinger araya giriyor ve ateskes sonucu Misir ordulari kesin bir hezimetten kurtuluyor, Sharon'un zaferi gecersiz kiliniyor...
Savas sonucu tum Israel galeyana geliyor, tahkikat komisyonu kuruluyor. Fakat ABD onerisiyle Dayan ve basbakan Golda Meir komisyon yetkisi dishinda birakiliyor. Tum sozumona "suc" genel kurmay baskani Gen. David (Dado) Elazar, guney cephe komutani Gen. Gonen (Guradish) gibilerinin uzerine atiliyor, onlar gunah kecisi yapiliyor...
Butun bu ortbas etme girisimleri yine yetmiyor, yapilan genel secimlerde Israel secmeni Golda-Dayan hukumetini alasagi ediyor, yerine Begin'in Likud hukumeti kuruluyor.
Peki o halde Kissinger'in planini kim bitirecek ve Sina'yi Misir'a geri verecek? Hic merak etmeyin, orasi da dusunuluyor: ABD'nin "talimatiyla" Begin, Dayan'i disisleri bakani tayin ediyor, Dayan'in tek misyonu ise bildigimiz gibi plani tamamlamak!
Begin-Dayan ikilisi altinda plan boylece sonuna kadar yuruyor, gerisi malum: Sedat'in Jerusalem ziyareti, Carter altinda Camp David I anlasmasi, Israel'in Sina'dan tumuyle cekilmesi, Misir'la imzalanan baris anlasmasi, Misir'in ABD yorungesine girmesi, vs, vs...
-----
YOM-KIPPUR SAVASI'NIN ISRAEL'E GETIRDIGI DARBELER
Yom Kippur savasinin Israel'e verdigi baslica zararlar ne oldu?
- Oncelikle Israel 2,600 kadar toplam sehit, onbine yakin sakat veriyor, ulke moralman buyuk psikolojik trauma'ya ugruyor, "Yukselme Devri"nden aniden sanki "Gerileme Devri"ne giriyor...
- Israel'in dunyadaki "yenilmez" imaji zarar goruyor, Araplar'a karsi caydirici gucu genis capta azaliyor...
- Israel son santimine kadar Sina yarimadasindan cekiliyor. Ilk kez Israel'in insa ettigi bir yerlesim (Yamit kenti) kendi rizasiyla yikiliyor ve terkediliyor...
- Israel yillik 3 milyar dolar geliri olan petrol kuyulariyla, Eilat korfezindeki turizm kazanclarini feda ediyor. Aradaki 30 yila vursaniz, yalniz kayip petrol geliri nominal olarak 100 milyar dolari, reel olarak 250 milyar dolari gecer...
- Yukardaki kaybolan gelirler yetmiyormus gibi, genis askeri hava usleriyle diger tesisleri Sina'dan tashimak ve Israel'de yeniden kurmak, ulkeye bitkac yil icinde 10 milyar dolara maloluyor. Bunun icin Israel derin sekilde ABD'ye borclaniyor...
- Sonuc olarak Israel ekonomisi tarihinin belki de en buyuk darbesini aliyor. '80'li yillarin ortasina kadar hiper-enflasyon ve genis dis ticaret acigi Israel ekonomisine nefes aldirtmiyor...
- Gunumuze kadar gelen "Baris karsiligi toprak" (Land for Peace) safsatasi kuruluyor, ki bu aslinda (a) kagit parcasi karsiligi Israel'in toprak vermesi, (b) Israel'in bu kagit parcasini "baris" zannetmesi mitos ve hayali, (c) Israel'in bu sozumona baris (yani kagit parcasi) karsiligi, isgalindeki topraklarindan "son santimine" kadar cekilmesi kurali (precedent) demek oluyor...
- Begin'in Camp David I'de "otonomi" adini telaffuz etmesiyle birlikte Bati-Seria (Urdun topragi yerine) ve Gazze (Misir topragi yerine), TUMUYLE Filistin topragi haline geliyor. '67 sinirlari cercevesinde, tek amaci Israel'in antitezi halinde onu yikmak olan bir Filistin milleti icad ediliyor ve onun yararina Israel'i savunulmaz hale getirecek bir Filistin-Arap devleti kurulmasi raya oturtuluyor. Oslo'nun temelleri atiliyor ve bugunku Hamas-Fatah tehditlerinin zemini hazirlaniyor...
- Yom-Kippur savasindan once Israel, Suveys Kanali'na bile hakim, petrol ihracatcisi ve genis capta kendine buyruk bir guctu. Yom-Kippur savasindan sonra Israel, gerek ekonomik gerek siyasal acidan bir ABD uydusu, hatta shamar oglani haline geldi. Gunumuzdeki gibi, ABD baskanindan "emir" alan bir "vasal" ulke durumuna dustu!..
- Yukardaki komploya ve feci sonuclarina bakarsak diyebiliriz ki, mantigi ve amaci ne olursa olsun, Moshe Dayan tatbikatta ABD acisindan ABD yararina calismis belki de tarihin gelmis gecmis en buyuk gizli ajani, Israel acisindan ise ulkesine ihanet etmis en buyuk ve en yuksek duzeydeki yabanci ajan sayilmalidir. Dayan'in yabanci ulke gundemine hizmet etmek uzere kendi vatanina karsi yaptiklarinin yaninda, Israel'e karsi calismis Israel Beer, Shabtai Kalmanovich, Marcus Klingberg gibi unlu Sovyet casuslari cocuk oyuncagi kalir!
MOSHE DAYAN UZERINDE DIGER VERILER
Dayan uzerinde akla gelen diger veriler:
- '67 savasindan once ABD'nin Yigal Allon yerine Dayan'i Savunma Bakani yaptirmis olmasi simdi daha iyi anlasiliyor...
- '67 savasi sonunda Har Habayit'i (Tapinak Tepe) Araplar'a vermesi ve Kalkilye, Tulkarem, Hebron gibi yerlerden kacan tum Araplari geriye davet etmesi, vs de bu ABD ajani faaliyetin bir parcasi olmali...
- Dayan'in genis capta arkeoloji hirsizligi ve ordudaki cinsel taciz olaylarinin ortbas edilmesi de ABD himayesiyle baglantili olmali...
- Yom Kippur'dan sonra ABD istihbaratinin Israel'e karsi ikinci olumcul darbesi 1993'teki Oslo Anlasmasi oldu. Onu da Dayan'in Rafi partisinden siyaset ortagi Shimon Peres'e yaptirdilar. Acaba Israel'deki ABD ajani gorevini Dayan'dan sonra halefi Peres mi devraldi? Shimon Peres ise halen Israel cumhurbaskani!
KIMLER BILIYORDU?
Sozkonusu korkunc komployu Dayan'dan baska savas oncesi acaba kim biliyordu?
- TV programinda, Joe Alon'un olduruldugu donemin Wash'daki Israel elcisi Yitshak Rabin'in komplodan haberdar oldugu ima ediliyor...
- Acaba Dayan'in uzun yillar siyaset ortagi Shimon Peres biliyor muydu?..
- Golda acaba ne biliyordu, ne zaman ogrendi?...
- Ezer Weizman sonradan ogrenmis olmali ki, komplo aciga vurulursa Israel alt ust olur dedigi TV programinda ifade ediliyor...
- Ya Dayan'i disisleri bakani yapan ve Camp David I'i imzalayan Bagin, o acaba ne zaman ogrendi? Herhalde bu nedenle sonradan depresyona girdi ve olumune kadar inzivaya cekildi...
- Pollard'a gelince, o da Pentagon'da birkac yil sonra inceledigi Suudi kriptolarinda bu komployu kesfettigi icin, disari cikamiyor olmasin?
- ABD tarafina gelince boyle bulgulari gizli tutmak zor olacak. Orada da kimlerin bu komploda ne rol oynadigini ogrenecegiz. Belki de Kissinger hayattayken konuyu acmak istemiyorlar. Aksi halde Kissinger'in
en azindan ABD Yahudileri acisindan buyuk bir lanete maruz kalacagi suphesiz!
TARIHIN MERCEGINDE KORKUNC KOMPLO
Komploya daha kusbakisi bakinca ne goruyoruz?
ABD disisleri ile istihbaratinin gundemini bariz olarak Suudi Arabistan cikarlarina satilmis Arabist burokrat ve diplomat zumresi tayin ediyor...
"It urur, kervan yurur" kabilinden, bu "derin devlet" zumresine ne Kongre, ne de Baskanlik, ne de ABD Yahudi lobisi laf dinletebiliyor. Belki geciktirebiliyor, ama uzun vadeli gundemi degistiremiyor (en azindan petrol bagimli oldugumuz surece!)...
Bu "derin devlet" kimsenin gozunun yashina bakmiyor ve Suudiler'le ortak yuruttugu hedeflere ulasmak icin her turlu komplodan kacinmiyor.
Yom-Kippur savasi disindaki son komplolari arasinda:
- Iran'in Islamlasmasi (Sovyetler etrafinda Yesil Kusak adina);
- Afganistan'da Cihadist guclerin yaratilmasi ve egitilmesi, El-Kaide'nin kurulmasi (Sovyetler'e karsi direnis adina);
- Oslo anlasmasi (Israel'i ergec '67 sinirlarina sokmak amaciyla);
- Turkiye'nin Islamlasmasi (Ortadogu'da Kurt bagimsizligi ile birlikte hedeflenen Pan-Islamist duzen icin ilk sozumona "Ilimli Islam" ornegi ulkeyi yaratmak uzere);
- Irak'ta Saddam'in laik/ulusal rejimi yerine Islamci rejim kurulmasi;
- Filistin secimlerine Hamas'in dahil edilmesi ve Gazze'yi ele gecirmesi;
- Simdi de Misir lideri Mubarek'le birlikte Tunus, Libya, Suriye, Yemen, vs'deki laik/ulusal rejimlerin dusurulmesi ve yerine sozumona Demokrasi adina Musluman Biraderler rejimleri yoluyla Turkiye orneginin yayilmasi, ilerde ABD'ye "dostane" bir Hilafet altinda tum Ortadogu'nun birlesmesi, vs, vs;
- Simdiye kadar bu adamlar ABD baskani tarafindan kisitlaniyorlardi. Zamanla artik o kadar guclendiler ki, simdi hicyoktan tepeden inme bir adam cikarip ABD'nin bashina bile getirdiler. Artik ABD baskanligi da onlarin eline gecmis oldu!!!
Dostum "DOGRUCU DAVUT"'un genis ve bilgilendirici analizini izni ile sizlerle paylasiyorum.
*****************************************************
ISRAEL TV PROGRAMI
KORKUNC YOM-KIPPUR SAVASI
KOMPLOSUNU ACIGA VURUYOR
Yazan: Dogrucu Davut
9 Mayis 2011
1973 yilinin Temmuz ayinda Israel'in Washinton'deki hava kuvvetleri atesesi Albay Yosef (Joe) Alon, profesyonel bir katilin elinden evinin yakinlarinda esrarengiz sekilde infaz ediliyor....
![]() |
| Yosef (Joe) Alon z"l |
Israel'in devlet TV kanali sozkonusu bulgulari bir dokumanter program halinde bugunlerde yayinladi...
http://naturalsolutionsradio.com/blog/natural-solutions-radio-administrator/israeli-government-tv-finally-reveals-dayan-kissinger-plo
Bizim de izledigimiz bu programi umit ederiz ki yakinda youtube gibi ortamlardan herkes izleyebilecek...
KOMPLONUN PLANLANMASI VE UYGULANMASI
Israel-TV programinda aciklanan gercekler, kendi bilgimizden ekledigimiz bazi tarihi verilerle karsilastirilinca, goruyoruz ki:
Kissinger'in kurdugu plana gore, Sovyetler'i Misir'dan uzaklastirmak ve bolgede Misir-Israel barisini saglamak uzere:
- Misir, Suveys Kanali uzerinden Israel'in elindeki Sina yarimadasina sozumona surpriz bir saldiri duzenleyecek...
- Israel ordusu buna karsi onleyici saldiri duzenlemeyecek...
- Boylece Misir'a ufak bir zafer saglanacak...
- Sonuc olarak yapilacak muzakerelerde Sina'nin tumuyle geri verilmesine karsilik, Misir-Israel barisi imzalanacak ve Misir Sovyet etkisinden ABD etkisine gececek...
Donemin Israel Savunma Bakani Moshe Dayan, sozumona "baris ugruna" bu plani kabul ediyor (veya ABD tarafindan kabul ettiriliyor!). Gizli plan boylece Kissinger-Dayan-Sedat uclusu tarafindan 1973'ten itibaren uygulamaya sokuluyor. Dayan'in dusuncesine gore, plan cercevesinde Israel belki birkacyuz asker kaybedecektir, ama baris saglanir ve yuzbinlerce insanin hayati kurtulursa, "baris ugruna" Israel boyle bir fedakarligi goze almalidir. Planin ilk ashamasi olarak, 1973 baharinda Misir ulkedeki tum Sovyet guclerini kapi dishari ediyor...
Bu arada Israel'in Washington'daki hava kuvvetleri atesesi, efsanevi savas ucagi pilotlarindan Albay Yosef (Joe) Alon, aslinda ABD'deki ilerigelen Mossad ajaniydi. Koyu vatansever Alon, Washington'daki kanallari vasitasiyla bu plani ogrenince, nerdeyse cilgina donuyor ve herseyi aciga vurmak tehdidini savuruyor. Bunun uzerine Alon, Dayan'in onayiyla bir ABD gizli ajan ekibi tarafindan infaz ediliyor, naashi ABD hava kuvvetleri ucagiyla Israel'e yollaniyor, cinayet ise bir Arap teror orgutune mal ediliyor...
Boylece plan yurumeye devam ediyor. Savastan birkac hafta once Dayan'in emriyle Kanal bolgesindeki tum mayinlar nedeni izah edilmeden Israel ordusu tarafindan temizleniyor. Gizli ABD-Israel anlasmasina gore, Israel istihbaratina gelen tum bilgiler Dayan tarafindan geriye itiliyor, Dayan'in komutasi altinda Israel ordusu Misir'a karsi onleyici harekata girismiyor. Zaten niye girissin ki, olaylarin tumu onceden danisikli degil mi!!!
![]() |
| 2 binin ustunde Israel askeri sehit oluyor!.. |
Yom-Kippur gunu Misir ordusu Israel'e saldirirken Israel guya gafil avlaniyor. Yom-Kippur gunu seferberligin en kolay olacagi icin herhalde Dayan tarafindan onceden seciliyor. Fakat planin aksine, ilk Misir saldirisinda birkacyuz degil 2 binin ustunde Israel askeri sehit oluyor!..
Bu arada komplo cercevesinde Dayan'in bilgisiz biraktigi Israel genel kurmayi ve komutanlari tumuyle gafil avlaniyor ve karmasalik icinde ne yapacagini sasiriyor...
Ote yandan Suriye kuvvetleri, firsattan istifade Golan'da tanklarla saldirip Israel siniri yakinlarina kadar geliyor. Gen. Rafael (Raful) Eytan emrindeki nisbeten ufak bir tank kuvveti tarafindan mucizevi sekilde durduruluyor ve geriye puskurtuluyor (acaba bu da mi Dayan'in planindaydi?)...
![]() |
| Ariel Sharon |
Fakat Kissinger araya giriyor ve ateskes sonucu Misir ordulari kesin bir hezimetten kurtuluyor, Sharon'un zaferi gecersiz kiliniyor...
![]() |
| David "DADO" Elazar z"l |
Butun bu ortbas etme girisimleri yine yetmiyor, yapilan genel secimlerde Israel secmeni Golda-Dayan hukumetini alasagi ediyor, yerine Begin'in Likud hukumeti kuruluyor.
Peki o halde Kissinger'in planini kim bitirecek ve Sina'yi Misir'a geri verecek? Hic merak etmeyin, orasi da dusunuluyor: ABD'nin "talimatiyla" Begin, Dayan'i disisleri bakani tayin ediyor, Dayan'in tek misyonu ise bildigimiz gibi plani tamamlamak!
Begin-Dayan ikilisi altinda plan boylece sonuna kadar yuruyor, gerisi malum: Sedat'in Jerusalem ziyareti, Carter altinda Camp David I anlasmasi, Israel'in Sina'dan tumuyle cekilmesi, Misir'la imzalanan baris anlasmasi, Misir'in ABD yorungesine girmesi, vs, vs...
-----
YOM-KIPPUR SAVASI'NIN ISRAEL'E GETIRDIGI DARBELER
Yom Kippur savasinin Israel'e verdigi baslica zararlar ne oldu?
- Oncelikle Israel 2,600 kadar toplam sehit, onbine yakin sakat veriyor, ulke moralman buyuk psikolojik trauma'ya ugruyor, "Yukselme Devri"nden aniden sanki "Gerileme Devri"ne giriyor...
- Israel'in dunyadaki "yenilmez" imaji zarar goruyor, Araplar'a karsi caydirici gucu genis capta azaliyor...
- Israel son santimine kadar Sina yarimadasindan cekiliyor. Ilk kez Israel'in insa ettigi bir yerlesim (Yamit kenti) kendi rizasiyla yikiliyor ve terkediliyor...
- Israel yillik 3 milyar dolar geliri olan petrol kuyulariyla, Eilat korfezindeki turizm kazanclarini feda ediyor. Aradaki 30 yila vursaniz, yalniz kayip petrol geliri nominal olarak 100 milyar dolari, reel olarak 250 milyar dolari gecer...
- Yukardaki kaybolan gelirler yetmiyormus gibi, genis askeri hava usleriyle diger tesisleri Sina'dan tashimak ve Israel'de yeniden kurmak, ulkeye bitkac yil icinde 10 milyar dolara maloluyor. Bunun icin Israel derin sekilde ABD'ye borclaniyor...
- Sonuc olarak Israel ekonomisi tarihinin belki de en buyuk darbesini aliyor. '80'li yillarin ortasina kadar hiper-enflasyon ve genis dis ticaret acigi Israel ekonomisine nefes aldirtmiyor...
- Gunumuze kadar gelen "Baris karsiligi toprak" (Land for Peace) safsatasi kuruluyor, ki bu aslinda (a) kagit parcasi karsiligi Israel'in toprak vermesi, (b) Israel'in bu kagit parcasini "baris" zannetmesi mitos ve hayali, (c) Israel'in bu sozumona baris (yani kagit parcasi) karsiligi, isgalindeki topraklarindan "son santimine" kadar cekilmesi kurali (precedent) demek oluyor...
- Begin'in Camp David I'de "otonomi" adini telaffuz etmesiyle birlikte Bati-Seria (Urdun topragi yerine) ve Gazze (Misir topragi yerine), TUMUYLE Filistin topragi haline geliyor. '67 sinirlari cercevesinde, tek amaci Israel'in antitezi halinde onu yikmak olan bir Filistin milleti icad ediliyor ve onun yararina Israel'i savunulmaz hale getirecek bir Filistin-Arap devleti kurulmasi raya oturtuluyor. Oslo'nun temelleri atiliyor ve bugunku Hamas-Fatah tehditlerinin zemini hazirlaniyor...
- Yom-Kippur savasindan once Israel, Suveys Kanali'na bile hakim, petrol ihracatcisi ve genis capta kendine buyruk bir guctu. Yom-Kippur savasindan sonra Israel, gerek ekonomik gerek siyasal acidan bir ABD uydusu, hatta shamar oglani haline geldi. Gunumuzdeki gibi, ABD baskanindan "emir" alan bir "vasal" ulke durumuna dustu!..
- Yukardaki komploya ve feci sonuclarina bakarsak diyebiliriz ki, mantigi ve amaci ne olursa olsun, Moshe Dayan tatbikatta ABD acisindan ABD yararina calismis belki de tarihin gelmis gecmis en buyuk gizli ajani, Israel acisindan ise ulkesine ihanet etmis en buyuk ve en yuksek duzeydeki yabanci ajan sayilmalidir. Dayan'in yabanci ulke gundemine hizmet etmek uzere kendi vatanina karsi yaptiklarinin yaninda, Israel'e karsi calismis Israel Beer, Shabtai Kalmanovich, Marcus Klingberg gibi unlu Sovyet casuslari cocuk oyuncagi kalir!
MOSHE DAYAN UZERINDE DIGER VERILER
Dayan uzerinde akla gelen diger veriler:
- '67 savasindan once ABD'nin Yigal Allon yerine Dayan'i Savunma Bakani yaptirmis olmasi simdi daha iyi anlasiliyor...
- '67 savasi sonunda Har Habayit'i (Tapinak Tepe) Araplar'a vermesi ve Kalkilye, Tulkarem, Hebron gibi yerlerden kacan tum Araplari geriye davet etmesi, vs de bu ABD ajani faaliyetin bir parcasi olmali...
- Dayan'in genis capta arkeoloji hirsizligi ve ordudaki cinsel taciz olaylarinin ortbas edilmesi de ABD himayesiyle baglantili olmali...
- Yom Kippur'dan sonra ABD istihbaratinin Israel'e karsi ikinci olumcul darbesi 1993'teki Oslo Anlasmasi oldu. Onu da Dayan'in Rafi partisinden siyaset ortagi Shimon Peres'e yaptirdilar. Acaba Israel'deki ABD ajani gorevini Dayan'dan sonra halefi Peres mi devraldi? Shimon Peres ise halen Israel cumhurbaskani!
KIMLER BILIYORDU?
Sozkonusu korkunc komployu Dayan'dan baska savas oncesi acaba kim biliyordu?
- TV programinda, Joe Alon'un olduruldugu donemin Wash'daki Israel elcisi Yitshak Rabin'in komplodan haberdar oldugu ima ediliyor...
- Acaba Dayan'in uzun yillar siyaset ortagi Shimon Peres biliyor muydu?..
- Golda acaba ne biliyordu, ne zaman ogrendi?...
- Ezer Weizman sonradan ogrenmis olmali ki, komplo aciga vurulursa Israel alt ust olur dedigi TV programinda ifade ediliyor...
- Ya Dayan'i disisleri bakani yapan ve Camp David I'i imzalayan Bagin, o acaba ne zaman ogrendi? Herhalde bu nedenle sonradan depresyona girdi ve olumune kadar inzivaya cekildi...
- Pollard'a gelince, o da Pentagon'da birkac yil sonra inceledigi Suudi kriptolarinda bu komployu kesfettigi icin, disari cikamiyor olmasin?
- ABD tarafina gelince boyle bulgulari gizli tutmak zor olacak. Orada da kimlerin bu komploda ne rol oynadigini ogrenecegiz. Belki de Kissinger hayattayken konuyu acmak istemiyorlar. Aksi halde Kissinger'in
en azindan ABD Yahudileri acisindan buyuk bir lanete maruz kalacagi suphesiz!
TARIHIN MERCEGINDE KORKUNC KOMPLO
Komploya daha kusbakisi bakinca ne goruyoruz?
ABD disisleri ile istihbaratinin gundemini bariz olarak Suudi Arabistan cikarlarina satilmis Arabist burokrat ve diplomat zumresi tayin ediyor...
"It urur, kervan yurur" kabilinden, bu "derin devlet" zumresine ne Kongre, ne de Baskanlik, ne de ABD Yahudi lobisi laf dinletebiliyor. Belki geciktirebiliyor, ama uzun vadeli gundemi degistiremiyor (en azindan petrol bagimli oldugumuz surece!)...
Bu "derin devlet" kimsenin gozunun yashina bakmiyor ve Suudiler'le ortak yuruttugu hedeflere ulasmak icin her turlu komplodan kacinmiyor.
Yom-Kippur savasi disindaki son komplolari arasinda:
- Iran'in Islamlasmasi (Sovyetler etrafinda Yesil Kusak adina);
- Afganistan'da Cihadist guclerin yaratilmasi ve egitilmesi, El-Kaide'nin kurulmasi (Sovyetler'e karsi direnis adina);
- Oslo anlasmasi (Israel'i ergec '67 sinirlarina sokmak amaciyla);
- Turkiye'nin Islamlasmasi (Ortadogu'da Kurt bagimsizligi ile birlikte hedeflenen Pan-Islamist duzen icin ilk sozumona "Ilimli Islam" ornegi ulkeyi yaratmak uzere);
- Irak'ta Saddam'in laik/ulusal rejimi yerine Islamci rejim kurulmasi;
- Filistin secimlerine Hamas'in dahil edilmesi ve Gazze'yi ele gecirmesi;
- Simdi de Misir lideri Mubarek'le birlikte Tunus, Libya, Suriye, Yemen, vs'deki laik/ulusal rejimlerin dusurulmesi ve yerine sozumona Demokrasi adina Musluman Biraderler rejimleri yoluyla Turkiye orneginin yayilmasi, ilerde ABD'ye "dostane" bir Hilafet altinda tum Ortadogu'nun birlesmesi, vs, vs;
- Simdiye kadar bu adamlar ABD baskani tarafindan kisitlaniyorlardi. Zamanla artik o kadar guclendiler ki, simdi hicyoktan tepeden inme bir adam cikarip ABD'nin bashina bile getirdiler. Artik ABD baskanligi da onlarin eline gecmis oldu!!!
Pazartesi, Nisan 11, 2011
EHUD BARAK'IN AGZINDAN
bs"d
Israil Devleti Savunma(ma) Bakani Ehud (Ahmed) Barak :
"Israil'e yapilan saldirilara bir cozum yok, ve eger baris ve huzur icinde yasamak isteyen varsa baska bir ulkeye tasinmali."
Dunyanin hangi kendi kendine saygili ulkesinde bir SAVUNMA BAKANI kendi vatandaslarina biz size baris ve huzur sozu veremiyoruz, isterseniz Finlandiya'ya gidin der?
BUSHA VE HERPA
Eger Youtube ekrani acilmaz ise : TIKLAYIN
Israil Devleti Savunma(ma) Bakani Ehud (Ahmed) Barak :
"Israil'e yapilan saldirilara bir cozum yok, ve eger baris ve huzur icinde yasamak isteyen varsa baska bir ulkeye tasinmali."
Dunyanin hangi kendi kendine saygili ulkesinde bir SAVUNMA BAKANI kendi vatandaslarina biz size baris ve huzur sozu veremiyoruz, isterseniz Finlandiya'ya gidin der?
BUSHA VE HERPA
Eger Youtube ekrani acilmaz ise : TIKLAYIN
Çarşamba, Mart 02, 2011
HAMAS'IN SESI HA'ARETZ GAZETESININ YALANLARI
bs"d
Hamas'in Ibranice yayin organi Ha'aretz gazetesi "muthis" bir haber yayainladi.
Hatta Turkce yayin yapan bazi firsatcilar da hemen bunu yakalayip , Israil sevgilerini gostermek icin firsat buldular: "Bizim askerimizin isi oldurmek"
Turkce yayin yapan bu gazeteleri suclamiyorum, onlar yakaladiklari mansetleri yayinliyorlar. Ama onlara bu firsati veren Hamas'in sesi Ha'aretz'e ne demeli? "Aydin" Israilliler'in expresso icerken okuduklari gazete.
Once Ha'aretz'in attigi basligi vereyim:
האלוף עמידרור: צריך להכניס כדור בראש לחייל שאינו מסתער (tiklarsaniz haberin Ibranice linkine ulasirsiniz)
Bu baslik ne diyor ? "General Amidor: Taaruz etmeyen askerin kafasina kursun sikmali"
General Amidor Israil'in ulusal guvenlik danismani olmaya aday. Ha'Aretz'in (Hamas olarak telafuz ediliyor) hosuna gitmeyen bir sey var. Amidor'un kafasinda son zamanlarda Israil ordusu icinde cok fazlalasan bir bez parcasi var. Tabii boylesini onemli bir konuma gelebilecek kisinin zamaninda "Gazze'den cekilirsek, kafamiza fuzeler yagabilir" diye bir uyarida bulunmasini da artik ona karsi bir "fanatik dusunce sahibi" olarak ta kullanamayiz. Cunku hakli cikti adam.
Veya Shabat gunu ofiste telefonlara bakacak adam kalmayabilir gibi. Onu da hal etti Yahudi kafasi.
Ee ne yapmali bu adami engellemek icin?
Hah shu cumleyi soylemisti kullanmalim.
Amidor shu cumleyi kullanmis : "חייל שלא יסתער כשיאמרו לו 'קדימה' כי הוא אומר שנהרגו שני חיילים מימיני ושני חיילים משמאלי, אז אני לא קם, במערכת צבאית נורמלית צריך להכניס לו כדור בראש, ובמערכת ליברלית צריך להכניס אותו לבית-סוהר".
Turkcesi : "Ileri" denildiginde etrafina bakip, 'sagimda iki solumda iki asker oldu' deyip "ben taaruza kalkmiyorum' derse, askeri sistemde kafasina kursun sikmali, liberal sistemde ise hapse atilmali.
Hamas'in Ibranice yayin organi Ha'aretz gazetesi "muthis" bir haber yayainladi.
Hatta Turkce yayin yapan bazi firsatcilar da hemen bunu yakalayip , Israil sevgilerini gostermek icin firsat buldular: "Bizim askerimizin isi oldurmek"
Turkce yayin yapan bu gazeteleri suclamiyorum, onlar yakaladiklari mansetleri yayinliyorlar. Ama onlara bu firsati veren Hamas'in sesi Ha'aretz'e ne demeli? "Aydin" Israilliler'in expresso icerken okuduklari gazete.
האלוף עמידרור: צריך להכניס כדור בראש לחייל שאינו מסתער (tiklarsaniz haberin Ibranice linkine ulasirsiniz)
Bu baslik ne diyor ? "General Amidor: Taaruz etmeyen askerin kafasina kursun sikmali"
General Amidor Israil'in ulusal guvenlik danismani olmaya aday. Ha'Aretz'in (Hamas olarak telafuz ediliyor) hosuna gitmeyen bir sey var. Amidor'un kafasinda son zamanlarda Israil ordusu icinde cok fazlalasan bir bez parcasi var. Tabii boylesini onemli bir konuma gelebilecek kisinin zamaninda "Gazze'den cekilirsek, kafamiza fuzeler yagabilir" diye bir uyarida bulunmasini da artik ona karsi bir "fanatik dusunce sahibi" olarak ta kullanamayiz. Cunku hakli cikti adam.
Veya Shabat gunu ofiste telefonlara bakacak adam kalmayabilir gibi. Onu da hal etti Yahudi kafasi.
Ee ne yapmali bu adami engellemek icin?
Hah shu cumleyi soylemisti kullanmalim.
Amidor shu cumleyi kullanmis : "חייל שלא יסתער כשיאמרו לו 'קדימה' כי הוא אומר שנהרגו שני חיילים מימיני ושני חיילים משמאלי, אז אני לא קם, במערכת צבאית נורמלית צריך להכניס לו כדור בראש, ובמערכת ליברלית צריך להכניס אותו לבית-סוהר".
Turkcesi : "Ileri" denildiginde etrafina bakip, 'sagimda iki solumda iki asker oldu' deyip "ben taaruza kalkmiyorum' derse, askeri sistemde kafasina kursun sikmali, liberal sistemde ise hapse atilmali.Israil 'liberal" bir sistem ile isledigine gore problem yok. Emre itaatsizlik eden asker hapsi boylar. Yani bir problem olmamali. Ha'Aretz'in dunya gorusune ters gelse dahi Amidor'un ilettigi askeri ve sivil iki gercek arasinda karsilastirma.
Haydi diyelim yine Ha'aretz'in gorusune gore bu sozler agir ve yanlis. Bu sozler "Ha'mahon Ha'Israeli le'demokratya" adli orgutun 2009 yilinda yapilan toplantisinda soylenmis. Yani eger gercekten baslik attiracak degerde sozler olsalardi hemen ertesi sabah Ha'Aretz bunu yayinlamaz miydi?
Aradan 2 seneye yakin zaman gectikten sonra...
Bu acikca Hamas'in sesi Ha'Aretz ve o cizgideki mental hastaliga yakalanmis zumrenin kendi dunya gorusune (anti-Yahudi) uymayan birini durdurmak icin kullandigi taktiklerden biri.
En buyuk antisemitizmi Yahudi kisvesi altindaki Erev Rav'in yaptiginin bir ispati daha.
Perşembe, Ekim 14, 2010
SOL KANATTAN BIR MAKALEYI TAVSIYE EDIYORUM.
bs"d
Asagidaki makale Wall Street Journal'in websitesinden.
Siteden direkt okuyamayanlar icin tum makaleyi kopyaladim.
Her turlu yolu denemis makalenin yazari hakkinda bilgi: Yossi Klein Ha'Levi
Bu makalenin ana hatlari bir cok gercegi cok guzel ortaya koyuyor. Ancak yazarin vardigi sonuca katilmasam dahi, Israil solunu her zaman elestiren biri olarak bu makalenin adilce yazilmis oldugunu gorup paylasmamayi gunah saydim.
Yazarin solcu, sagci veya futbolcu (biografisini okursaniz ne demek istedigimi anlarsiniz) olmasi beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ama kisaca Israil toplumunun duyarliligini ve ozellikle "yerlesimciler" diye adlandirilip dunyanin basindaki butun sorunlardan sorumlu tutulan Yahudilerin gerek toplum, devlet ve ordu icindeki konumlarini guzel bir sekilde ozetlemis.
Ozellikle Amerikan ve Avrupa solu ile Israil solunun bazi durumlarda bir birlerinden ne kadar farkli olabilecegini de gosteriyor. Bu bolumleri ozellikle isaretledim.
Sari zemin ile isretledigim bolumler sozunu ettigim sol bakisini, kirmizi harfler ise toplumsal yapinin bir gercegini gostermekte.
Makaleyi Turkce'ye cevirmeyi cok isterdim, belki baska zaman.
By YOSSI KLEIN HALEVI
Jerusalem
Two issues related to West Bank settlements are on the current agenda
of Israeli Defense Minister and Labor Party leader Ehud Barak. The
first is Mr. Barak’s attempt to persuade the Netanyahu government to
extend a freeze on settlement building. The second is his attempt to
legalize two houses in a tiny West Bank settlement called Hayovel that
were built without government permission and face possible demolition.
The houses were built by two war heroes. Major Eliraz Peretz fell in a
skirmish on the Israeli-Gaza border a half year ago; Israelis were
especially touched by his story because his older brother died in
Lebanon 12 years ago. The second hero, Major Ro’i Klein, was killed in
Lebanon in 2006 after leaping onto a grenade to save his men.
Fallen soldiers have a sacrosanct status here. Demolishing the houses
that Peretz and Klein built for their families seems to Israelis,
whatever their politics, an unbearable act of ingratitude. Even the
bitterly anti-settlement movement Peace Now informed the Supreme Court
that while it seeks the removal of illegal houses in Hayovel, an
exception should be made for these two dwellings. “We are not
indifferent to the feelings of the public on this matter,” a Peace Now spokeswoman explained.
The story of the Peretz and Klein houses has significance beyond what
it tells us about Israeli sensitivities. Increasingly, Israel’s
military elite is coming from West Bank settlements and, more broadly,
from within the religious Zionist community that produced the
settlement movement and passionately supports it.
Perhaps 40% of combat officers are now religious Zionists (not to be
confused with ultra-orthodox Haredim), nearly three times their
percentage in the general population. In the early 1990s, the number
of religious combat officers was barely 2%. The newly appointed deputy
chief of staff, Yair Naveh, is a religious Zionist.
Once it was kibbutzim, or collectivist farms, that produced the
nation’s combat elite. Now it is the religious Zionist community that
raises its sons to sacrifice. Every Sabbath day the same scene is
repeated throughout the settlements: Young men wearing knitted
skullcaps precariously pinned to close-cropped hair gather outside the
synagogue and exchange stories from their combat units—while their
younger brothers eavesdrop and decide which units they will one day join.
The prominence of religious Zionists in the Israel Defense Force (IDF)
explains in part why the prospect of a West Bank withdrawal is so
traumatic to policy makers and to IDF commanders. If the army is sent
to dismantle settlements in the West Bank—as it did in Gaza in
2005—there is the very real threat of widespread disobedience and the
collapse of entire units.
During the Gaza withdrawal, only a handful of radical rabbis urged
soldiers to refuse orders. Today that sentiment has grown among even
mainstream religious Zionists like the former Supreme Court justice,
Zvi Tal, who recently declared that if he were a soldier sent to
evacuate a settlement, he would refuse.
The “settler” has assumed a near demonic image around the world, but
most Israelis know that only a radical fringe is responsible for
uprooting Palestinian olive trees and vandalizing mosques. Most
settlers are part of the mainstream. Israelis encounter them in the
army, in the workplace, and in the universities.
Shaul Mofaz, a leader of the pro-withdrawal party, Kadima, was a
founder in the mid 1970s of the Elkana settlement in the northern West Bank. Mr. Mofaz’s party colleague, Knesset member Otniel Schneller, still lives in a settlement.
Crucially, few Israelis regard settlers as interlopers on another
people’s land. The political wisdom of the settlement project is
intensely debated here, but only a leftwing fringe denies the historic
right of Jews to live in what was the biblical heartland of Israel.
Still, while settlers remain widely appreciated for their idealism,
their political agenda has become a minority position. The left has
won the argument that ending the occupation is an Israeli existential
need. If Israelis believed that peace were possible, a majority would
opt for painful compromise and support West Bank withdrawal.
But given the absence of a credible Palestinian partner able to
deliver a majority of his people for a compromise Israelis could live
with, the public will continue to avoid a traumatic confrontation with
settlers that could rupture the military and lead to civil war.
“For all the ambivalence toward the settlements, there is good reason
why the Israeli government should heed Defense Minister Barak’s advice
and extend a settlement freeze. If nothing else, a freeze would prove
that the obstacle to Middle East agreement isn’t the
settlements—blueprints exist, after all, for resolving the settlement
issue in a comprehensive peace agreement—but the more basic refusal of
the Palestinian leadership to accept the legitimacy of Jewish sovereignty over any part of the land.”
And if the international community wants to understand why the Israeli
public doesn’t share its antipathy toward the settlers or its urgency
to uproot settlements, a good place to begin is with Mr. Barak’s
effort to legalize two houses on a West Bank hilltop.
Mr. Halevi is a fellow at the Shalom Hartman Institute in Jerusalem,
and a contributing editor of the New Republic.
Asagidaki makale Wall Street Journal'in websitesinden.
Siteden direkt okuyamayanlar icin tum makaleyi kopyaladim.
Her turlu yolu denemis makalenin yazari hakkinda bilgi: Yossi Klein Ha'Levi
Bu makalenin ana hatlari bir cok gercegi cok guzel ortaya koyuyor. Ancak yazarin vardigi sonuca katilmasam dahi, Israil solunu her zaman elestiren biri olarak bu makalenin adilce yazilmis oldugunu gorup paylasmamayi gunah saydim.
Yazarin solcu, sagci veya futbolcu (biografisini okursaniz ne demek istedigimi anlarsiniz) olmasi beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ama kisaca Israil toplumunun duyarliligini ve ozellikle "yerlesimciler" diye adlandirilip dunyanin basindaki butun sorunlardan sorumlu tutulan Yahudilerin gerek toplum, devlet ve ordu icindeki konumlarini guzel bir sekilde ozetlemis.
Ozellikle Amerikan ve Avrupa solu ile Israil solunun bazi durumlarda bir birlerinden ne kadar farkli olabilecegini de gosteriyor. Bu bolumleri ozellikle isaretledim.
Sari zemin ile isretledigim bolumler sozunu ettigim sol bakisini, kirmizi harfler ise toplumsal yapinin bir gercegini gostermekte.
Makaleyi Turkce'ye cevirmeyi cok isterdim, belki baska zaman.
By YOSSI KLEIN HALEVI
Jerusalem
Two issues related to West Bank settlements are on the current agenda
of Israeli Defense Minister and Labor Party leader Ehud Barak. The
first is Mr. Barak’s attempt to persuade the Netanyahu government to
extend a freeze on settlement building. The second is his attempt to
legalize two houses in a tiny West Bank settlement called Hayovel that
were built without government permission and face possible demolition.
The houses were built by two war heroes. Major Eliraz Peretz fell in a
skirmish on the Israeli-Gaza border a half year ago; Israelis were
especially touched by his story because his older brother died in
Lebanon 12 years ago. The second hero, Major Ro’i Klein, was killed in
Lebanon in 2006 after leaping onto a grenade to save his men.
Fallen soldiers have a sacrosanct status here. Demolishing the houses
that Peretz and Klein built for their families seems to Israelis,
whatever their politics, an unbearable act of ingratitude. Even the
bitterly anti-settlement movement Peace Now informed the Supreme Court
that while it seeks the removal of illegal houses in Hayovel, an
exception should be made for these two dwellings. “We are not
indifferent to the feelings of the public on this matter,” a Peace Now spokeswoman explained.
The story of the Peretz and Klein houses has significance beyond what
it tells us about Israeli sensitivities. Increasingly, Israel’s
military elite is coming from West Bank settlements and, more broadly,
from within the religious Zionist community that produced the
settlement movement and passionately supports it.
Perhaps 40% of combat officers are now religious Zionists (not to be
confused with ultra-orthodox Haredim), nearly three times their
percentage in the general population. In the early 1990s, the number
of religious combat officers was barely 2%. The newly appointed deputy
chief of staff, Yair Naveh, is a religious Zionist.
Once it was kibbutzim, or collectivist farms, that produced the
nation’s combat elite. Now it is the religious Zionist community that
raises its sons to sacrifice. Every Sabbath day the same scene is
repeated throughout the settlements: Young men wearing knitted
skullcaps precariously pinned to close-cropped hair gather outside the
synagogue and exchange stories from their combat units—while their
younger brothers eavesdrop and decide which units they will one day join.
The prominence of religious Zionists in the Israel Defense Force (IDF)
explains in part why the prospect of a West Bank withdrawal is so
traumatic to policy makers and to IDF commanders. If the army is sent
to dismantle settlements in the West Bank—as it did in Gaza in
2005—there is the very real threat of widespread disobedience and the
collapse of entire units.
During the Gaza withdrawal, only a handful of radical rabbis urged
soldiers to refuse orders. Today that sentiment has grown among even
mainstream religious Zionists like the former Supreme Court justice,
Zvi Tal, who recently declared that if he were a soldier sent to
evacuate a settlement, he would refuse.
The “settler” has assumed a near demonic image around the world, but
most Israelis know that only a radical fringe is responsible for
uprooting Palestinian olive trees and vandalizing mosques. Most
settlers are part of the mainstream. Israelis encounter them in the
army, in the workplace, and in the universities.
Shaul Mofaz, a leader of the pro-withdrawal party, Kadima, was a
founder in the mid 1970s of the Elkana settlement in the northern West Bank. Mr. Mofaz’s party colleague, Knesset member Otniel Schneller, still lives in a settlement.
Crucially, few Israelis regard settlers as interlopers on another
people’s land. The political wisdom of the settlement project is
intensely debated here, but only a leftwing fringe denies the historic
right of Jews to live in what was the biblical heartland of Israel.
Still, while settlers remain widely appreciated for their idealism,
their political agenda has become a minority position. The left has
won the argument that ending the occupation is an Israeli existential
need. If Israelis believed that peace were possible, a majority would
opt for painful compromise and support West Bank withdrawal.
But given the absence of a credible Palestinian partner able to
deliver a majority of his people for a compromise Israelis could live
with, the public will continue to avoid a traumatic confrontation with
settlers that could rupture the military and lead to civil war.
“For all the ambivalence toward the settlements, there is good reason
why the Israeli government should heed Defense Minister Barak’s advice
and extend a settlement freeze. If nothing else, a freeze would prove
that the obstacle to Middle East agreement isn’t the
settlements—blueprints exist, after all, for resolving the settlement
issue in a comprehensive peace agreement—but the more basic refusal of
the Palestinian leadership to accept the legitimacy of Jewish sovereignty over any part of the land.”
And if the international community wants to understand why the Israeli
public doesn’t share its antipathy toward the settlers or its urgency
to uproot settlements, a good place to begin is with Mr. Barak’s
effort to legalize two houses on a West Bank hilltop.
Mr. Halevi is a fellow at the Shalom Hartman Institute in Jerusalem,
and a contributing editor of the New Republic.
HEY GIDI GUNLER HEY
bs"d
23 sene evvel bir gece ansizin alarm ile getirildigimiz Han Yunis'te yere bagdas kurmus zamanin Savunma Bakani'ni dinliyorduk.
Elindeki tahta cop ile "ya bu kirilacak, ya da onlarin bacaklari" diye ogut vermisti Basbakan iken katl edilen rahmetli Savunma Bakani.
Sozlerini ciddiye alanlar sonra televizyon kameralarina yakalaninca hapislik olmuslardi.
Neyse, bilinen manzaralar.
Sagdan soldan tas yagmuru icinde gunler.
Plajda gozune kum kacanlarin , kafasina tas yiyenleri sertlik ile sucladiklari gunler.
23 sene evvel bir gece ansizin alarm ile getirildigimiz Han Yunis'te yere bagdas kurmus zamanin Savunma Bakani'ni dinliyorduk.
Elindeki tahta cop ile "ya bu kirilacak, ya da onlarin bacaklari" diye ogut vermisti Basbakan iken katl edilen rahmetli Savunma Bakani.
Sozlerini ciddiye alanlar sonra televizyon kameralarina yakalaninca hapislik olmuslardi.
Neyse, bilinen manzaralar.
Sagdan soldan tas yagmuru icinde gunler.
Plajda gozune kum kacanlarin , kafasina tas yiyenleri sertlik ile sucladiklari gunler.
Iste o gunlerden baska bir politikacinin sozleri :
Netanyahu : "Tas atanlara oldurmek amaci ile ates edin"
Bugun ise...
Salı, Ekim 12, 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















